(BÖLÜM 3)
1950’lerde uygulanan çoğunluk sisteminden dolayı, DP nispeten yakın oy oranları almasına rağmen açık ara farkla meclisi kazandı. Bu durum CHP’nin 10 yıl boyunca muhalefette kalmasına neden oldu. Bu süre zarfında, parti politikaları dönüşüm geçirerek sosyal demokrasiye doğru yöneldi. İsmet İnönü, iktidarı kaybetmeden önce işçi haklarını yasalaştırdı. 1951’deki dokuzuncu kurultayda gençlik ve kadın kolları kuruldu. 1953’te sendikaların ve meslek odalarının kurulması önerildi ve partinin programına iki meclisli bir parlamento, anayasa mahkemesinin kurulması, seçim güvenliği, yargı bağımsızlığı ve işçilerin grev hakkı gibi konuların desteklenmesi eklendi.
DP ve CHP rakip olsalar da DP iktidarı çoğunlukla Kemalist politikaları sürdürdü. Ancak Demokrat Parti yönetimi iktidarının sonlarına doğru giderek otoriterleşti. İnönü, DP taraftarları tarafından defalarca linç girişimine maruz kaldı. DP hükûmeti CHP’ye ait mal varlıklarına el koydu. CHP’nin 1957 seçimlerinde muhalefet partileriyle seçim ittifakı kurmasını engellendi. Süreci takiben 27 Mayıs 1960 tarihinde Türkiye tarihinde ilk askerî darbe yapıldı. Askerî yönetim döneminde DP kapatıldı ve Başbakan Adnan Menderes idam edildi. DP’nin politikalarını izleyen siyasi oluşumlar o dönemden beri CHP’yi Menderes’in idamına ilişkin algılanan rolü nedeniyle eleştirmektedir.
CHP, 1961 seçimlerinden birinci parti olarak çıktı ve DP’nin halefi Adalet Partisi ile koalisyon kurdu. Türkiye’de kurulan ilk koalisyon hükûmeti yedi ay görev yaptı. İnönü 1965 seçimlerine kadar diğer iki kere daha hükûmet kurdu. Dönemin çalışma bakanı Bülent Ecevit, işçilere grev hakkı ve toplu sözleşme hakkı tanımada etkili oldu, partideki Demokratik Sol hareketin lideri olarak, CHP’nin Ortanın solu programını benimsemesine katkıda bulundu.
İnönü’nün Ecevit’in politikalarını desteklemesinin ardından Turhan Feyzioğlu CHP’den ayrılarak Güven Partisi’ni kurdu. Ecevit’i neden desteklediği sorulduğunda İnönü “Aslında laikiz dediğimiz günden beri ortanın solundayız” şeklinde yanıt verdi. Feyzioğlu’nun ayrılmasıyla CHP 1969 seçimlerine merkez sol bir programla katıldı, ancak partiye olan algı nedeniyle benzer bir sonuç elde etti; Bu algıya göre parti öncelikle eğitimli kentsel elitlere hitap ediyordu. İnönü muhalefet lideri ve CHP’nin lideri olarak 8 Mayıs 1972’ye kadar görev yaptı, ancak 1971 Muhtırası’na yaklaşımı nedeniyle yerine kurultayda Ecevit seçildi.
Ecevit belirgin olarak sol siyasi politikaları benimsedi. 1973 seçimlerine Ecevit’in liderliğinde katılan CHP seçimlerden zaferle ayrıldı. CHP-MSP koalisyonu kuruldu. Bu dönemde Kıbrıs’a müdahale kararı alındı. 1970’lerde parti, yoğun kutuplaşma döneminde ve siyasi şiddet atmosferinde sendikalar ve solcu gruplarla ilişkilerini sağlamlaştırdı. 1977’de CHP Ecevit döneminde çok partili siyasi tarihinin en yüksek oy oranını alarak %41’i yakaladı, ancak hükûmeti kurmak için yeterli çoğunluğu sağlayamadı.
Ecevit ve rakibi Süleyman Demirel siyasi istikrarsızlık döneminde sürekli ardı ardına hükûmetler kurdu. 1980 Askerî Darbesi bu durumu sona erdirdi. Bu dönemde tüm siyasi partiler kapatıldı ve önceki dönem siyasetçilerin siyaset yapması yasaklandı.
1981 yılında Cumhuriyet Halk Partisi diğer tüm siyasi partilerle beraber kapatıldı. 1981 yılında kapatılan siyasi partilerin adı ve kısaltması ile yeni siyasi parti kurulamadı. 1985’e gelindiğinde CHP’nin halefi olan Halkçı Parti (HP) ve Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) birleşerek Sosyaldemokrat Halkçı Parti’yi (SHP) oluşturdu, Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit ise Demokratik Sol Parti’yi (DSP) kurdu.[39] İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü ise daha sonradan Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) genel başkanı oldu.
1980 öncesi siyasetçilerin siyasi yasaklarının kaldırılmasının ardından Deniz Baykal ve parti kapatılmadan önce parti yönetimini oluşturan isimler isim hakları konusundaki yasağın kaldırılmasıyla beraber Cumhuriyet Halk Partisi’ni 1992’de yeniden faaliyete geçirdi. Ayrıca parti Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla birlikte 1981 yılında Hazine’ye devredilen varlıklarını geri aldı. SHP 1995’te CHP’yle birleşti.
1991’den 1996’ya kadar SHP ve ardından CHP, DYP ile koalisyon hükûmetlerinde yer aldı. 28 Şubat Süreci’nde Necmettin Erbakan’ın başbakanlıktan istifa etmesinin ardından Baykal, Mesut Yılmaz’ın koalisyon hükûmetini destekledi. Kasım 1998’de Türkbank skandalı sırasında Mesut Yılmaz tartışmaya açılınca CHP hükûmete gensoru verdi ve koalisyonu düşürdü. 1999 genel seçimlerinde CHP %8.71 oy alarak tarihinde ilk kez baraj altında kaldı. Baykal seçim yenilgisinden kendinin sorumlu olduğunu belirterek 22 Nisan 1999’da genel başkanlıktan istifa etti.
3 Kasım 2002 genel seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına iktidara geldi. AK Parti seçimlerde %34.4 oy oranıyla 363 milletvekilliği kazanırken CHP %19.39’la 178 milletvekilliğinde kaldı. Kalan milletvekilliklerini bağımsızlar kazandı. Diğer partilerin hiçbiri %10 barajını aşamadı. Cumhuriyet Halk Partisi, 2002 seçimleriyle beraber ana muhalefet partisi oldu ve o seçimlerden beri bu konumunu korudu.
2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri, CHP’li ve AK Partili politikacılar arasındaki gerilimlerin doruğa çıkmasıyla bir siyasi krize dönüştü. Baykal döneminde CHP, ordu ve yargının “demokratik olmayan” girişimlerine destek verdi. Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’e karşı ortaya çıkan protestolar; Gül’ün İslamcı siyaset geçmişi ve eşinin başörtüsü takması gibi popüler nedenlerle düzenlendi.
CHP’nin seçimi boykot etmesiyle beraber 367 Krizi çıktı. E-muhtıra yayınlandı. Olayların ardından erken seçim kararı alındı ve Anayasa’da bazı değişiklikler yapıldı. Cumhurbaşkanının meclis tarafından değil, halk tarafından iki turlu oylamayla seçilmesi kararlaştırıldı; yedi yıl olan görev süresi beş yıla düşürülerek, iki kez seçilebilmesinin önü açıldı.
Anayasa değişiklikleri, 21 Ekim 2007 tarihinde yapılan halk oylamasında, %68,95’lik kabul oyuyla yürürlüğe girdi.
28 Ağustos 2007 tarihinde Abdullah Gül Türkiye’nin 11. cumhurbaşkanı seçildi. Yemin töreni CHP ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tarafından boykot edildi. 2002 ve 2010 yılları arasında Türkiye’de iki genel seçim ve iki yerel seçim yapılmış ve bu seçimlerin tamamında CHP %18 ila %23 arasında oy almıştır.
devam edecek…

