Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İRAN OLAYLARI

İRAN OLAYLARI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran’da, 28 Aralık 2025 tarihinde başkent Tahran’da başlayarak kısa sürede ülke geneline yayılan ve halen devam eden, giderek derinleşen ekonomik krize tepki olarak birçok kentte kitlesel gösteriler patlak verdi. Tahran’da başlayan protestolar, hızla yükselen enflasyon, artan gıda fiyatları ve İran riyalinin ciddi ölçüde değer kaybetmesi nedeniyle duyulan hoşnutsuzluktan kaynaklandı. Başlangıçta esnaf ve çarşı tüccarları tarafından yürütülen gösteriler, kısa sürede üniversitelere yayılarak çok sayıda öğrencinin katılımıyla genişledi. Göstericiler, dini lider Ali Hamaney’e atfen “Diktatöre ölüm” gibi hükûmet karşıtı sloganlar attı. Hareket, Mahsa Amini’nin ölümünün ardından 2022 yılında gerçekleşen protestolardan bu yana İran’daki en büyük toplumsal huzursuzluk dalgası haline geldi.

Protestoların temelinde hızla kötüleşen ekonomik koşullar yer aldı. İran’da enflasyon Ekim 2025’te %48,6’ya, Aralık 2025’te ise %42,2’ye yükselerek hane halkı bütçeleri üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. İran riyali, Amerikan doları karşısında 1,45 milyon seviyesine gerileyerek tarihî bir dip noktasına ulaştı. Gıda ve temel tüketim maddelerinde büyük fiyat artışları yaşanırken, çok sayıda İranlı geçimini sağlamakta zorlandı.

Tahran’ın ticari bölgelerinde başlayan yerel protestolar kısa sürede İsfahan, Şiraz ve Meşhed gibi diğer büyük kentlere yayıldı. Tahran’da protestolar özellikle Büyük Çarşı çevresinde yoğunlaştı. Burada tüccarlar, hükûmetin harekete geçmesini talep ederek grev düzenledi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, güvenlik güçlerinin kalabalıkları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandığı görüldü.

Protestolar büyüdükçe şiddeti de arttı. Çeşitli kentlerde göstericiler hükûmet karşıtı sloganlar atarak, temel ihtiyaçları dahi karşılamayı zorlaştıran ekonomik sıkıntıların sona erdirilmesini talep etti. Zamanla protestoların hedefleri genişleyerek “özgürlük” çağrılarını ve hükûmetin devrilmesine yönelik açık talepleri de kapsar hale geldi. İran medyasında yer alan haberlerde, hükûmetin 21 Mart’ta başlayacak İran yeni yılıyla birlikte vergileri artırmayı planladığı da belirtildi. Bu durum, vatandaşlar arasındaki endişeleri daha da artırdı. Bazı protesto söylemleri, ekonomik sıkıntıları hükûmetin dış politika önceliklerine yönelik eleştirilerle ilişkilendirdi. Aralık 2025 gösterileri sırasında bazı katılımcılar “Ne Gazze ne Lübnan, canım İran’a feda” sloganını attı.  İran’daki hoşnutsuzluğun, protestocuların hükûmeti otoriterlikle suçlaması ve Hizbullah ile Hamas gibi vekil aktörlere, ülke içi ihtiyaçların önünde öncelik verildiğini ileri sürmesi nedeniyle, siyasi yolsuzluk iddialarıyla da bağlantılı olduğu öne sürüldü.

Ekonomi analistleri, hükûmetin para ve maliye politikalarını, ekonomik kötü yönetimi, kronik bütçe açıklarını ve uluslararası yaptırımların devamını başlıca etkenler olarak gösterdi. Bu koşullar, özellikle ithalata bağımlı işletmeler başta olmak üzere ticaret loncalarını doğrudan etkiledi. Şiddetli döviz kuru oynaklığı, birçok tüccarın ürün fiyatlandırmasını yapamamasına, tedarik sağlayamamasına ve ekonomik faaliyetlerini sürdürememesine yol açtı.

Ekonomik belirsizlik, 2025 yılı boyunca İran’da giderek arttı. Haziran 2025’te İran, İsrail ile savaşa girdi. Bu süreçte İran’ın nükleer programı hedef alındı. İran nükleer tesisleri Amerika Birleşik Devletleri tarafından da vuruldu.

Başlangıçta protestolar, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin başörtüsünü “uygunsuz” taktığı iddiasıyla gözaltındayken hayatını kaybetmesinin ardından ülke genelinde gösterilerin patlak verdiği 2022 yılından bu yana İran’daki en büyük protesto dalgası olarak tanımlandı. Ancak Britanyalı – İranlı aktivist Ellie Borhan’a göre, bu protesto dalgası önceki protestolardan daha güçlü bir nitelik taşımaktadır. Mahsa Amini protestoları sırasında “Kadın, Yaşam, Özgürlük” hareketine yönelik 2022’de gerçekleştirilen sert müdahalelerin ardından, İran kamuoyunun hükûmete olan güveninin önemli ölçüde zayıfladığı ifade edilmektedir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının ardından, İran’ın dini lideri Ali Hamaney 3 Ocak’ta yaptığı açıklamada “Düşmana boyun eğmeyeceğiz” demiş ve “isyancıların yerlerine oturtulması gerektiğini” ifade etmiştir.

Protestolar sırasında göstericiler tarafından, hükûmet karşıtı duyguları, monarşinin yeniden tesisine yönelik çağrıları ve protestocular arasındaki birlik vurgusunu yansıtan çeşitli dikkat çekici sloganlar atılmıştır. Bu sloganlar, Manoto ve Iran International gibi Farsça yayın yapan medya kuruluşlarının video ve haberlerinde sıkça belgelenmiştir.  Sloganların bir kısmı Pehlevi Hanedanı’na ilişkin tarihsel göndermeler içerirken diğerleri doğrudan İran’ın dini lideri Ali Hamaney’i veya İslam Cumhuriyeti yönetimini hedef almıştır.

Protestolarla ilişkilendirilen semboller arasında, monarşist eğilimlerin ve hükûmete muhalefetin bir göstergesi olarak çeşitli gösterilerde dalgalandırılan Aslan ve Güneş bayrağı da yer almıştır.

İRAN OLAYLARI
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481