Önce oğlum Deniz, Epstein ve Didi gibi iki şeytani ünlü figür ile Coca Cola ve Pepsi Cola’yı benzeterek kıyaslayan zekice hazırlanmış İngilizce bir video gönderdi. Ben de buna ilişkin; yorumlarımı ve bilgi içeren bir metin yazıp ona gönderdim. Ardından bir WhatsApp grubunda, oğluma yazdıklarımın ana iletisiyle çok örtüşen, yapay zeka ile hazırlanmış harika bir video izledim. İşte bu yazı böyle ortaya çıktı. İki video ve bir yazıyla günümüz dünya düzenini ve yapılması gerekeni özetlemeye çalıştım.
Üniversitede Makro iktisat, Mikro İktisat, Türkiye Ekonomisi, Kamu Maliyesi gibi dersler okuduk. Kapitalist ekonomik düzenin en büyük tehlikesi haksız rekabet ve tekellerin oluşumudur. Coca Cola ve Pepsi de piyasayı ele geçirmiş ve rekabet halinde gibi görünüyordu yıllardır. Hatta insanlar Coca-Cola’cı, Pepsi Cola’cı diye ayrılmıştı. Örneğin; ben şekeri daha az olan Coca Cola’yı seviyordum. (Yaklaşık 30 yıldır bu tür asitli, boyalı, gazlı içecekleri almadığımı, yılda en fazla 4-5 kez tükettiğimi belirteyim.)
Aslında bu, Reklamcılıkta görülen “Ürün Çeşitlendirme”sinin bir türüdür: Aynı firma değişik müşteri kitlelerine seslenebilmek ve ürün satabilmek için, ürünü çeşitlendirir: Tadında, şeklinde, ambalajında değişiklikler yapar… (Marks and Spencer, bunu aynı ürünü farklı kalite ve fiyatlarda üreterek yapıyor…) Böylece farklı müşteri kitleleri, aynı şirkete para kazandırmış olur; başka şirketin başka malını almaz.
İşin toplumsal ve siyasal yönüne baktığımızda ise; dünya ve Türkiye genelinde uzun ve ayrıntılar açıklamaya yapmaya gerek yok; “Al birini, vur ötekine!” demekle yetineyim. “Küresel elitler”, “Üst akıl”, gibi soyut sayılabilecek kavramlarla adlandırılan, ekonomik gücü ellerinde bulundurdukları, kendilerini diğer insanlardan üstün görerek, “Narsist, hatta Sosyopat” kişilik özelliklerini taşıdıkları için; her şeyin sahibi olmak isteyen, hırslı ve hedonist (hazcı) bir kesim, Dünya siyasetinde, her tür ideolojide, Basın-Yayın sektöründe, bilimde ve hatta sanatta hakim olmak istiyor; öyle olduğunu tüm dünyaya da kabullendiriyorlar bir ölçüde. Güce ve paraya tapan kendileri gibi zavallı kuklalar bulmaları da zor değil.
Artık halkın kendi kitlesel gücünü fark edip; “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” anlayışıyla; genelin ve bütünün yararına, çıkarına olacak yöneticileri seçmesi, iş başına geçirmesi şart.
Ülkenin ve dünyanın topyekün bir kalkınma, adil gelir dağılımı; zihinsel ve bedensel sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi; insan, doğa sevgisini aşılayacak ve yararlı bireyler yetiştirecek eğitim sisteminin kurulması yönünde çaba harcaması gerekir. Zaten o zaman kalıcı barış ve gönenç sağlanmış olur.
Videodaki şarkıda söylendiği gibi; bizim için cehennem yaratılmasına izin vermeyelim; dünyada cenneti birlikte yaratalım.

