Gülçin Erşen

BİRGÜN…

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Birgün gazetesi ile ilgili hazırlanan belgeseli ilgiyle seyrettim. Gazetenin kuruluşundan bugüne kadarki serüveni, benim de paralelindeki serüvenimi anımsattı.

Gazete ilk kurulduğunda, İzmir bürosunda çalışan, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) üyesi bir arkadaşımız vardı. O zamanlar ben de derneğin Ege şubesine üyeydim; onunla ve başka arkadaşlarla, o sıralar yönetimde olanlara muhalif olan grubu desteklemiştik. 2000’li yılların başında yaşanan ekonomik kriz sonrası Türkiye genelinde 10.000 gazetecinin işsiz kaldığı bir dönemdi. Uzun bir işsizlik dönemi sonrası çalışmaya başladığım ve on ay emek verdiğim Haber Express Gazetesi’nden toplam 4 kişi çıkarıldık. (Bizim yerimize Yeni Asır’dan atılan birkaç kişiyi almışlardı.)

Birgün Gazetesi’nde çalışan arkadaşın önerisi ve o zaman ÖDP il yönetiminde bulunan birkaç tanıdığın araya girmesiyle, Birgün gazetesine başvurdum. Ancak işe kabul edilmedim. Aslında o sıralar gazete bürosunda çalışan 34 kişilik kadro ve İzmir’de sermaye desteği verenler daha çok Kürtçü ideolojiyi benimsemiş kimselerdi. Her ne kadar sol görüşlü olsam da, onlara nazaran Atatürkçü ve ulusalcı bir çizgide bulunmamın yanı sıra babamın emekli albay olması, abimin hâlâ TSK’da görev yapması, olumsuz referanslardı kanımca.

2004 senesinde, Çin Uluslararası Radyosu’nda uzman olarak çalışmak üzere Çin Halk Cumhuriyeti’ne gitmeden önce, işsiz kalan, evli, çocuklu ve sol görüşlü bir meslek büyüğümü İzmir Temsilcisi olarak onlara önerdim. Benim Çin’de bulunduğum süre içerisinde, bu değerli gazeteci ağabeyim, Birgün Gazetesi’nin İzmir temsilciliği görevini yaklaşık 2 yıl yürüttü. Ancak daha sonra onun da gazetenin siyasi çizgisinden ötürü işi bıraktığını öğrendim.

Ben yine de Çin’de yaşadığım süre içerisinde Birgün Gazetesi’ne de Haber Express’e de, yayın politikalarına ve okuyucu kitlelerine uygun gördüğüm yazı ve haberlerimi göndermeyi sürdürdüm.

2006 senesinde Türkiye’ye döndükten hemen sonra Ege TV’de haber editörü ve muhabir olarak çalışmaya başladım. Sonrasında evlilik, annelik, boşanma süreçleri geldi ve yaklaşık 45 yıl basın sektöründen uzak kaldım.

Milas Güllük’te yerel basına yazıp, ara sıra İngilizce öğretmenliği yaptığım dönemde, bir öğretmen arkadaşımın elinde gördüğüm Birgün gazetesini incelemeye başladım. Haber, içerik, baskı, sayfa sayısı, köşe yazarları gibi birçok açıdan gazetenin önemli bir aşama ve gelişme kaydettiğini gördüm. O dönemde birçoğumuzun soğuduğu Cumhuriyet Gazetesi’nin boşluğunu doldurmuş gibiydi.

Birgün Gazetesi, benim Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’ndaki (Radyo Televizyon bölümündeki) öğrencilik yıllarımdan bugüne değin hızla yozlaşan basın sektöründe ve Türkiye’nin şimdiki koşullarında, gerçek anlamda kamu hizmeti veren, basının “4. Güç” olma işlevini yerine getirmeye çabalayan, değerli gazetecileri yetiştiren ve barındıran sayılı basın kuruluşlarımızdan biridir. Daha çok uzun yıllar var olmasını, meslektaşlarıma okul ve emeklerini hakkıyla değerlendirebildikleri bir kurum olmasını dilerim.

BİRGÜN…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481