Volkan İlgüz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. CHP’de “Siyasi Kayyum” Tartışması Büyüyor: Yeni Parti Mi Dayatılıyor?

CHP’de “Siyasi Kayyum” Tartışması Büyüyor: Yeni Parti Mi Dayatılıyor?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kurultay şaibeleri, yargıya taşınan itirazlar ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası dönüşüyle birlikte, CHP içinde seçmenin iradesine karşı bir mühendislik süreci mi işliyor? Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu dışlanırsa yeni parti kurmak bir seçenek değil, mecburiyet mi olacak?

Türkiye siyaseti yeni bir kırılma eşiğinde. CHP’nin son kurultayında yaşanan tartışmalar, imza listelerine ilişkin şaibe iddiaları ve bunların yargıya taşınması, kamuoyunda yalnızca partisel değil, demokratik ilkelere dair de derin kaygılar yaratıyor.

 

Son dönemde en çok konuşulan senaryo ise şu: Mahkeme süreci Kılıçdaroğlu lehine sonuçlanırsa, Özgür Özel’in genel başkanlığı iptal edilecek ve yerine yeniden Kemal Kılıçdaroğlu geçecek. Bu, bir iç mesele değil; halkın iradesini temsil eden bir yapıya açık müdahale anlamına gelir. Seçilmiş genel başkanın ve toplumun desteğini almış bir belediye başkanının yargı eliyle etkisizleştirilmesi, sadece CHP içinde değil, Türkiye’de muhalefetin geleceği açısından da büyük bir krize işaret eder.

 

Bu müdahale, siyasi literatürde çoktan bir isim kazandı: Siyasi Kayyum. Nasıl ki belediyelere kayyum atamak halk iradesine müdahale ise, siyasi partilere yargı yoluyla yön çizmek de aynı derecede antidemokratiktir.

Ve şimdi sorulması gereken kritik soru şudur: Eğer Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu bu şekilde saf dışı bırakılırsa, bu iki ismin yeni bir siyasi parti kurmak zorunda bırakılması mı hedefleniyor?

Böyle bir gelişme, Türkiye muhalefetinin güçlenmesi değil; bölünmesi, dağıtılması ve etkisizleştirilmesi anlamına gelir. Yeni bir parti ihtimali bir tercihten çok, bir zorlamanın sonucu olarak doğar. Halkın teveccüh gösterdiği liderleri içeriden tasfiye etmek, muhalefeti dizayn etmeye çalışmak, yalnızca partiler içinde değil; halk nezdinde de geri dönülmez kırılmalara yol açar.

 

Toplumun değişim beklentisi, siyasal hırslarla bastırılamaz. Ve unutulmamalıdır ki, demokrasi yalnızca sandıkta değil, partiler içinde de işletilmek zorundadır. CHP, eğer gerçekten halkçı ve demokratik bir geleneğin taşıyıcısı olmak istiyorsa, mahkeme salonlarından değil, halkın vicdanından yol almalıdır.

Yeni parti tartışmalarının kendisi dahi, halkın iradesine karşı kurulan bu mühendisliğin vahametini göstermektedir. Bu bir yol değil, bir tuzaktır. Ve bu tuzağa düşen yalnızca kişiler değil, Türkiye’nin demokrasi umudu olur.

CHP’de “Siyasi Kayyum” Tartışması Büyüyor: Yeni Parti Mi Dayatılıyor?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481