Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İNANÇ DÜNYASI

İNANÇ DÜNYASI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye, anayasasının 24. maddesine göre laik bir ülkedir. Türkiye’de laiklik, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerine dayanmaktadır. Türk hükûmeti, Müslümanlara ve diğer dinî gruplara, devlet dairelerinde ve üniversiteler de dâhil olmak üzere devlet tarafından işletilen kurumlarda dinsel ifadelerine bazı kısıtlamalar getirmekteydi ancak zamanla özellikle Müslümanlar için bu kısıtlamalar kaldırılmaya başlandı.

Türkiye’de din, çeşitli dinî inançlardan oluşur. Ülkedeki en yaygın dinin İslam olduğu bilinmekle beraber, bu dine mensup kişilerin oranına ilişkin yayınlanan veriler çelişkilidir. Pew Araştırma Kuruluşu’nun yayımladığı 2012 yılı raporuna göre Müslümanların nüfusa oranı %98’dir. Sabancı Üniversitesi’nin katkılarıyla yapılan bir ankete göre de bu oran %98,3’e ulaşmaktadır. Ipsos’un 2016 tarihli anketine göre Türkiye’deki Müslümanlar nüfusun %82’sini oluşturmaktadır. Optimar’ın 2019’da yayınladığı ankete göre ise Müslümanların nüfusa oranı %89,5’tir.

Türkiye’deki dinî trendler hakkında çeşitli ve çelişkili iddialar ortaya konmuştur. Pek çok yayım, Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi başa geldiğinden beri devam eden bir İslamlaştırmanın var olduğunu öne sürmektedir.

Bu İslamlaşmaya örnek olarak Türkiye’de başörtüsü yasağının kaldırılması, imam hatip okullarının sayısının artırılması, alkol satışına getirilen kısıtlamalar ve Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi örnek gösterilmektedir. Buna karşın, çeşitli politikacılar Türkiye’de İslam dışı deizm gibi akımların önemli oranda büyüme yaşadığını da iddia etmektedir.

Türkiye’de dindarlık gerileme yaşamaktadır. Kendine çok dindar diyen kesim %13’ten %10’a, kendini “dindar” olarak betimleyenler ise %55’ten %51’e gerilemiştir. Ramazan’da oruç tutanlarda %12’lik, evlilik için imam nikâhının zorunlu olduğunu düşünenlerde ise %5’lik bir düşüş yaşanmıştır. Ayrıca 2008 yılında neredeyse kimse tarafından seçilmemiş “inançsız” ve “ateist” seçenekleri sırasıyla %2 ve %3 değerlerine yükselerek önemli bir büyüme yaşamıştır.

Koç Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler profesörü olan Murat Somer, bu dinsizleşmenin devletin dini desteklemesi ve kontrol etmesi sonucunda halkın dine yabancılaşması ve uzaklaşması sonucunda gerçekleştiğini ifade etmiştir.

Türkiye’de din eğitimi, resmî olarak ilkokul-lise arasında zorunlu olarak öğretilen ve İslam dini üzerine yoğunlaşmış Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ile başlar. DKAB dersine ek olarak eğitimin ilerleyen yıllarında “Kur’an-ı Kerim”, “Hz. Muhammed’in Hayatı” ve “Temel Dini Bilgiler” adlı seçmeli dersler de alınabilir.

Din dersi, 1928’den 1940’ların sonuna kadar müfredata dahil edilmemiş, sonrasında ise seçmeli bir ders olmuştur. 12 Eylül Darbesi’nden sonra zorunlu hale getirilmiştir. Azınlık okullarında azınlığın mensup olduğu dinin eğitiminin verilmesi de mümkündür.

İmam hatip ortaokulları ve liseleri, resmî kuruluş amacı hatip ve imam yetişmesini sağlamak olan eğitim kurumlarıdır. Bu kurumlara 5. sınıftan itibaren giriş yapmak mümkündür.

İmam hatip liselerinde standart ortaokul ve lise müfredatına ek olarak İslam dinine ilişkin mesleki dersler okutulmakta ve Sünni esaslara bağlı din eğitimi verilmektedir, buna karşın sıradan okullarda bulunan bazı dersler bu kurumlarda bulunmamaktadır.

İlahiyat fakülteleri, dinler, dinlerin karşılaştırılması, dinler tarihi ve dinlerin değişik bilim alanlarıyla ilgili eğitiminin verildiği yükseköğretim kurumlarıdır.

Bütün bunların dışında, yurdumuzda, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi başkanı ve cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetiminde olan yurdumuzda “tarikat” kuruluşları oluşmuştur. Kelime anlamı olarak ‘Allah’a ulaştıran yol’ şeklinde bir manaya ulaşan Tarikat kelimesi günümüzde belli bir kitlenin kendine verdiği ismi çağrıştırıyor. Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma bir düşünce ve inanç akımı olarak karşımıza çıkan tarikatçılık, günümüzde son derece artmış durumda.

Türkiye’deki tarikat sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor. MetroPoll şirketinin yaptığı son araştırma sonuçları, Türkiye’de halkın yüzde 4,3’ünün tarikat ve cemaatlere mensup olduğunu gösterdi. Metropoll Araştırma’nın kurucusu ve yöneticisi Prof. Dr. Özer Sencar’ın açıkladığı anket sonuçlarda, cemaat ve tarikatların toplumda herhangi bir ağırlıkları olmadığı, halkın yalnızca yüzde 4,3’ünün bu yapılara mensup olduğu görüldü. “Oran az ama etki alanları çok daha geniş” Özer Sencar, paylaştığı grafiğe, “Bir tarikat veya cemaatle bağlantısı olanları % 4.3 olarak bulduk. Bağlı olanlar az bulunabilir ama toplumda ve kamudaki etki alanlarının çok daha geniş olduğunu biliyoruz” notunu düştü. Sencar’ın açıkladığı araştırmada ayrıca cemaat ya da tarikatlara mensup kişilere hangi partiyi destekleri de soruldu. Saadet Partisi yüzde 13,3’le bu alanda birinci parti oldu. Saadet’i yüzde 6,1 ile AK Parti takip etti.

Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunuyor. Sadece İstanbul’da 445 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürüyor. Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkari, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 800’ün üzerinde faal medrese bulunuyor. Üstelik büyük şehirlerde kaç apartman medresesinin faaliyette olduğu ise tam olarak bilinmiyor. Çoğunluğu kız çocuklarına yönelik açılan apartman medreselerinde 12-18 kişi kalıyor. “Seyda” denilen eğitmenlerin çoğunluğunu, 1980-1994 yılları arasında İran’ın dini merkezi Kum’da ve Irak’ın Akre ve Erbil gibi tarikat merkezi şehirlerinde eğitim aldığı belirtiliyor. Bu isimlerin Hizbullah örgütüne yakın oldukları da vurgulanıyor.

2020 yılında tarikat okullarındaki öğrenci sayısı 210 bin dolayında. 4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 480’i bir tarikatla bağlantılı. Tarikatlara bağlı yurtların kapasitesi 380 bin olduğu ileri sürülüyor. Bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı 225 bini buluyor. Kayıt dışı kalanların sayısı ise tam olarak tespit edilemiyor. Raporda resmi kayıtlar dışında gayrı resmi olarak faaliyet gösteren okul, yurt, ev, tekke ve medreselerle birlikte bir milyon çocuğun tarikatların elinde oldu ileri sürülüyor.

İşte çocuklarımızla başlayarak, tarikatçılığa kadar devam eden inanç dünyamızın sadece bir perdesi olan inanç dünyamız, bu şekilde dejenere edilmektedir.

İNANÇ DÜNYASI
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481