(1. Bölüm)
Erken Türkiye Cumhuriyeti döneminde Balkanlardan İzmir’e göçen toplumların geleneksel dansları İzmir geleneksel oyun repertuarında ayrı bir yer tutmaktadır. Gaziemir’de (Seydiköy) oynanan erkek mübadil oyunları form, biçim ve adım yapısı olarak özellikli bir yapı sergiler.
Dört zamanlı ‘Çanakkale Oyunu’ Hora türü oyunlara örnek verilebilir. Geleneksel formatta oyun bütün törenlerde, eğlencelerde oynanan birincil oyundur.
‘Doksattan Gelen Beygirler’ oyunu ise 10 Zamanlı bir müzikal yapı sergiler. “Doksat” Yunanistan’ın Drama ilçesinin bir köyüdür. Oyun ismini bu köyden almıştır. Seydiköy’de oynanan bu oyunun adım yapısı “Hasancık” ve “Kabadayı” oyunu ile aynı şekilde icra edilir. On zamanlı bir oyundur. Yarım daire şeklinde oynanır. Oyun yavaş ritim ile başlar. Oyun esnasında ekip başı oyunun hızını yönlendirir. Ağır bölümü adımsal olarak altı sayı olarak sayılmaktadır. Hızlandırma bölümü on iki sayıdan oluşur. Karşılama türü oyunlara verilebilecek en iyi örnek 9 zamanlı (2+2+2+3) Zigoş (Cigoş) oyunudur. Romanlar, İzmir geleneksel dans ortamının vazgeçilmez müzisyenleridir. İzmir romanları kendi geleneksel eğlencelerinde Zeybek oyunları, hora karşılama, göbek dansı oynanır.
Birey-birey, birey- toplum, toplum-toplum, iletişim sistematiği hakkında anlamlı çıkarımlarda bulunmak için yerel dansların toplumsal bağlamına başvurulmaktadır.
Geçmiş ile bugün bağlantısını sosyal açıdan tanımlayabilmek için, geleneksel dansların icra bağlamları ve biçimlerinin analizi, kültürel çözümlemeler yardımcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dansın biçimsel yapısı ve anlamsal yapısı birbiriyle kuvvetli bir dayanışma içerisindedir. Dansın sosyo–kültürel bağlamı iyi olarak tanımlandığında, dansın biçimsel özellikleri ve taşıdığı sembolik anlamlar daha sağlıklı biçimde çözümlenebilir. Birey ve toplum arasındaki duygusal iletişimlerin çözümlemeleri, dansının sembolik bütüncül içeriğinde yatar.
Geleneksel oyunlarını koruma bağlamında Yunanistan’a yerleştirilen toplumların, yerleştikleri lokasyonda Anadolu’da yaşadıkları kültürel kimliklerini bu yeni coğrafyada yaşatma istekleri yoğun bir şekilde gözlenmektedir. Kendilerini “Küçük Asya göçmeni” olarak tanımlayan bu toplumlar son derece iyi biçimde örgütlenmiş katılımı yüksek dernek faaliyetleriyle oyun kültürlerini mümkün olan en geleneksel formu ile diğer kuşaklara aktarmaya çalışmaktadırlar.
Güncel durumlar nedeniyle değişim olması kaçınılmazdır. Örneğin; kadınların toplumda görünürlüğünün artması nedeniyle önceleri sadece erkekler tarafından oynanan Zeybekiko oyununun günümüzde neredeyse erkeklerden çok kadınlar tarafından oynandığı görülmektedir.
Devam edecek…

