Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. TARİHTEN BİR SAYFA (3)

TARİHTEN BİR SAYFA (3)

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

En hayati maddelerden biri olan suyun önemi, kavurucu yaz sıcaklarıyla ünlü Bodrum Yarımadası gibi yerlerde iyice artıyor. Su dağıtım şebekelerinin olmadığı zamanlarda susuzluğa karşı tek önlem, her tarafa su sarnıçları inşa etmekti. Bodrum’daki su sarnıçlarının çoğunun yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Sarnıçların kim tarafından yapıldığı konusunda da fazla bir bilgi yoktur. Kimi kaynaklar sarnıçların Bizanslılar tarafından, kimileri ise Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1520 yılında Rodos Seferi amacıyla yapıldığını belirtmektedir. Sarnıçların Mimar Sinan tarafından da yapıldığını belirten kaynaklar da vardır.

Antik dönem yazarı ve mimarı olan Vitruvius, eserlerinde su kemeri kurulmasının mümkün olmadığı yerlerde kuyular kazılmasından bahsetmektedir. Böylelikle kuyularda biriken suların birinden diğerine süzülerek hem temizlenmiş hem de dinlenerek kullanmaya elverişli hale geleceğini söylemiştir. Bu tipte inşa edilen su hazneleri Roma döneminden bu yana sarnıç olarak isimlendirilmektedir.

Sarnıç yapısını tanımlayacak olursak eğer; toprağa düşen yağmur ve kar sularını toplamak için yapılmış; üzeri açık veya kapalı, kendine özgü plana sahip yapılardır. Genel olarak sarnıçlar 7-10 metre çapında daire şeklinde örülen bir duvar üzerine 1/3 ölçekli inşa edilen küre şeklindeki kubbeden oluşur. Kubbe, yerel taşların ters gerilim tekniğiyle örülerek, tam tepe noktasına oturtulan kilit taşı ile 500 yıldır ayakta kalacak sağlamlıkta inşa edilmiştir. İlk yapılan sarnıçların kubbelerinde sıvaya rastlanmamıştır.

Temel duvarı ile kubbenin birleştiği yerde kubbeyi çepeçevre dolanan bir oluk vardır. Kubbeden süzülen yağmur suları, bu olukta toplandıktan sonra oluğun belli yerlerinde açılan deliklerle, sarnıcın ana bölümünde toplanır. Ana bölüm yaklaşık 2-2.5 metre derinliktedir. Sarnıca dar bir kapıdan girilir. Bazı kapıların üzerinde kitabeler vardır. Kapı seviyesinden sarnıcın dibine doğru taş basamaklar yapılmıştır. Su seviyesi azaldıkça suya ulaşmak isteyen bu merdivenler sayesinde zorlanmadan suya ulaşır. Kapının önünde hayvan sulamak isteyenler için yalak vardır.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin envanterine göre Bodrum ilçesinde bulunan 474 sarnıçtan 268 adedi Yalı ve Çiftlik mahallelerinde bulunmaktadır. Sarnıçları tehdit eden üç unsur şunlardır:

* Yoğun yapılaşma nedeniyle sarnıçların su yollarının kapanması.

*Yaz aylarında turizm nedeniyle nüfusun artmasından kaynaklanan su sıkıntısı.

* Deprem nedeniyle oluşan hasarlar.

Kümbet sarnıçlar, 7 – 10 metre çapında daire şeklinde örülen taş duvar üzerine inşa edilen, kürenin üçte biri ölçüsünde kubbeden oluşur. Kubbe yerel taşların ters gerilme tekniğiyle örülmesinden yapılmış, tam tepeye oturtulmuş kilit taşı ile 500 yıl ayakta kalacak sağlamlıkta olması sağlanmıştır. İlk yapılan sarnıçların kubbelerinde sıva yoktur.

Temel duvar ile kubbenin birleştiği yerde kubbeyi çepe çevre dolanan bir oluk ve kubbeden süzülen yağmur suları bu oluklarda toplandıktan sonra olukların bu yerlerinde açılan deliklerle sarnıcın ana bölümünde toplanır. Ana bölüm 2-2,5 metre derinliktedir. Sarnıca küçük bir kapıdan girilir. Bazı kapılar üzerinde kitabeleri vardır. Kapı seviyesinden sarnıcın dibine doğru basamaklar yapılmıştır. Su seviyesi azaldıkça suya ulaşmak isteyen zorlanmaz.

Bu kubbe şeklinde ki su sarnıçlarının taşlarının kubbe tekniği ile örüldüğünde, kubbe ortasında kilit taşı bulunmaktadır. Bu kilit taşı sistemini camii kubbelerinde de uygulandığı bilinmektedir. Mimar Sinan’ın eserlerinde, özellikle camii kubbelerinde, kilit taşının olduğu yere ağırlığı fazla olan aydınlatma elemanlarının, avizelerin monte edildiği görülmektedir.

Muğla ve çevresinde bulunan su sarnıçlarının kimileri Bizans zamanında yapıldığını, kimileri ise bu sarnıçların fatih sultan Mehmet zamanında yapılmış olduğu şeklindedir. Yörenin zeytinlik olması ve su ihtiyacının fazla olduğu nedeni ile bu bölgede yaşamış olan gayri Müslimlerin kendi arazilerinde de bu kubbeli sarnıçlardan yapıldığı bilinmektedir.

Çok yakın zamana kadar bu bölgede zeytinciliği meşhur eden gayrimüslim vatandaşların, kimilerinin İsrail’e, kimilerinin İzmir’e göç etmelerinin ardından, dağlarda hayvancılıkla geçinmekte olan Yörük halkımızın bu yerlere gelerek zeytin ağaçlarına sahip çıkmaları bilinmektedir. Bazı rivayetlere göre, terk edilen arazilerde bulunan, su sarnıçlarının bu gayri Müslim vatandaşlarımız tarafından da yapıldığı da bilinmektedir.

Bu su sarnıçlarının bazılarının, kubbelerinin örülmesinde kullanılan kilit taşının yaklaşık bir metre boyunda haç şeklinde imal edildiği söylenmektedir. Gayri Müslim halkın yapmış oldukları su sarnıçlarında ki haç şeklinde ki kilit taşlarının ise Müslümanlar tarafından kırıldığı ihtimali bulunmaktadır.

Bölgemizin turizm yönünden önemli olması bakımından, kırılan bu haçların kırılmadan muhafaza edilmesi halinde, turizm için büyük bir aşama olacak idi.

TARİHTEN BİR SAYFA (3)
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481