Bolluğun, bereketin, birlik ve beraberliğin sembolü
Adını duyunca bile canı çekiyor insanın olsa da yesek diyor.
Sindirimi düzenleyen, kalp ve cilt sağlığını koruyan, hatta kan şekerini dengelediği söylenen aşure enerji verip bağışıklığı güçlendirir. Çünkü yapımında kullanılan malzemelerin ve baharatların karışımı ve bileşimi bu özelliği kazandırır. Buğday bolluk ve bereketi kuruyemişlerin zenginliği, kuru meyvelerin güzelliği, pekmez veya şekerin mutluluğu temsil ettiği kabul edilir. Tabii ki toplumlara göre farklılık gösterebilir. Aslında aşurenin kökeni net olarak belli değildir. Bazı kaynaklar; Mezopotamya’da buğday ve diğer tahıl ürünlerinin yetiştirilmesinin başlaması ile buna dayalı yemek çeşitlerinin arttığını, aşurenin de doğduğunu antik Sümer ve Babil uygarlıklarında devam ettiğini ifade etmektedirler. Bazı toplumlarda değişik şekil ve amaçlarla aşureyi çok önem verdiği görülmektedir bu nedenle kökeni bilinemeyecek kadar eskiye dayanan aşurenin insanlığın ortak bana olarak değerlendirilmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
İslam kültüründe çok önemli yeri vardır aşurenin hicri takvime göre Muharrem ayının 10’uncu günü 2025 yılı için 5 Temmuz Nuh peygamberin büyük tufandan kurtuluşunu ve Hz Musa’nın da firavunun zulmünden kurtuluşunun sevincini yaşamak için aşure yapılıp dağıtılır veya birlikte yenir.
Bazı otoritelerde; aşurenin İran’da doğduğunu İslamiyet ile birlikte dağıldığı, dini ve kültürel olarak bayram olarak değerlendirildiğini kabul etmektedirler. Yine birçok toplumlarda da bolluğun, bereketin ve kardeşliğin sembolü olarak da değerlendirilmiş ve değerlendirilmektedir. Türk toplumu olarak aşure vazgeçilmez bir tatlımızdır. Hele üzüm pekmezi ile yapılan aşurenin aroması çok farklıdır tadı da doyum olmaz!
Aşurenin nerede doğduğu değil, önemli olan hangi toplumun kültüründe yaşatıldığıdır. Bunu gurur duyarak söyleyebilirim ki, toplumumuzun kültüründe gelişen ve yaşatılan aşuremiz tartışılamaz!
Aşure sofralarında birlikte olma dileğimle.
Saygılarımla…

