12. Uluslararası Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali’nin son gününde, tarihi İasos Antik Kenti’ne ev sahipliği yapan Kıyıkışlacık Mahallesi gastronomi şölenine sahne oldu. “Denizden Gelen Lezzetler” ve “Karia’nın Sofrası” başlıkları altında gerçekleştirilen gastronomi atölyelerinde, Ege’nin iki yakasının mutfak kültürleri bir araya geldi. Türk şefler, Kos ve Rodos’tan gelen şefler ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi meslek yüksekokulu öğrencilerinin katıldığı etkinliklerde, deniz ürünleri ve bölgenin köklü gastronomi mirası ön plana çıkarıldı.
Milas’ta 6-8 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenen 12. Uluslararası Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali, son gününde Kıyıkışlacık Mahallesi’nde gerçekleştirilen gastronomi etkinlikleriyle devam etti.
Binlerce yıllık geçmişe sahip İasos Antik Kenti’nin bulunduğu Kıyıkışlacık, bu kez tarihi ve kültürel zenginliğinin yanı sıra denizden gelen lezzetleri ve Karia mutfak kültürünü buluşturan özel bir organizasyona ev sahipliği yaptı.
Saat 11.00’de başlayan etkinliklerde, “Denizden Gelen Lezzetler” ve “Karia’nın Sofrası” başlıkları altında düzenlenen gastronomi atölyeleriyle bölgenin geleneksel yemek kültürü tanıtıldı.
EGE’NİN İKİ YAKASININ LEZZETLERİ AYNI SOFRADA BULUŞTU
“Denizden Gelen Lezzetler” başlığı altında gerçekleştirilen etkinliklerde, Yunanistan’ın Kos ve Rodos adalarından gelen şeflerin katılımıyla Ege mutfağının ortak lezzetleri ön plana çıkarıldı.
Ege Denizi’nin iki yakasında yüzyıllardır yaşatılan mutfak gelenekleri, deniz ürünleri ve yöresel pişirme yöntemleri üzerinden ele alındı.
Farklı mutfak kültürlerinin bir araya geldiği atölyelerde, Ege gastronomisinin ortak mirasına dikkat çekilirken, bölgenin deniz ürünleri açısından taşıdığı zenginlik de vurgulandı.
KARİA’NIN SOFRASI KIYIKIŞLACIK’TA KURULDU
Festival kapsamında gerçekleştirilen “Karia’nın Sofrası” etkinliği ise bölgenin tarihi gastronomi mirasını günümüz mutfağıyla buluşturdu.
Türk şeflerin ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi meslek yüksekokulu öğrencilerinin katıldığı programda, Milas ve çevresinin yöresel ürünleri ile geleneksel mutfak kültürü ön plana çıkarıldı.
Antik Karia coğrafyasının önemli yerleşimlerinden biri olan İasos’un bulunduğu Kıyıkışlacık’ta düzenlenen etkinlikler, bölgenin tarihsel kimliğiyle gastronomi zenginliği arasında kültürel bir bağ oluşturdu.
ÜNLÜ ŞEF TİMUR KOCABIÇAK’TAN ZEYTİNLİ KEFAL YAHNESİ
Gastronomi etkinlikleri kapsamında Kanal 7 ekranlarında yayımlanan “Mutfağım Şahane”, “Dünyanın Tadı” ve “En İyi Ben Pişiririm” programlarıyla tanınan şef, araştırmacı, şair ve yazar Timur Kocabıçak da Kıyıkışlacık’ta yer aldı.
Milas Çizgi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Kocabıçak, Kıyıkışlacık’ın asırlara dayanan balıkçılık geçmişinden esinlenerek zeytinli kefal yahnesi hazırlamayı tercih ettiklerini söyledi.
Kocabıçak, “Burası çok eskilerden beri balıkçılıkla geçinen bir yer. Festivalin bu ayağının Kıyıkışlacık’ta gerçekleştirilmesinden çok mutluyuz. Balıkçıların avladıkları balıklarla geçmişte hangi yemekleri yaptıklarını konuşacağız. Kefal yahnesi hazırlayacağız. Ancak Kıyıkışlacık’ta olunca, bir de burada zeytin olunca zeytinli kefal yahnesi olmazsa olmaz dedik” ifadelerini kullandı.
ZEYTİNİN BEREKETİ, DENİZİN LEZZETİYLE BULUŞTU
Festivalin Kıyıkışlacık ayağında gerçekleştirilen gastronomi etkinlikleri, Milas’ın iki önemli ekonomik ve kültürel değerini bir araya getirdi.
Bölgenin asırlardır süregelen balıkçılık geleneği ile Milas’ın dünyaca tanınan zeytin ve zeytinyağı kültürü, hazırlanan yöresel yemekler aracılığıyla aynı sofrada buluştu.
Özellikle deniz ürünlerinin zeytinyağı ve yöresel malzemelerle birlikte değerlendirilmesi, Milas mutfağının çeşitliliğini ortaya koyarken, geleneksel tariflerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini de gündeme taşıdı.
MİLAS’IN GASTRONOMİ TURİZMİNE KATKI
“Zeytinden Denize, Tarihten Geleceğe” sloganıyla gerçekleştirilen festivalin son gününde Kıyıkışlacık’ta düzenlenen gastronomi atölyeleri, Milas’ın yalnızca zeytin ve zeytinyağı üretimiyle değil, deniz ürünleri ve tarihi mutfak kültürüyle de önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu.
Kos ve Rodos’tan gelen şeflerle Türk şeflerin aynı organizasyonda buluşması, Ege’nin ortak gastronomi mirasının tanıtılması açısından dikkat çekti.
İasos’un tarihi atmosferinde gerçekleştirilen etkinliklerle Milas’ın yöresel lezzetleri, deniz kültürü ve Karia uygarlığından günümüze uzanan gastronomi mirası bir arada tanıtıldı.
Üç gün boyunca farklı noktalarda gerçekleştirilen etkinliklerin ardından Kıyıkışlacık’taki gastronomi buluşması, 12. Uluslararası Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali’nin son gününe ayrı bir renk kattı.


