İlanlarda ve danışmanlarımızın yaptığı görüşmelerde sıkça karşılaştığımız bir ifade var:
“Emlakçılar Aramasın.” “Ben Yerimi Emlakçıya Vermem”
İlk bakışta masum gibi görünen bu cümle, aslında farkında olunmadan bir mesleği küçümseyen, emeği değersizleştiren ve yılların birikimini yok sayan bir yaklaşımı da içinde barındırıyor.
Açık konuşalım: Bu ifade sadece bir tercih değil, aynı zamanda bir bakış açısıdır.
Emlakçılık; öyle sonradan ortaya çıkmış, “Araya Giren” bir iş değildir. Ticaretin temel taşlarından biri olan aracılık sistemi, bugün bankacılıktan sigortacılığa kadar birçok sektörün bel kemiğidir. Kimse bankaya “Komisyon Alma” demez. Kimse kredi kartı kullanırken kesilen bedeli sorgulamaz. Elektrik, su, doğalgaz öderken “Neden Hizmet Bedeli Var?” diye isyan etmez. Çünkü herkes şunu bilir: Alınan her ücretin arkasında bir hizmet vardır.
Ama konu gayrimenkule geldiğinde tablo değişiyor.
İnsanların hayatındaki en büyük yatırımlardan biri söz konusu olduğunda, işin uzmanına karşı bir mesafe, hatta zaman zaman küçümseyici bir tavır ortaya çıkıyor. Oysa emlakçının yaptığı iş; sadece ilan vermek değildir.
- Doğru fiyatı belirler
- Doğru alıcıyı bulur
- Süreci yönetir
- Riskleri azaltır
- Tarafları korur
Ve en önemlisi; çoğu zaman sizin fark etmediğiniz detaylarla size para kazandırır ya da zarar etmenizi engeller.
Şimdi gelin işin bir de görünmeyen tarafına bakalım: Bir emlakçı;
- İlan sitelerine ciddi bedeller öder,
- Ofis kirası verir,
- Elektrik, su, ısınma giderlerini karşılar,
- Telefon faturası öder,
- Aracıyla sürekli sahadadır,
- Afiş, tabela, reklam masrafı yapar.
Yani bu iş “İki Telefon Açıp Para Kazanma” işi değildir. Bu iş, ciddi bir maliyet ve emek işidir.
Evet…
Bu emeğin de bir karşılığı vardır. Elbette herkes mülkünü kendi satabilir. Bu bir tercihtir ve saygı duyulur. Ama bir mesleği aşağılamak, “Ben Size Yer Vermem” gibi ifadeler kullanmak kimsenin hakkı değildir. Çünkü o “Yer Vermediğiniz” emlakçı;
- Sizin mülkünüzü daha hızlı satmak,
- Daha doğru fiyata ulaştırmak,
- Size kazanç sağlamak için çalışır.
Kimse kimsenin malını zorla satmaz. Kimse kimsenin yerine karar vermez. Bu süreçte alıcı da satıcı da aklı başında insanlardır.
Emlakçı burada bir aracı değil;
- Denge kuran,
- Süreci yöneten,
- Güven sağlayan profesyoneldir.
Son olarak şunu net söylemek gerekir:
Bir mesleği sevmek zorunda değilsiniz. Ama saygı duymak zorundasınız.
“Emlakçılar aramasın” demek yerine, “Ben Kendim Satmak İstiyorum” demek çok daha doğru, çok daha saygılı bir ifadedir.
Çünkü mesele sadece bir satış değil, emeğe bakış meselesidir.

