1985 yılında Kılavuz Köyü mevkisinde çıkan orman yangını geniş bir alana kaplayarak eşi benzeri olmayan büyüklükteki çam ağaçları üç gün gece gündüz devam ederek yakıp kül edince ertesi yıl yağmurlar kesilir kuraklık birdenbire başlamıştır.
Aradan on yıl geçince yeterli yağmur yağmaya başlayınca.
2006 Sakarkaya Mevkisinde çıkan orman yangını geniş bir alanı kapsamış üç gün gece gündüz devam etmiştir. Ertesi yıl gelen kuraklık devam etmektedir. Kuraklık sebebi ile havaların ısınması artarak bazı alanlardan görülen ağaçların kuruması bir gün gelir artarsa çölleşmeye gidiş olur.
Ülkemizde en çok çam balı üreten ilimiz ve ilçelerimiz artan sıcaklık sebebi ile bal üretmez hale gelir. Zeytinin başkenti olan ilçemiz Milas, zeytin ağacından verim almaz olur.
Ekilen düz araziler ve verimli arazilere inşaat alanları yapmak devam ederse. Gıda maddesi üretecek alan kalmaz çevre kirliliği ve tarım ilaçlar sebebi ile dağlarda kuşların nesli kazınmaktadır. 50-Yıl önceki kuşların bugün %1`i kalıp kalmadığı belli değil. Sonbaharda gelen milyonlarca yaban güvercini, sığırcık, ardışkıran ve sayısız çalıkuşu gelmez olmuştur. İlk baharda gelen yazın haberci olan Gökçe karga saksağan kayıp olmuştur.
İlk bahar ve sonbaharda geçen turnalar geçmez olmuştur. Örf ve adetlerimizi bakınca kuşlar bereketin sembolüdür örf ve adetlerimizden manevi inançlarımızdan hızla uzaklaşmaya devam edersek gideceği yeri belli olmayan uçağa binmiş gibi oluruz. Milas`ımızın ızdırabı neyse ülkemizin ızdırabı da benzer seviyededir. Bu durumdan sadece görevli devlet adamları olarak bakamayız bütün vatandaşlarımız sorumludur.

