İnsana değer kazandıran bulunduğu yerdir. İnsanlık tarihine bakınca insan toplumları tamamen çığrından çıkınca yaratan o toplumlara peygamber göndermiş uyarıcı göndermiş bunların çoğu asılmış kesilmiş çarmığa gerilmiş fakat bulunduğu görevi terk etmemiş. Bu yüzden aradan binlerce yıl geçmesine rağmen değerini kaybetmemiştir ve dünya yıkılana kadar onların yerinde duranlar kurtuluşa erenler olacaktır. Bizim peygamberlerimizi de öldürmek istediler önce kendini ve inananları kurtarmak için evini terk etmek zorunda kaldı sonra da tanrıdan gelen sizinle savaşanlarla savaşın ayetleri ile sonuna kadar savaşarak dinini tamamladı o bakımdan gerçek din İslamiyet’tir ona uyan kurtulur.
Biz ne yaptık eğer bizimle savaşanlarla savaşmasaydık bugün yeryüzünde olamazdık. Bundan 100 yıl önce merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı verdik ve kurtulduk. Atatürk yalnızca savaş meydanında değil savaş bitince ekonomik savaşı başlatmıştır. Özellikle kendisi tarlada çiftlik kuran zeytin dağında fabrika yapımında orduların içinde halkın içinde halkın ekmeğini üreten köylüye önemle bakmaktır. Hatta nüfusumuzun çoğunluğu köylü olmasaydı bu savaşı kazanamazdık demiştir.
Kurtuluş Savaşı’nda öncelikle sahil bölgelerimiz işgale uğramıştır. En çok acıya işgal bölgelere uğramıştır. 15-45 yaş arası gençler cephede savaşırken geride kalanlar işgal kuvvetlerinin ve eşkıyaların en acımasız işkencelerine katliamlarına maruz kalıyordu.
İç Anadolu işgale uğramamıştır fakat Büyük Taarruz’u Atatürk başlatmamış olsaydı sıra İç Anadolu’ya gelmişti. Oysa görülen odur ki işgale uğrayan bölgeler Atatürk’ün kurmuş olduğu partiye kucak açmasına rağmen mecliste aradığını bulamamıştır. Zeytin dağında oturan köylü zeytinyağıyla düğün eder ev yaparken bugün köyünü terk etmek zorunda kalmış otellere balıkhanelere giderek yaşamını sürdürmekte ev almak düğün etmek çok azalmıştır. Bu ancak Kurtuluş Savaşı veren gazilerin torunlarının köle olmasıdır.
Oysa Türkler özgürlük savaşçılarıdır. Atatürk öldükten sonra hızla onun çizdiği yolun terk edilmesi 1963 yılında halkımıza Almanya’ya gitmeye mecbur etmiştir. Bunu bilen Alman ileri gelenleri bugünkü refahı Türklere borçlu olduğunu söylemiştir. Oysa bu insanlar kendi ülkelerini refaha ulaştırırlardı.
Demokrasilerde her parti iktidar olabilir. Fakat bulunduğu yer önemli. Atatürk’ün kurmuş olduğu partinin zeytin dağında, pamuk tarlasında, fındık dağında, çay bahçesinde, hayvan çiftliğinde, portakal bahçesinde, elma bahçesinde üretimin olduğu her yerde silah fabrikasında Sümerbank Mağazasında doğrusu ordumuzla okullarımızla beraber Atatürk’ün bulunduğu yerlerde görmek isterdik.
Sokak olaylarında değil…

