Zeytin ve Zeytinyağında Kalite İçin Sektör Buluşması Milas’ta Başladı

Milas’ta zeytin ve zeytinyağı sektörünün farklı paydaşlarını bir araya getiren üç günlük eğitim programı başladı. Programda kaliteli üretim, hasat ve taşıma koşulları, değişen iklim şartlarının zeytin üretimine etkileri, zeytinyağında duyusal analiz, üretim tesislerinde makine kullanımı ve operatörlerin mesleki yeterliliği ele alınıyor.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HAUS Santrifüj Teknolojileri tarafından düzenlenen üç günlük eğitim programı, Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO) Toplantı Salonu’nda başladı. Programa MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer, MİTSO Meclis Başkanı Mustafa Yüksel, HAUS Santrifüj Teknolojileri Antalya ve Muğla Bayisi Esandal Kozak, TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Satış Kooperatifi Başkanı Ahmet Durmaz ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra ilçedeki zeytinyağı fabrikalarının sahipleri, işletmeciler ve zeytin üreticileri katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, yeni sezon öncesinde zeytin ve zeytinyağında kalitenin artırılması için üretimin her aşamasında dikkat edilmesi gereken noktalar masaya yatırıldı.

REŞİT ÖZER: “KALİTEYİ DAHA ÜST SEVİYELERE ÇIKARMALIYIZ”

Programın açılış konuşmasını yapan MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer, Milas’ın zeytin ve zeytinyağı üretimindeki önemine dikkat çekti. Milas’ın “zeytin ve zeytinyağının başkenti” olduğunu ifade eden Özer, ilçenin Avrupa Birliği coğrafi işareti almasının sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Milas zeytinyağının 25 Aralık 2020 tarihinde Türkiye’den Avrupa Birliği coğrafi işareti alan ilk zeytinyağı olduğunu belirten Özer, bu gelişmenin ardından ilçede yeni fabrikaların ve markaların ortaya çıktığını ifade etti. Milas’ın zeytinyağında markalaşma yolunda önemli mesafe kat ettiğini kaydeden Özer, ilçede yaklaşık 80 zeytinyağı fabrikasının bulunduğunu, yeni yatırımlarla bu sayının arttığını ve 105’e yakın markaya ulaşıldığını söyledi.

Milas’tan Amerika, Kanada, İtalya ve İspanya gibi ülkelere ihracat yapan firmaların bulunduğunu belirten Özer, farklı ülkelerden de Milas zeytinyağına yönelik talepler geldiğini dile getirdi. Romanya ve İskoçya’dan gelen talepleri örnek gösteren Özer, Milas zeytinyağının uluslararası alanda giderek daha fazla tanındığını söyledi.

Yeni sezon öncesinde sektörün en önemli gündeminin kalite olması gerektiğini vurgulayan Özer, özellikle hasat ve zeytinin fabrikaya ulaştırılması sürecinin büyük önem taşıdığını belirtti.

“Artık çuval sistemini kaldırmalıyız ve kasa sistemine geçmeliyiz” diyen Özer, zeytinin toplandıktan sonra mümkün olduğunca kısa sürede fabrikaya ulaştırılması gerektiğini söyledi. Üreticilerin fabrikalarla önceden planlama yapmasının da kalite açısından önemli olduğunu belirten Özer, erken hasat ve soğuk sıkım yapan işletmelerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Milas Memecik zeytinyağının kendine özgü özellikleriyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Özer, kaliteyi koruyarak Milas’ın uluslararası pazarda daha güçlü bir marka haline gelebileceğini söyledi.

Özer ayrıca üretici ve işletmecilerin IPARD, KOSGEB ve kırsal kalkınma desteklerinden yararlanması gerektiğine dikkat çekti. 2025 yılında Muğla’da kırsal kalkınma desteklerinden en fazla yararlanan ilçenin Milas olduğunu belirten Özer, bu tür desteklerin sektörün gelişimi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda 6-8 Kasım tarihlerinde 12’ncisi düzenlenecek Zeytin Hasat Şenliği’ne de değinen Özer, sektör temsilcilerini etkinliğe davet ederek yeni sezonun bol ve kaliteli bir üretim dönemi olması temennisinde bulundu.

ÖZDEMİR: “KALİTELİ ÜRETİM, BİLMEDİKLERİMİZİ ÖĞRENMEKLE DE GELİŞİYOR”

HAUS Santrifüj Teknolojileri adına konuşan Hurşit Özdemir ise üç günlük eğitim programının aslında uzun süredir devam eden bir hazırlık sürecinin sonucu olduğunu söyledi.

HAUS olarak 2022 yılından bu yana Türkiye’nin farklı illerinde benzer eğitimler gerçekleştirdiklerini belirten Özdemir, bu çalışmaların kaliteli zeytinyağı üretim tekniklerinin geliştirilmesine katkı sunduğunu ifade etti.

Kaliteli üretimin yalnızca bilinenlerin uygulanmasıyla değil, eksiklerin ve bilinmeyenlerin öğrenilmesiyle de mümkün olduğunu belirten Özdemir, Milas’ın Türkiye’nin en önemli zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Programın ilk gününde Mücahit Kıvrak tarafından zeytinyağında duyusal analiz ve kusurlar konusunda eğitim verileceğini aktaran Özdemir, sonraki bölümde ise makinelerin kullanımı, kaliteli zeytinyağı üretim teknikleri ve operatörlük konularının ele alınacağını söyledi. Programın son aşamasında ise eğitimlerde aktarılan bilgilerin tesislerde makineler üzerinden uygulamalı olarak gösterileceğini kaydetti.

Özdemir konuşmasında zeytinyağı fabrikalarında çalışan operatörlerin mesleki yeterlilik belgesi konusuna da dikkat çekti. Özellikle yüksek devirlerle çalışan makinelerin kullanıldığı tesislerde mesleki yeterlilik ve iş güvenliğinin önem taşıdığını belirten Özdemir, sektörde yıllardır edinilen deneyimin artık belgelendirilmesinin de gerekli hale geldiğini söyledi.

Mesleki yeterlilik belgelendirmesi konusunda Aydın Ticaret Odası ile yürüttükleri çalışmalardan söz eden Özdemir, bu sürecin sektör çalışanlarının hem iş güvenliği hem de gelecekte Avrupa pazarında karşılaşabilecekleri şartlar açısından önem taşıdığını ifade etti.

KIVRAK: “MEVSİMLER DEĞİŞTİ, ESKİ ÜRETİM EZBERLERİNDEN KURTULMALIYIZ”

Programın eğitim bölümünde konuşan Mücahit Kıvrak ise zeytinyağında duyusal analize geçmeden önce zeytin üretiminin bahçedeki aşamalarına dikkat çekti.

Fidan dikiminden bakıma, ilaçlamadan hasada kadar zeytin üretiminin her aşamasının elde edilecek zeytinyağının kalitesi üzerinde etkili olduğunu belirten Kıvrak, son yıllarda değişen iklim koşullarının üreticilerin alışkanlıklarını da değiştirmesini zorunlu hale getirdiğini söyledi.

Son yıllarda daha sık görülmeye başlayan Antraknoz hastalığına dikkat çeken Kıvrak, halk arasında “meyve çürüklüğü” olarak bilinen hastalığın özellikle yeşil zeytinlerde çekirdek çevresinde çürümeye yol açabildiğini ve bunun hem sofralık zeytin hem de zeytinyağı kalitesini düşürdüğünü ifade etti.

Bu yıl hava koşullarının da zeytin üretimini etkilediğini belirten Kıvrak, sıcaklığın yanı sıra nem ve gece sıcaklıklarının da yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Zeytin sineği ve fidan tırtılı gibi zararlıların da değişen hava koşullarından etkilendiğine dikkat çeken Kıvrak, üreticilerin sezon boyunca hava durumunu ve bahçelerdeki gelişmeleri takip etmesi gerektiğini vurguladı.

Zeytinyağının asit değerinin, randımanın veya genel kalitesinin yalnızca fabrikada belirlenmediğini ifade eden Kıvrak, iklim koşullarının üretim sonuçlarında önemli bir etken olduğunu söyledi.

“Bu tamamen iklimle ilişkili” diyen Kıvrak, geçmiş yıllardaki üretim sonuçlarının yeni sezon için doğrudan ölçü olarak alınamayacağını belirtti.

Son yıllarda mevsimlerin belirgin biçimde değiştiğine işaret eden Kıvrak, geçmiş dönemlerde kullanılan sabit ilaçlama ve gübreleme takvimlerinin günümüz koşullarında tek başına yeterli olmayabileceğini dile getirdi.

“Bu ezberlerden kurtulmak zorundayız” diyen Kıvrak, üreticilerin son yıllardaki iklim verilerini dikkate alarak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Kuraklık, yağış ve sıcaklık farklılıklarının zeytinin gelişimini doğrudan etkilediğini belirten Kıvrak, üretimde güncel koşullara göre planlama yapılmasının önemini vurguladı.

“ZEYTİNLİĞİNİZİ BUGÜNDEN TAKİP ETMEYE BAŞLAYIN”

Üreticilerin yalnızca hasat döneminde değil, yıl boyunca zeytinliklerini takip etmeleri gerektiğinin altını çizen Kıvrak, bahçelerin düzenli olarak kontrol edilmesinin olası sorunların erkenden tespit edilmesini sağlayacağını söyledi.

“Zeytinin dibinde iziniz olsun” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini belirten Kıvrak, üreticilerin geçmiş sezonlarda yaşananları da kayıt altına alarak yeni sezon planlamasını buna göre yapmasının önem taşıdığını ifade etti.

Sosyal medyada yer alan standart ilaçlama takvimlerine de dikkat çeken Kıvrak, geçmiş yılların koşullarına göre hazırlanmış takvimlerin bugünün değişen iklim şartlarında her zaman doğru sonuç vermeyebileceğini söyledi.

Kıvrak, yeni zeytinlik tesis edecek üreticilere çeşit seçimi konusunda da bilgiler verdi. Milas bölgesinde Memecik çeşidinin önemine dikkat çeken Kıvrak, tozlaşmanın verim açısından taşıdığı öneme değindi. Uygun dölleyici çeşitlerin kullanılmasının zeytinliklerde verimliliği destekleyebileceğini belirten Kıvrak, Antalya ve Fethiye çevresinde kullanılan Tavşan Yüreği çeşidinin de dölleyici olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Üç gün boyunca devam edecek eğitim programında zeytin üretiminden zeytinyağının işlenmesine, duyusal analizden üretim tesislerinde makine kullanımına kadar sektörün farklı aşamaları ele alınacak. Programın, üreticiler, fabrika işletmecileri ve operatörler arasındaki bilgi paylaşımını artırarak yeni sezonda daha kaliteli zeytinyağı üretimine katkı sağlaması hedefleniyor.

Zeytin ve Zeytinyağında Kalite İçin Sektör Buluşması Milas’ta Başladı
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.