“ENGELLİ HAKLARI KÂĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI”
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi kapsamında 10-16 Mayıs tarihlerinin Engelliler Haftası olarak kabul edildiğini hatırlatan Şener, Türkiye’nin bu sözleşmeyi ilk imzalayan ülkelerden biri olmasına rağmen uygulamada ciddi eksiklikler yaşandığını ifade etti.
Şener açıklamasında, “Bu sözleşme; engelli bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi, toplumsal yaşama uyum sağlamaları, sağlık, çalışma koşulları ve sosyal güvenlik haklarının güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. Ancak bugün gelinen noktada, bu taahhütlerin büyük ölçüde ihlal edildiğini görüyoruz. Engelli bireyler adeta üçüncü sınıf vatandaş muamelesi görmekte ve sadaka kültürüne mahkûm edilmektedir” ifadelerini kullandı.
“HAKLARIMIZ SİSTEMATİK OLARAK DARALTILIYOR”
Sosyal devlet anlayışının, engelli bireylere sunulan hizmetlerle ölçülebileceğini belirten Mete Cumhur Şener, mevcut desteklerin yetersiz kaldığını söyledi.
2022 sayılı yasa kapsamındaki maaş ve desteklerin ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayan Şener, özellikle evde bakım hizmetleri ve ödemelerinde yapılan değişikliklerin ağır durumdaki bireyleri daha da zor durumda bıraktığını dile getirdi.
Akülü araçlar, protezler, ortezler, tekerlekli sandalyeler, ilaçlar ve diğer tıbbi malzemeler konusunda Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sağladığı desteklerin oldukça düşük seviyede kaldığını ifade eden Şener, “Gerekli aparat ve malzemelerin çoğu karşılanmıyor. Bu durum aileleri yardım kampanyalarına, bağışlara ve hatta dilenmeye mecbur bırakıyor” dedi.
“ENGELLİ RAPORLARINDA CİDDİ MAĞDURİYETLER YAŞANIYOR”
Basın açıklamasında engelli sağlık raporlarına ilişkin sorunlara da değinen Şener, rapor oranlarının düşürüldüğünü ve değerlendirmelerde bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı gerçek zorlukların göz ardı edildiğini söyledi.
“Elini, kolunu ya da ayağını kaybetmiş; ancak bir şekilde kendi yemeğini yiyebilen ya da temel ihtiyaçlarını karşılayabilen bireylere ‘bağımsız’ ya da ‘kısmi bağımlı’ raporu veriliyor. Oysa bu kişiler sosyal yaşama katılım, ulaşım, alışveriş ve günlük yaşamın birçok alanında ciddi desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu anlamsız ve mağduriyet yaratan uygulamalara son verilmelidir” diye konuştu.
“ERKEN EMEKLİLİK VE ENGELLİ ANNELERİNE SİGORTA HAKKI İSTİYORUZ”
Engelli bireylerin insanca yaşayabilecekleri bir düzen talep ettiklerini belirten Şener, karar vericilere seslenerek şu çağrıda bulundu:
“Bizler üzerinden tasarruf yapılmasın. Erken emeklilik hakkı, engelli annelerine sigorta hakkı ve insanca yaşama koşulları istiyoruz. Engellilerle ilgili mevcut yasal düzenlemeler eksiksiz uygulanmalı, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nden doğan haklarımız derhal hayata geçirilmelidir.”
YEREL YÖNETİMLERE TEŞEKKÜR, MİLAS HALKINA ÇAĞRI
Mete Cumhur Şener, açıklamasında Milas’taki kamu kurumları ve yerel yönetimlerin sağladığı destekler için de teşekkür etti.
Milas Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Türk Kızılay ve ilgili kurumların ulaşım, ayni ve nakdi yardımlar konusunda üyelerine destek verdiğini belirten Şener, başta kaymakamlık ve belediye yöneticileri olmak üzere tüm kurum çalışanlarına teşekkür etti.
Ancak Milas halkı, esnafı ve iş insanlarından yeterli desteği göremediklerini ifade eden Şener, şu çağrıyı yaptı:
“Dernek Milas’ın derneği, sizlerin derneği. Sahip çıkalım, sahiplenelim. Engellilerle barışık bir Milas istiyoruz. Bu zor yaşam koşullarında bizlere ve üyelerimize destek, hoşgörü, saygı ve empati bekliyoruz.”
“ENGELSİZ BİR YAŞAM HEPİMİZİN SORUMLULUĞU”
Açıklamasını toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunarak tamamlayan Şener, engelli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
“Biz engelliler bu hayatın gerçekleri ve toplumun birer parçasıyız. Sizler de bir gün aynı kaderi paylaşabilirsiniz. Herkese mutlu, huzurlu, sağlıklı ve engelsiz günler diliyorum” dedi.








