1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. OLGULAR MI, ALGILAR MI DUYARSIZLIĞIMIZIN SEBEBİ!!!

OLGULAR MI, ALGILAR MI DUYARSIZLIĞIMIZIN SEBEBİ!!!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Canım vatanımızda artık öyle bir gündem yoğunluğu var ki haftalık günlük değil saatlik yeni bir gündemle baş başa kalıyoruz. Öyle olaylar öyle enteresan gelişmeler oluyor ki her seferinde bundan sonra bir şeye şaşırmam demeye kalmıyor yine şaşırıp gözüne ışık tutulan tavşan misali kala kalıyoruz.

Açıkçası her karşılaştığımız yeni durum ne kadar karmaşık gibi gözükse de çok hızlı bir şekilde bu duruma alışıyoruz.

Burada aslında olgulara ve olaylara bakınca irdelenmesi gereken sebep sonuç ilişkileri nedensellik bağları olması gerekirken son düzlemde şunu görüyoruz ortaya atılan olgular öyle bir algı operasyonuna dönüyor ki, aslında büyük resmi görmememiz için ne gerekiyorsa yapılıyor. Bazen bilerek önümüze atılan yemler bazense hazneden düşen durumlarda algı savaşları anlık sanki bir yapay zeka tarafından karşımıza çıkıyor.

Peki bunu kim yapıyor elbette bu çok bilinmeyenli denklem misali ya da çok ayaklı bir köprü misali gibi bunun bizzat olayın içinde olanlar tarafıyla birlikte siyasi, bürokratik, medya ve iş dünyası gibi birçok ayağı da aşikâr olarak ortada duruyor.

Özellikle eğitim sistemi oturmamış ve ekonomisi ne kadar güçlü olursa olsun bunu halkına adaletli biçimde yansıtamamış bir toplumda yani yoksul ve cahil bir toplumda olguların önüne algılar geçer. İşte bunu iyi bilen ve yönetmen koltuğunda oturanlar bizi algılarla öyle bir olgulardan gerçeklerden kopardılar ki o gerçekleri haykıranlar toplumda dışlanırken toplumu gerçeklerden uzaklaştıracak olanlar toplumun kıymetlisi oluverdiler.

Ben yazdıklarımı genellikle örneklendirmeyi seven birisiyim yine bir iki örnekle gidelim…

AK Parti 2002’den bu yana sanırım 8’nci Milli Eğitim Bakanı göreve geldi. Aynı dönemde 17-18 kez müfredat değişti şimdi bu durumda sağlıklı bir eğitim sisteminden söz edilebilir mi? Eğitim sistemi 2-3 yılda bir revize görüyorsa ortada bir sistem yoktur.

Ama bizim ODTÜ’müz var, Boğaziçi’miz var dimi ya da var mı?

Sağlık deseniz neyse demeyelim…

Ekonomiye geçelim biz ekonomide ortada milletle alay eden siyasetçiler, onlara köle olmuş bürokrasi ve 3 -5 çakalın refahına malzeme olmaya zorlanan insancıklar halini almışız.

Misal şu anda trafikten şirket araçlarını  çekin ve tabi birde bizim burjuva tayfasının  araçlarını trafik sorunu kalmaz zira ya insanların aracı yok yada yakıt koyacak parası, 4 kişilik bir ailenin evine haftada bir pazar alışverişi, 2 kilo balık ve biraz meyve ve 15 günde bir kırmızı et girecek olsa zaten sadece 10 bin TL civarı bir mutfak masrafı gerekiyor bunun içinde elektrik, su, kira gibi temel ihtiyaçlarınıza düşününce ki hastalık var giyinme var v.s aylık haneye giren gelirin minimum  35-40 civarı olması lazım, peki böyle mi dedik ya 4 kişilik bir aile ikisi çocuk zaten yani anne baba çalıştığında bu rakamı bulmaları lazım en azından  mevcutta bu kadar geliri sağlayan anne baba sayısını bir bakanlık açıklar mı  bilmem ama ben diyim %30’u geçmez yani toplumun % 70’ten fazlası yoksulluktan bile kötü durumda efendim asgari ücret artacak doğal olarak maaşlarda artacak  iyide o artınca  bu maliyetlerle artacak biz bu konuyu daha önce işlemiştik o yüzden burada keselim.

Örnekleri detaylandırmak mümkün özellikle sağlık, eğitim, ekonomi gibi başlıklar çok derin ve detaylı analizler ister ben sadece temel bir bakış açısı ortaya koymak için bu örnekleri veriyorum.

Ve artık şunu anlıyorum ki gelinen son noktada olgulardan uzaklaştırılmış algılar mahkum kılınmış ve bu algı operasyonları karşısında dirayetimizi yitirmişiz ki, ben bunu “ılık suya atılan kurbağanın durumuna düşmek olarak anlıyorum” öyleyse yaşananlar hepimizi öyle duyarsızlaştırıyor ki gerçeklerden hakikatten kopuyoruz.

Aslında bu kopuş sadece fiziksel ya da maddi bir kopuşun ötesinde ruhen ve manen de bir kopuşun önünü açıyor…

Şimdi bizlere düşen ya kafamızı gömdüğümüz kumlardan çıkarıp hakikate yönelip duyarlılık göstermek ya da tepemizde tepişenlerin kullanıp kullanıp ömrü tükenince kenara attığı birer varlık olmak.

Tercih sizin??

 

Not: Hayatı güzel ve anlamlı kılan çok paranız şansınız şanınız ya da başka bir şey değil karakterinize duyulan saygı ve yüzlerde bırakabildiğiniz tebessüm olacaktır.

OLGULAR MI, ALGILAR MI DUYARSIZLIĞIMIZIN SEBEBİ!!!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481