İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, TBMM’de yaptığı konuşmada maden ruhsatlandırma faaliyetlerindeki hızlı artışın çevreyi ve bölge ekonomisini tehdit ettiğini belirtti. Ergun, özellikle Muğla’daki orman alanları, tarım arazileri ve zeytinliklerin madencilik sahası olarak açılmasının ekosistem ve halkın geçim kaynakları açısından büyük riskler taşıdığını vurguladı.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İYİ Parti Grubu’nun araştırma önergesi kapsamında yaptığı konuşmada, maden ruhsatlandırma süreçlerindeki artışın çevresel ve ekonomik etkilerine dikkat çekti.
Ergun, geçen yıl yürürlüğe giren 7554 sayılı Kanun sonrası maden ruhsatlandırma faaliyetlerinin önemli ölçüde arttığını, ancak bunun “olumlu bir artış” olmadığını söyledi. Bu artışın, çevresel denetim mekanizmalarının azaltılması ve önemsizleştirilmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Ergun, “Bu, doğal çevrenin korunması açısından son derece tehlikeli bir artıştır. Şeffaflıktan uzak, ekosistemi hiçe sayan bir yaklaşımın yansımalarıdır” dedi.
Ergun, son 23 yılda maden ruhsatı sayısının 325 kat arttığını vurgularken, madencilik sektörünün milli hasıladaki payının hâlâ %1 civarında olduğunu ifade etti. “Yani 23 yılda, oransal olarak ekonomiye katkı neredeyse değişmemiştir” diyen Ergun, doğru planlanmış, çevre ile uyumlu sürdürülebilir madenciliğin ülke kalkınması için önemine dikkat çekti.
MUĞLA ÖRNEĞİ: ORMANLAR, ZEYTİNLİKLER VE SU HAVZALARI TEHLİKEDE
Milletvekili, Muğla’nın son dönemde madencilikten en fazla etkilenen iller arasında olduğunu belirterek, “Son yıllarda milyonlarca metrekare alan maden sahası olarak ihaleye çıkarıldı. Muğla’nın yüzölçümünün %68’i orman. İktidar ise yaklaşık %60’ını maden ruhsatlı hale getirdi. Bu politikalarla orman kaybı, su havzalarının riske girmesi ve zeytinliklerin yok olması kaçınılmazdır” dedi.
Ergun, madencilik faaliyetlerinin iklim değişikliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Çevrenin tahrip edilmesi ekonomik ve sosyal olarak büyük olumsuzluklar yaratacaktır. Muğla, doğal güzellikleri ve ekoturizm potansiyeli ile öne çıkıyor. Bu doğal değerleri yok etmek, bölge halkının geçim kaynaklarını da tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.
İYİ PARTİ’NİN TUTUMU: SÜRDÜRÜLEBİLİR VE ŞEFFAF MADENCİLİK
İYİ Parti olarak madenciliğe karşı olmadıklarını dile getiren Ergun, ancak politikaların kamu yararı ve çevre koruma anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. “Devletin görevi, doğal kaynaklarımızı ve çevreyi milletimiz adına korumak ve etkin şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Kayırmacılıkla belirli şirketlere aktarmak değil” diyen Ergun, yanlış politikalardan bir an önce vazgeçilmesi çağrısı yaptı.
Ergun, konuşmasını şu mesajla tamamladı: “Kalkınmanın sürdürülebilir esaslara dayanması, doğal çevrenin korunarak gerçekleştirilmesi gerekir. Muğla’daki orman varlığının azalmasına, su havzalarının risk altına girmesine ve zeytinliklerin yok olmasına göz yumulmamalıdır. Araştırma önergemize desteklerinizi bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

