Radyo Gözlem’de Elif Kara tarafından sunulan Milas’ın İçinden programının konusu, özellikle hasta yakınlarının büyük endişe duyduğu bir sağlık meselesiydi: Bası yaraları. Cerrahi Bilimler Uzman Hemşiresi Tilbe Göztepe’nin konuk olduğu programda, halk arasında “yatak yarası” olarak bilinen bu durumun tanımı, nedenleri, önleme yolları ve tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar kapsamlı biçimde ele alındı.
Programı hazırlayan ve sunan Elif Kara’nın; “Pek çok insan için gerçekten korkulu bir rüya olan yatak yaralarını konuşuyoruz” sözleriyle açılan yayında, konunun önemine dikkat çekildi. Programcı Kara, konunun hem birebir bu sorunla uğraşan hem de ileride karşılaşma ihtimali olan herkes için önemli olduğunu vurguladı.
Milas’ın İçinden programının konuğu Cerrahi Bilimler Uzman Hemşiresi Tilbe Göztepe ise, bası yaralarının geçmişten bu yana var olan ancak önlenebilirliği konusunda yeterince bilgi sahibi olunmayan bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekti. Göztepe, “Bu benim yıllardır keyifle çalıştığım bir alan” diyerek başladığı konuşmasında hem akademik geçmişini hem de yara bakımı üzerine uzmanlık sürecini paylaştı.
Göztepe, bası yaralarının oluşmadan önce alınacak önlemlerin hayati olduğunu vurgulayarak; “Bası yaraları önlenmesi kolay ama tedavisi zor süreçlerdir. Bu yüzden amacımız yaralar oluşmadan önce bilinçlendirmek. Bası yaralarının nedenleri iki ana başlıkta değerlendirebilir. Dışsal faktörler (basınç, sürtünme, yırtılma) ve içsel faktörler (ileri yaş, beslenme yetersizliği, aktivite eksikliği, protein düşüklüğü, cilt kuruluğu vb.). Yatakta uzun süre sabit kalan bireylerde, özellikle kalça, topuk, kuyruk sokumu ve sırt bölgelerinde kemik çıkıntılarının basınca maruz kalması sonucu yaralar oluşabiliyor. Ayrıca, yanlış pozisyonda yatmak ya da destek yastığı kullanılmaması sürtünmeye ve dokunun yırtılmasına neden olabilir ve bu da bası yaralarının başlangıcı olabilir. Yara oluşmadan önce 30 derece baş elevasyonu, nem dengesinin sağlanması, uygun beslenme ve pozisyon değişikliği gibi koruyucu önlemler alınmalıdır,” dedi.
“Yatak yarası oluşmadan önlemek hem daha kolay hem daha ekonomik”
Göztepe, yatak yaralarının genellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan bireylerde görüldüğünü belirterek, “Yatak yarasını oluşmadan önce önlemek, hem daha ekonomik hem de daha etkili bir yöntemdir. Uzun süre aynı pozisyonda kalan hastalarda oluşan bu yaralar, enfeksiyonlara ve yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere neden olabiliyor,” dedi.
İlk Evrede Ne Yapılmalı?
İlk belirtilerin genellikle pembe renk değişikliği şeklinde görüldüğünü aktaran Göztepe, bu durumda yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
- Aynı bölgeye tekrar bası uygulanmamalı,
- Hastaya farklı pozisyonlar verilerek basınç dağıtılmalı,
- Pozisyon değişiklikleri hemşire ya da eğitimli bir refakatçi eşliğinde yapılmalı,
- Yüzüstü pozisyon dahil çeşitli uygulamalar değerlendirilmeli (cihaz kullanımı uygunsa).
Çinko Oksitli Merhemler Yardımcı Olabilir
İlk evre yatak yaralarının bakımında çinko oksit içeren merhemlerin kullanılabileceğini belirten Tilbe Göztepe, bu ürünlerin eczaneler dışında marketlerde ve bebek ürünleri satan mağazalarda da bulunabileceğini, ancak bu merhemlerin açık yaralarda kullanılmaması gerektiğini özellikle vurguladı. Cerrahi Bilimler Uzman Hemşiresi Tilbe Göztepe “Doğru evrede, doğru tedavi. Aksi halde iyileştirmek isterken zarar da verebiliriz,” dedi.
Açık Yara Varsa Ne Yapılmalı?
“Yara açılmışsa mutlaka bir hekimin veya evde bakım hizmetlerinin yönlendirmesiyle tedavi süreci başlamalı. Yaraların uygun şekilde steril solüsyonlarla temizlenmesi, nemli ortamın sağlanması ve enfeksiyon riskinin azaltılması gerektiğini belirten Göztepe, “Serum fizyolojik bu noktada en temel ve güvenli çözümdür,” ifadesini kullandı.
Evde Eğitimle Sürdürülebilir Bakım
Göztepe ayrıca, evde bakım ekiplerinin her gün hastaya ulaşamayabileceğini; ancak gerekli malzemelerin ve uygulamaların, eğitim verilmiş bir yakını tarafından sürdürülebileceğini söyledi. Bu kapsamda pansuman yöntemleri, gazlı bezlerin hazırlanışı ve yara bakım örtülerinin kullanımı gibi konuların evde uygulanabilir olduğunu aktardı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden Yatağa Bağımlı Hastalara Destek
Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yatağa bağımlı bireyler için önemli destekler sağlandığını belirten Cerrahi Bilimler Uzman Hemşiresi Tilbe Göztepe; “Belediyeye bağlı sağlık hizmetleri birimleri, hasta yatağı, havalı yatak gibi medikal ihtiyaçların yanı sıra, şehir içi ve şehir dışı hasta nakil ambulans hizmetleri de sunuyor. Yatağa bağımlı bireylerin bu hizmetlerden faydalanabilmesi için ikamet ettikleri ilçelerdeki sağlık müdürlüklerine başvurmaları yeterli. Ambulans hizmetinden yararlanmak isteyenler, birkaç gün öncesinden başvuruda bulunarak randevulu sistemle hizmet alabiliyor. İl dışı hastane sevklerinde ise kilometre başına çok düşük bir ücret karşılığında nakil hizmeti sağlanabiliyor” dedi.
Tilbe Göztepe, evde sağlık hizmetleri kapsamında sunulan diğer destekleri açıklayarak; “Hasta yatağı ve havalı yatak temini, rutin pansuman ve sonda değişimi, aile hekiminin yazabileceği tüm ilaçların reçetelendirilmesi, psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen desteği, ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın sunduğu evde sağlık hizmetlerinden de 444 38 33 numaralı iletişim hattı üzerinden bilgi alınabiliyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü’ne ulaşmak isteyenler ise 444 80 1 numaralı hattı arayabiliyor” ifadelerini kullandı.
Refakatçilere Eğitim Talebi
Radyo Gözlem’de yayınlanan Milas’ın İçinden programının sunucusu Elif Kara, Muğla merkezde uzmanlar tarafından düzenlenen refakatçi eğitimleri düzenlendiğini belirterek; “Ancak bu eğitimlerin sadece merkezde yapılması, ilçelerde yaşayan vatandaşların katılımını zorlaştırıyor. Vatandaşlar, bu eğitimin Milas ve diğer ilçelere de taşınmasını istiyor. Eğitimlerin mahalle bazında planlanması, özellikle kırsal bölgelerdeki hasta yakınları için önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Eğitimlerin yaygınlaştırılması; hem hasta yakınlarının bilgi ve donanımını artıracak hem de bakım kalitesini yükseltecek. Eğitim alan refakatçilerin kendilerini daha yeterli hissetmesi, psikolojik açıdan da olumlu sonuçlar doğuracaktır” diyerek programı sonlandırdı.


