Türkiye’de 200’den fazla olduğu tahmin edilen tarikat ve cemaatler, genellikle tasavvufi kökenli, otoriter lider yapısına sahip dini topluluklardır. Nakşibendi (Menzil, İsmailağa, Erenköy), Nurcular, Süleymancılar, Kadiriler ve Halvetiler en bilinenleri olup, toplumsal ve siyasi alanda varlık göstermektedirler. 1925’ten beri resmen yasaklı olsalar da, vakıf ve dernekler aracılığıyla faaliyetlerine devam etmektedirler.
Başlıca Tarikat ve Cemaat Grupları:
Nakşibendi Tarikatı Kolları: Menzilciler, İskenderpaşa cemaati, İsmailağa cemaati, Süleymancılar, Erenköy cemaati, Hazneviler.Nurcular: Fetullah Gülen cemaati (FETÖ), Yeni Asyacılar, Yeni Nesilciler, Kırkıncı Hocacılar.Kadiriler: Galibiler, İcmalciler, Tillocular, Halisiye.Halvetiler: Cerrahiler, Uşşakiler, Şabaniye, Ticaniler,ve Işıkçılar (İhlas), Erenköy cemaati. olmak üzere çeşitli cemaatler yurdumuzda bulunmaktadır.
Tarikat ve cemaat arasındaki temel fark, yapısal disiplin, hiyerarşi ve amaç doğrultusundadır. Tarikatlar, icazetli bir şeyhe bağlı, silsilesi olan, manevi mertebeleri hedefleyen disiplinli tasavvufi yapılardır. Cemaatler ise daha geniş tabanlı, dini lider (hoca/kanaat önderi) etrafında toplanan, eğitim veya hizmet odaklı gruplardır.
Örneğin, cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Nakşibendi tarikatının İskenderpaşa cemaati üyesi olduğu söylenmektedir.Türkiye’de 200’den fazla olduğu tahmin edilen tarikat ve cemaatler, genellikle tasavvufi kökenli, otoriter lider yapısına sahip dini topluluklardır. Nakşibendi (Menzil, İsmailağa, Erenköy), Nurcular, Süleymancılar, Kadiriler ve Halvetiler en bilinenleri olup, toplumsal ve siyasi alanda varlık göstermektedirler. 1925’ten beri resmen yasaklı olsalar da, vakıf ve dernekler aracılığıyla faaliyetlerine devam etmektedirler.
Cemaat veya Cemaât (Arapça: جَمَاعَة), dinde bir fikir, kitap, şeyh, imam, veli, alim veya ibadet için bir araya gelen topluluklara denir. İslâm’da ayrıca tasavvuf ve benzeri hareketlerde, belli bir görüş ve inanca sahip gruplar için de kullanılır. Tasavvuf cemaatine tarikat denmektedir.
Sosyoloji literatüründe ise cemaat kavramı, cemaatin üyelerinin ortaklaşa paylaştıkları bir şeye (genellikle ortak bir ideolojiye ya da bir kimlik duygusuna) dayanan, özel olarak oluşturulmuş bir toplumsal ilişkiler bütünüdür.
Bunların dışında çocuk korunma evleri vardır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde, çeşitli nedenlerle aile ortamından uzak kalan çocukların, ev ortamına benzer bir yapıda, bakım personelinin gözetiminde, sevgi ve ilgi içerisinde yetişmelerini sağlayan kurumlardır. Genellikle en fazla 7 çocuğun bir arada yaşadığı, 18 yaşına kadar kalınabilen bu evler, topluma entegre bireyler yetiştirmeyi amaçlar.
Çocuk evlerinde, arkadaşlık, komşuluk, mahalle gibi kavramlar ile toplumsal örf ve adetlerimizi, ahlak ve değerlerimizi yaşayarak toplumla iç içe yaşamın gereklerinin öğrenilmesi ve toplumsal hayata etkin katılımının sağlanarak kendine güvenen, geleceğe umutla bakabilen çocukların yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Çocuk evleri sitesi hizmeti ile, çocukların aile modeline benzer bir ortamda dini bilgiler verilerek, yetiştirilerek temel güven duygusunun kazandırılması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
Bu Yönetmeliğin amacı, haklarında korunma veya bakım tedbir kararı bulunan 0-18 yaş arası çocuklar ile korunma veya bakım tedbir kararı devam eden 18 yaş üzeri gençlerin temel gereksinimlerini karşılamak, fiziksel, duygusal, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli mesleki müdahaleleri gerçekleştirmek, aile ve yakın çevrelerine dönmelerini veya bir sonraki sosyal hizmet modeline hazır hale gelmelerini sağlamak amacıyla açılan Bakanlığa bağlı çocuk bakım kuruluşlarının ve hizmet birimlerinin çalışma usul ve esasları ile hizmet standartlarının belirlenmesidir.
Çocuk bakım kuruluşları:
Korunma ihtiyacı olan çocukların bakım ve barınma ihtiyacının karşılandığı ev tipi sosyal hizmet birimlerinden olan çocuk evlerinin bağlı olduğu çocuk evleri koordinasyon merkezleri ile aynı yerleşkede bulunan birden fazla ev tipi sosyal hizmet biriminden oluşan ve çocukların psikososyal ihtiyacına veya suça sürüklenme durumuna göre ihtisaslaştırılan çocuk evleri sitelerini, korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı, mesken niteliğindeki yatılı ev tipi sosyal hizmet birimlerini, korunma ihtiyacı olan ve Bakanlık tarafından gözetim altına alınan çocuklar hakkında yapılan ilk değerlendirme hizmetleri ile uygun hizmet modeli belirleninceye kadar veya çocukların yasal temsilcilerine teslim edilmelerine kadar geçen sürede barınma ve temel gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik işlemleri, kuruluşlarda verilen hizmetlerin verimini artırmak ve çocukların hizmete ve yönetime katılımlarını sağlamak amacı ile kendi aralarında yılda bir kez yapılan seçimle yetki verilen çocuğu, Korunma veya bakım tedbiri kararı devam eden 18 ila 25 yaş aralığında olan bireyi, hizmet birimine veya çocuk bakım kuruluşuna kabul edilen her bir çocuğun uyumunu sağlamak, takibini yapmak, uygulama ve mesleki çalışma planlarını psikososyal destek programı çerçevesinde hazırlayarak yürütmek, vaka sunumu yapmak, çocuğun aile ilişkilerini, sosyalleşme ve yaşam becerilerini, öz bakım ve özgüven yeterliliğini geliştirmek, eğitimini yönlendirmek, desteklemek ve çocuğun aldığı sağlık hizmetlerinin sonuçlarını izlemek konularında sorumlu sosyal çalışma görevlisi bulunmaktadır.
Çocuk/Sevgi Evleri, çeşitli nedenlerle ailesinde ayrı kalan çocukların devletin gözetiminde barındığı ve eğitim öğretim ihtiyacının karşılandığı kurumlardır. Bu kurumlarda verilen din eğitiminin niteliği, veriliş yöntemleri ve eğitim sürecinde karşılaşılan sorunların çözümü, korunma ihtiyacı olan bu çocukların geleceğe hazırlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü aile eğitiminden yoksun kalan bu çocuklara mümkün olduğu ölçüde ailenin yokluğunu hissettirmemek ve onları sağlıklı bir şekilde geleceğe hazırlayıp topluma kazandırmak ancak eğitimle mümkündür.
Söz konusu çocukların geleceğe donanımlı bir şekilde hazırlanması sürecinde genel eğitim yanında din eğitiminin de önemli bir rolü vardır. Çünkü din eğitimi, bireyin kendini tanıması, inanç ve değerler konusunda bilgi sahibi olması, hayatı anlamlandırması, ahlaki gelişim ve topluma uyum sağlama konusunda gerekli olgunluğa sahip olması açısından son derece önemlidir.

