Kazım Koca
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÜRESEL SAVAŞ TEHLİKESİ KAPIDA

KÜRESEL SAVAŞ TEHLİKESİ KAPIDA

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu günlerde insanlık adeta kendi sonunu hazırlamak için bilerek veya bilmeyerek yoğun bir gayretin içinde olduğu görünüyor. Bu anlamda bizi bekleyen en büyük tehlikelerden biri küresel ölçekli savaştır. Dünya nüfusun yarısından fazlasını yok etmenin konuşulduğu bu günlerde, biyo teknoloji sayesinde insanlık sağlıkta ve İdarede yeni bir dönüşüm içinde olduğu kesin, aynı anda belirsiz bir zaman dilimi içinde akıp gidiyor. İnsanlık için hiç iyi bir şey olmayan bu durum. Öncesinde Başta Türkiye olmak üzere, Orta Doğuda yaşanan ve hiçbir zaman bitiremeyecekleri çatışma ortamından. Öncelikli gördükleri coğrafyaların başında Kafkasya ve Türkistan üzerinden Avrasya’yı kaplayacak kavga an meselesi. Daha yakın zamanda Suriye ve Lübnan’dan sonra sırada Irak, İran, Azerbaycan ve Rusya’da rejim değişiklikler içinde oldukları biliniyordu. Öteden beri zaten konuşuluyordu ve zamanın gelmesini bekleniliyor. Bu plan. Kafkasya Çeçenistan, Dağıstan ve İnguşetya dan sonra Türkistan ve Çin sınırlarında yeni ayaklanmalar için çoktandır hazırlıklar yapılıyor. Çok uzun olmayan zaman dilimin de. Sıra uygulamaya gelecek gibi.

Küresel gelişmeler ile ilgili en hızlı alarm veren husus Üçüncü Dünya Savaşı’nın yaklaşmasını dillendirilmesinin olması. En büyük tehlike olduğu unutmamalıyız. Trump ilk defa Gazze deki savaş ABD dış politikasıdır. Artık nasıl ve ne kadar devam edeceğine kararı ABD tarafından verilecek olmasından rahatsız olan.  Çin ve Kuzey Kore de Eylül ayında gerçekleştirdikleri askeri geçit törenlerinde üçüncü Dünya savaşına hazır olduklarını göstere göstere silahlarını tanıtmaları. Çin, ABD’yi vuracak füzelerini açıkça teşhir etmesi. Ancak geliştirdiğimiz daha üstün savunma teknolojilerini göstermedik. Demeye getiriyorlar. ABD ise Çin’in saklı teknolojileri ile ne yapabileceklerini görmek ve Çin silahlarına karşı ne tür silah geliştirebilirim ve nasıl savunma yapabilirim kendi sistemlerine yansıtmak için kurdun avını bekler gibi gözleri Çin nin üzerinde ve pusuda bekliyor. Böyle bir savaşın ABD tarafından 2040 olarak planlandığını söylemin yanı sıra Çin son Komünist Parti Kongresi’nde Tayvan’ın 2027’e kadar ilhak planını açık bir şekilde dünyaya duyurdu tam olarak zaman vermedi ancak savaş öne çıkabileceğini gizlemden dile getirdi. Ukrayna ve Gazze için 7/24 saat silah ve mühimmat üreten Batılı, Ülkeler. Henüz büyük savaşa yönelik silah ve mühimat birikimi yapamadıkları ihtiyacı olanı tamamlamak için zamana ve paraya ihtiyaçlarım olduğu bu sureyi kazanmak için yoğun gayreti içindeler. Ukrayna’da test ettikleri teknolojilerini, Çin ile yapılacak Akıllı Savaşa tam olarak emin değiller.  Daha üstün savunma silahları geliştirmek için yoğun çaba içinde oldukları açık açık söylüyorlar.

Bu aşamada ABD’nin üç kriteri var 1- içeride ekonomik ve sosyal istikrarı sağlamak 2- Çin ile savaşa hazır olmak 3- Yeni Orta Doğu’yu kendi menfaatlerine göre hazırlamak ve Nitekim Orta Doğu ile ilgili gelişmeler Trump’ın büyük planları ile ilgili. Öncelikle Körfez ülkelerinden ülkesinin ekonomisini kurtaracak maddi destek sağlamak daha açıkçası haraç alma peşinde olduğu kısa süre içinde herkes tarafında görüldü. Bu ülkeler trilyon dolarları aşan sözler verdiler ama henüz %10’unu verebildiler, hepsini vermeleri çok zor. Ama karşılığında Gazze de barış Planın yanı sıra uzaya ve mikroçip teknolojisine yatırım yapma ve pay alma sözü aldılar. Körfez Ülkelerinin istediği oldu; Gazze’de savaş durduruldu. Mikroçip üretimine ortak oldukları Uzay alanında pay sahibi oldukları görünüyor. Ancak savaşın durdurulmasının esas sebebi ise İsrail in yaptığı katliam nedeniyle artık dünyada dışlandığı bir ortamın meydana gelmesiydi. İşte GAZZE Barışı bunu yapıldı. Ancak İsrail in yaptığı soykırım yanına kar kaldı. Gibi Görünüyor.

Barış Planı’na İsrail neden razı oldu kapalı kapılar Arkasında ne gibi hesaplar yapıldı Çok net değildir. Öncelikle ABD’nin, Çin ile olan savaş takvimi sıkıştığı için Körfez parasına acilen ihtiyacı olduğundan İsrail’in artık ayak bağı olduğu ve bundan sonra olmaması için savaşın devam etmesini istemiyordu. ABD İki yeni politikası söz konusu; İran ile savaşı başka mecraya çekmek (Almanya, İran ile nükleer pazarlık yaparak oyalamayı üstlendi) ve yeni bir Orta Doğuyu dizayn etmek ve Netenyahu’nun İran takıntısından vazgeçmemiş olması, zaten barış anlaşmasında İsrail in imzası yok. Ama ona yeni bir savaş alanı tahsis edildi. Irak. İran en büyük hedef olarak gösterildi, Orta Doğu ile ilgili diğer gelişmelere ise İsrail’in Katar saldırısı bu ülkedeki Hamas liderlerinin vurulmasına yönelikti.  Sonuçta yüz yıldır bir araya gelmeyen Körfez Ülkeleri, olası saldırı karşısında korkup Trump’ın önünde saf tuttular. ABD’nin yeni Gazze Planı’na başvururken arkasında durdular.

Öncelikle Doğu Akdeniz enerji geliri daha önce %70 ABD %30 bulunduğu Ülkelere verilmişti 2025’te  %50-50 şeklinde yeniden revize etti. Burada

Diğer yandan, daha önce açıkladığı Gazze’de plaj yapmaktan ve Filistinlileri tahliye etmekten vazgeçti. Yeniden inşası tamamen Körfez Ülkelerine yükledi ve üstelik bu işlerden komisyon alacak kadar ileri gitti. Bu anlaşma, İsrail’in Gazze’nin münhasır ekonomik sahasındaki enerji rezervleri ve Süveyş kanalını es geçerek Akabe üzerinden Gazze’ye yeni bir deniz kanalı açma planından   Mısırın isteği üzerine bekletmeye aldı. İsrail’in buna nasıl razı edildiği belli değil ama bu plan istediğinde tersine çevirecek fırsatı her zaman olacak.

Ortadoğu’da. Batı’nın dikkatini üzerinde toplandığı diğer Ülke Lübnan. Hizbullah’ın silahsızlandırılması %50’ye ulaştı ama İsrail, %100’de ısrar ediyor. ABD, Orta Doğu’daki en büyük üssünü Irak’tan Lübnan’a kaydırıyor ve Avrupa da Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki çıkarları için Lübnan’ı kaybetmek istemiyor. Öte yandan, tıpkı Sol gibi artık Siyasal İslam da bitti. Hamas ve Hizbullah yok oluyor, Müslüman Kardeşler üç ya da dörde bölündü ama bittiklerini ilan edemiyorlar. Bakalım Batı yerlerine neyi koyacak

Özetle, Orta Doğu’da Büyük İsrail projesi devam ediyor, Büyük Kürdistan ise zaten sadece bir illüzyondu. Irak’ta çatışmalar başladığında Barzani yönetimi mutlaka bağımsızlık kartını da düşünecek ve belki de Türkiye ile birlikte hareket etmek isteyebilir kesin değil. Muhtemelen Büyük İsrail’in parçası olmak işlerine gelecektir. Irak’ın da elden çıkması ile İran artık ayakta kalamaz. İngiltere, Almanya ve Fransa, uzun zamandır İran içinde hazırlık yaptıkları biliniyor, hazırlıklar tamamlamak üzere ve artık molla rejimi için bir sona yaklaştığı gözüküyor…

Rusya’ya gelince; Trump, Rusları kaybetti ama kendisi öyle düşünmüyor. Batı istihbaratına göre, rasyonelliğini kaybeden Putin, Litvanya veya Polonya’ya müdahaleyi deneyebilir. Ama Rusların asıl korkuları Batının Türkistan’a (Orta Asya) yönelmesi. Zengezur kapısı hem Ruslar hem de Çinliler için jeopolitik güvenceyi temsil ediyor. Batı, uzun zamandır Avrasya’daki çatışma alanları için Büyük Avrasya Projesi hazırlıyor. Ruslar ve Çinlilerin de Kafkasya ve Türkistan için yeni askeri planları için boş durdukları sanmıyorum. Japonlar Moğolistan’a göz dikmiş durumda dumanlı bir havayı bekliyor gibi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda ne gibi hazırlık içinde bilinmez ya da ben bilmiyorum çünkü her şey sır. Beklemekten başka çare yok.

Görelim Mevlam ne eyler ne eylerse güzel eyler…

KÜRESEL SAVAŞ TEHLİKESİ KAPIDA
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481