Feodalite, yönetimin toprak üretimine dayalı olduğu, ekonomik, dini ve siyasal sisteme verilen isimdir. Feodalizm ya da derebeylik, başta Orta çağ Avrupası olmak üzere tarihin birçok evresinde rastlanan toplumsal, siyasal ve ekonomik bir örgütleniş biçimidir.
Feodalite kısaca, yurdumuzda, özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu’muzda toprakları ellerinde bulunduran toprak ağaları ile bu ağalara hizmet eden halkımızın yaşadıklarıdır.
‘Ağa’lık, toprak sahibi olmakla üzerinde yaşayan insan toplulukları üzerinde de hak sahibi olmayı, içerisinde yaşanan ülke demokratik bir yapıyla yönetilse bile sahip olunan toprak parçası üzerinde kurulan monarşik bir düzeni ifade eder. 21. yüzyılla birlikte ağalık sistemi yaygınlığını yitirse de varlığını halen sürdürmektedir.
Anlaşılacağı üzere geçmişte bölgede yaşanan ‘Ağa’lık sistemi esasen kaynağında despot bir yaklaşımın gizlendiği halk üzerindeki monarşik ve baskıcı yapılanmadan başka bir şey değildir.
Toplumsal gelişmeler ışığında ortaya çıkan yapı, şüphesiz toplumların ekonomik anlamda geçinme tarzlarına uygun olarak geliştirdikleri yaşam şekilleriyle doğru orantılıdır. Bu noktada feodalizm de ilkel tarım toplumlarından modern tarım toplumuna geçişin sosyal sistem açısından bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Daha çok örgütlü devlet sisteminin olmadığı yerde gelişen bu sistemde toplumsal sınıflaşma çok açık ve kesindir.
Toplumun büyük çoğunluğu tarımsal üretim yapan köylülerdir.
Özellikle de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ortaya çıkan ağalar, aynı zamanda aşiret reisleri olarak da kabul görmektedir. Başlıca bir reisten ve reisin yardımcılarından oluşan aile topluluğu genellikle diğer aşiretlere karşı kendi bölgelerini koruma adına oluşmuştur. Aşiret reislerine ağa diye hitap edilir. Aşiretin lideri, ya da ağası genellikle aşiret mensupları arasından seçilen güçlü ve saygın bir kişi tarafından yönetilir. Bilindiği üzere Türk kültüründe aile, toplumun temelidir. Ağalık sisteminin yapıtaşı olan aşiret de bu aile yapısına dayanmaktadır. Bu nedenledir ki, ait olduğu toplumda köklü ve sarsılmaz bir otoriteye sahip olmuştur. Cumhuriyet Dönemi toprak reformu ve modernleşme çalışmalarının da en önemli konularından biri olan bu sistem, kültürel yapının inşasında ve sürdürülmesinde büyük rolü olan kitle iletişim araçlarının her türünde geniş yer bulmuştur.
Türkiye’nin özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gün geçtikçe azalan bir eğilim gösterse de hâlen aşiret sistemi bazı ailelerde varlığını sürdürmektedir. Yurdumuzda aşiret ve buna bağlı olarak ağalık sistemi hala devam etmektedir. Evlenirken, Ağa’dan izin alınır. Ev yapmak için, yeni bir iş kurmak için Ağa’dan izin alınmak zorunluluğu halen mevcuttur.
Başlıca bir reisten ve reisin yardımcılarından oluşan aile topluluğu genellikle diğer aşiretlere karşı kendi bölgelerini koruma adına oluşmuştur. Aşiret reislerine ağa diye hitap edilir. Ayrıca, ağaların çoğu zengin ve güçlü ailelerden gelir geniş topraklara sahiplerdir. Aşiretin lideri ya da Ağa’sı genellikle aşiret mensupları arasından seçilen güçlü ve saygın bir kişi tarafından yönetilir. Aşiret lideri, aşiretin tarihinde ve kültüründe önemli bir role sahiptir. Aşiret içindeki anlaşmazlıkların çözümünde, aşiretin savunmasında ve diğer aşiretlerle olan ilişkilerde liderin etkisi büyüktür. Evlenirken, Ağa’dan izin alınır. Ev yapmak için, yeni bir iş kurmak için Ağa’dan izin alınmak zorunluluğu halen mevcuttur.
Ayrıca lider, aşiretin geleneksel değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma gibi sorumlulukları da üstlenir. Günümüz Türkiye’sinde aşiretler genellikle ülkenin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde varlıklarını sürdürmektedir.

