Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) Yatağan Şubesi Başkanı ve Türk-İş Muğla İl Başkanı Fatih Erçelik, Ankara Dikmen’deki TBMM kapısı önünde yaptığı basın açıklamasıyla enerji arz güvenliği ve yerli kömürün önemine dikkat çekti. Erçelik, kamuoyunda tartışmalara yol açan Maden Kanunu değişikliğiyle ilgili “Zeytinlik alanlar yok ediliyor” şeklindeki söylemlerin gerçekle ilgisi olmadığını vurguladı.
“Enerji Arz Güvenliği Ulusal Güvenlik Meselesidir”
Fatih Erçelik, Türkiye’nin enerji arz güvenliği sorununun giderek daha kritik bir hale geldiğini belirterek, yerli kaynakların kullanımının yalnızca ekonomik değil, ulusal güvenlik açısından da zorunlu olduğunu söyledi. “Enerji bağımsızlığı bir tercihten öte ulusal güvenlik meselesidir” diyen Erçelik, ithalata bağımlılığı azaltacak her adımın stratejik önemde olduğunu ifade etti.
“Zeytin Katliamı Söylemleri Gerçek Dışı”
Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “Zeytin katliamı” söylemlerine sert tepki gösteren Erçelik, Türkiye’de 200 milyondan fazla zeytin ağacı bulunduğunu, düzenlemenin ise sadece 80 bin ağacı kapsadığını ifade etti. “Bu sayı, Türkiye’deki zeytin varlığının yüzbinde biri. Üstelik taşınacak bu ağaçların yerine yeni zeytinlik sahaları kurulacak. Ağaç varlığımız bırakın azalmayı, artacak” diye konuştu.
Erçelik ayrıca, “Zeytincilik bitecek” söylemlerinin bilinçli bir manipülasyon olduğunu ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu kaydetti.
Santraller Bölgenin Can Damarı
Muğla’da 40 yıldır faaliyette olan Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santrallerinin, yalnızca enerji üretiminde değil, bölge ekonomisinin ve istihdamın da ana unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Erçelik şu bilgileri paylaştı:
Santraller ve bağlı işletmelerde 4 bin 500’den fazla kişi doğrudan çalışıyor.
Yaklaşık 100 bin kişiye dolaylı olarak iş ve gelir sağlanıyor.
Santraller, Güney Ege’nin elektrik ihtiyacının %85’ini karşılıyor.
“Enerji Krizi Yaşamak İstemiyoruz”
Avrupa’da son yıllarda yaşanan enerji krizlerine de değinen Erçelik, “Enerji arz güvenliği sadece ekonomik değil, sosyal ve güvenlik açısından da kritik önemdedir. Bugün burada sesimizi yükseltmezsek, yarın enerji yokluğu nedeniyle sanayi durur, evler karanlıkta kalır” ifadelerini kullandı.
“Bilimsel ve Kontrollü Taşıma Yapılıyor”
Maden Kanunu’nda yapılan düzenlemenin sadece Muğla’daki üç termik santral sahasında uygulanacağını belirten Erçelik, “Bu geçici ve kontrollü bir izin mekanizmasıdır. Taşınabilirliği mümkün olan zeytin ağaçları bilimsel raporlarla uygun alanlara taşınıyor. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi bu yöntem Türkiye’de de başarıyla uygulanıyor” dedi.
Erçelik, Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından Hüsamlar sahasında bugüne kadar taşınan 620 zeytin ağacının yüzde 97’sinin yeni yerlerinde sağlıklı şekilde yaşamını sürdürdüğünü de kaydetti.
“Enerjiyle Tarım Birlikte Yürütülebilir”
Erçelik konuşmasının devamında şunları söyledi:
-“Tarım ve enerji birbirinin alternatifi değil, birlikte uyumlu bir şekilde yönetilebilir. Bugün Türkiye’de elektrik üretiminin yüzde 36,6’sı kömürden sağlanıyor ve bunun yüzde 14’ü yerli kömürle karşılanıyor. 2024 yılında yerli kömür üretimi sayesinde 3,5 milyar dolarlık dış ticaret açığı önlendi, 9 milyar metreküp doğalgaz ithalatının önüne geçildi. Bu katkı asla göz ardı edilemez.”
“Amacımız Hem Doğayı Hem Emeği Korumak”
Fatih Erçelik, TES-İŞ Sendikası olarak doğayı da emeği de koruyan, enerji arz güvenliğini ve istihdamı sürdüren bir dengeyi savunduklarını vurguladı. “Maden ve zeytincilik birlikte mümkündür” diyen Erçelik, tüm kamuoyuna, bölge halkına ve ilgililere şu çağrıyı yaptı:
-“Bilimsel verilerle yürütülen, sürdürülebilir madencilik ve enerji yatırımları; toplumsal refah, bölgesel kalkınma ve ulusal enerji bağımsızlığı için elzemdir. Doğru planlama, şeffaflık ve ortak akıl ile Türkiye’nin enerjisini, doğasını ve üretimini birlikte koruyacağız.”
“TBMM’den Taleplerimiz Net”
Fatih Erçelik açıklamasının sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundukları talepleri şu başlıklarla sıraladı:
Enerji arz güvenliği için yerli kaynakların kullanımı desteklenmeli.
Maden Kanunu düzenlemesi uygulanırken çevresel denetimler sıkılaştırılmalı.
Zeytin ağaçlarının taşınması ve yeni alanların oluşturulması yasal güvence altına alınmalı.
Bölge halkının istihdam ve yaşam hakkı korunmalı.
Basın açıklaması, sendika üyelerinin ve destekçilerin alkışlarıyla son buldu.



