“Tasarruf sahibi, yönetemediği süreçlerin bedelini ödeyen taraf hâline gelmemelidir!”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Muğla İl Temsilcisi Yeminli Mali Müşavir Mehmet Kubilay Özcan son günlerde, sermaye piyasalarında adeta deprem etkisi yaratan yatırım fonlarına ilişkin yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Bu yaşananları yalnızca sermaye piyasalarını ilgilendiren teknik bir konu olarak değerlendirmenin doğru olmayacağına vurgu yapan Özcan; “yaşanan süreç, tasarruflarını yatırım fonlarında değerlendiren çok sayıda vatandaşımızı, finansal sistemi ve piyasalara duyulan güveni doğrudan ilgilendirmektedir” dedi.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun da yaptığı açıklamalarda, yatırım fonları alanındaki düzenlemelerin yatırımcı tasarrufunun korunması, güvenin sağlanması, şeffaflığın artırılması ve fonlar üzerinden manipülasyon imkânının sınırlandırılması amacı taşıdığını belirten Özcan, gelinen sürecin bazı fonların düşük fiili dolaşıma sahip paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini, 2022 yılında kurulan bir fonun 2026 yılına kadar 40.000 kat değerlenmesini hayatın olağan akışıyla açıklanamayacağını söyledi.
Yaşananların ardından bazı yatırım fonlarının tasfiye süreçlerine ilişkin kararlar alındığını ve yatırımcıların haklarının korunmasının hayati önemde olduğunu ifade eden YMM. M. Kubilay Özcan, SPK’nın 21 Eylül 2026 tarihli son açıklamasıyla tasfiye usulündeki üç aylık süreyi altı aya çıkardığını, bunun fon varlıklarının piyasa koşulları gözetilerek mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkân sağlamak amacıyla yapıldığını belirtti.
Tasarruf sahibi, öngöremediği ve yönetemediği süreçlerin bedelini ödeyen taraf hâline gelmemelidir diyen Özcan; “vatandaşlar yatırım kararlarını yürürlükteki mevzuata, fonların ilan edilmiş yatırım stratejilerine, kamuyu aydınlatma belgelerine ve finansal sistemin düzenleyici-denetleyici yapısına güvenerek vermektedir. Bu nedenle yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması kadar; alınacak kararların açık, anlaşılır, zamanında ve öngörülebilir biçimde kamuoyuyla paylaşılması da büyük önem taşımaktadır.” dedi.
Finansal piyasalarda güvenin tesis edilmesi yıllar alırken, bu güvenin zedelenmesinin çok kısa sürede gerçekleşebildiğinin altını çizen Özcan, yaşanan gelişmelerden çıkarılması gereken temel sonucun; denetimin daha etkin, kamuyu aydınlatmanın daha güçlü ve yatırımcıyı koruyan mekanizmaların daha işlevsel hâle getirilmesi gereği olduğunu ifade etti.
Özcan; “Yeminli Mali Müşavirler olarak bizler mali sistemin şeffaflığına, hesap verebilirliğine, hukuki güvenliğe ve ekonomik hayatın sağlıklı işleyişine katkı sunan bir mesleğin mensuplarıyız. Bu nedenle konuyu yalnızca yatırımcıların bireysel mağduriyetleri açısından değil, finansal sisteme duyulan güvenin korunması açısından da önemsiyoruz. Temennimiz; devam eden süreçlerin yatırımcıların hak ve menfaatlerini azami ölçüde koruyacak şekilde, şeffaflık ve hukuki güvenlik ilkeleri içerisinde ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasıdır” dedi.

“Tasarruf sahibi, yönetemediği süreçlerin bedelini ödeyen taraf hâline gelmemelidir!”
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.