Öncelikle yazımıza bir bilgi ile başlayalım.
T.C. Anayasası’na göre sahiller ve plajlar halka kapatılamaz. Anayasa’nın 43. maddesi, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve herkesin kıyılardan eşit ve serbestçe yararlanma hakkına sahip olduğunu belirtir. Kıyılardan yararlanma, kamu yararı gözetilerek sınırlı şekilde düzenlenebilir, ancak genel olarak halka kapatılması anayasaya aykırıdır.
Fakat dün bir haber gördüm Milas Zeytinlikuyu Plajı’nda çadırlar şikayet edilmiş, çadır ve karavanların halkın denize girmesine engel olduğu ve çevreyi kirlettiği konu edilmiş saygı değer belediyemizde hemen halkına kulak vermiş ve çadırları kaldırın uyarısı yapmış.
Peki ama hakikat öyle mi? Gelin biraz irdeleyelim.
Öncelikle çevreyi kirletme çadırlara ya da karavancılara has bir durum değil, toplum olarak pis bir toplumuz yatların koylara çöplerini bıraktığı, otellerin arıtmadan bütün pisliğini denize akıttığı Bodrum Milas bölgesinde, arabanın camından sigara paketini atan, camı açıp yere balgamını atan, yolda yediği çekirdeği etrafa fırlatan v.s bir toplumda bir zümreye top atıp işin içinden çıkamayız. Önce bu gerçekliği kabul edelim. Onun yanı sıra ben eminim ki o şikayeti yapanlarda, o çadırlar, o karavanlar kalksın diyenlerde, çadırları kaldırın diyen zabıta ve ona talimat veren başkanda en az o kadar çevreyi kirletiyordur.
Benimde sıkça gittiğim Zeytinlikuyu’da öyle yerel halkın suya giremeyeceği derecede bir karavan ve çadır durumu da yok.
Bazıları sahilleri babalarının malı sanıyor siteler kendilerine özel plaj alanı ilan etmişler, oteller keza öyle halbuki başta da paylaştığım bilgiden anlaşılacağı gibi bu konuda hem bu sessiz işgali yapanlar hem merkezi hükümet hem de yerel yönetimler anayasayı çiğniyor gereğini yapmayarak!
Peki gereği nedir?
Mesela Cennet Koyu Mehmet Cengiz, Bülent Eczacıbaşı ve Çağdaş Holding’in elinden alınmalı otellerin ve sitelerin plajları kapatması durumunda gerekli kanun hükümleri tavizsiz uygulanmalı.
Ama burada dönen rant ve menfaat siyasilere tatlı geliyor bütün mesele bu.!
Halk birbirini yemiş önemli mi?
Sayın Yerlikaya, Sayın Aras, Sayın Topuz gibi sorumluluk sahibi olması gerekenleri cevap vermeye ve gereğini yapmaya çağırıyorum.
Elbette bir yerde çadırlardan, karavanlardan adım atılamıyorsa bu da işgaldir. Ve gereği yapılmalıdır.
Ancak Zeytinlikuyu, Kıyıkışlacık gibi yerler için bu durum geçerli değilken,
3 tane çadır kuran garibana el bel dil uzatmak ahlaksızlıktır.
Sayın Şimşek milletin boğazından son lokmayı vergi ile almak yerine buraları işgal edenlerden bu paraların yüzlerce katını ceza olarak tahsil edebilir. Bu sayede bir kerede zenginden almış olur vergiyi fakire vermese de… Hem de bizde İngiltere kolonisi olmadığımızı hissederiz sayesinde belki malum millet yerine oralarda birilerine hesap veriyor yerel halk diyerek!!!
Sayın Topuz önce Milas’ın yol sorunu gibi temel sorunlarını çözsün…
Sayın Aras önce Bodrum’a nasıl su sorunu yaşattığını anlatsın sonra Muğla için hizmet etsin.
Sayın Yerlikaya illegal terör örgütleriyle yaptığı mücadeleyi bir de legal terör örgütleri ile yapsın.
Sonuçta anayasaya aykırı biçimde sahilleri kendine kapatan iş adamlarının, otellerin, sitelerinde bu faaliyetleri birer terör faaliyetidir. Altında imzası olanlarda teröristtir.
Artık sahillerimizden elinizi eteğinizi çekin!
Daha mutlu bir insanlık için hep birlikte mücadeleye devam sevgili gönül dostları…

