İnsanlık tarihi boyunca insanoğlu hep bir arayış içinde olmuştur.
Kimi zaman bu arayış maddi nedenlerle olurken kimi zamanda manevi sebeplerle olabilir.
İçinde yaşadığımız dünyada günümüzün yeni arayışlarına şahitlik ediyoruz.
Mesela kimileri uzayda yaşam var mı diye bunu sorgularken, kimileri daha teknolojik silahlar arayışında, kimileri ise daha fazla konfor ya da birileri sınırsız özgürlük arayışında…
İnsanoğlunun doyumsuzluğunu da hesaba katınca bu arayış nasıl bir savaşa dönüyor onu da tasavvur etmek zor değil.
Gelelim bize son zamanlarda neredeyse her gün bazen günde birkaç defa yeni bir infial yaşıyoruz. Terör, cinnet, intihar, cinayetler, silahlar, yalanlar, dolandırıcılıklar…
Evladımız Sıla, Narin kızımız derken şimdi birde yeni doğan çetesi diye bir yapının yaptıklarını konuşuyoruz.
Şimdi bu olaylar kamuoyuna yansıyınca bir takım klişe açıklamalar duyuyoruz elbette ardından göstermelik birkaç tutuklama.
Biraz irdelediğinizde bütün bunların altında siyaset, bürokrasi çıkıyor ve tabi pis pis kokular yayılıyor sonuçta da üstü hemen kapatılıyor.
Mesela bu yeni doğan çetesi 30 senedir var olan bir çete değilse zaten bu boşluğu mevcut iktidar döneminde elde etmiş demektir. Peki sağlık bakanlığı, mit ve emniyet bu çetenin bulduğu boşluğu zamanında neden kapatmamıştır. Bırakın daha erken fark edilmesini ve müdahalenin yapılmasını bu boşluk neden bırakılmıştır.
Akla gelen bir başka soru da mesela bu soruşturma sonunda biz bürokraside siyasette bazı isimlerin bedel ödediğini görebilecek miyiz yoksa göstermelik birkaç tutuklama mı olacak?
Mesela Polatlar, Candan kardeşler gibi bir sonuçla mı karşılaşacağız.
Bütün bunların dışında asıl gelmek istediğim konu ise şu hepimiz arayıştayız. Özellikle bu son olaylardan sonra herkes Merhamet, Ahlak, Liyakat, Vicdan arayışında. Burada ciddi bir problem var bu arayışımız hep başkasında yani Ali’de vicdan yok, Mehmet’te liyakat yok, Baran’da ahlak yok, onda merhamet yok, bunda bilmem ne yok.
Anladık yok yok ta yahu hiç kendine baktın mı sende ne var ya da ne yok.
Zira her şeyi arıyoruz her yerde ama bir kendimizde aramıyoruz.
Bunu neden önemsiyorum. Zira bu insanlar gökten zembille inmiyor, ya da ithal etmiyoruz içimizden çıkıyorlar. Yani bozukluk bizde kardeşim bunu anla…
Eğer biz güzel ahlaklı olur, merhamet ve vicdan sahibi olursak, liyakatli olmaya çabalarsak bu sorunlarda hızla ortadan kalkacaktır.
Ne diyor atalarımız kapının önünü temiz tutarsan sokak kirlenmez.
Gerçi balık hafızalı bizler bunları da unuturuz oda ayrı mesele daha çoktan Polatları, hatta Sıla bebeği bile unutmadık mı?
Yada Sur’daki cinayetleri, Narin yavrumuzu…
Günlük siyasi polemiklerin dışında kalarak toplumsal vicdanı ortaya koyabilmek için bireysel merhamet ve vicdanımızı gözden geçirmeliyiz.
Tabi birde samimiyetimizi zira toplum olarak samimiyetsizlik hastalığımız var.
Bir vaka karşısında anlık olarak duygusal tepkiler veriyoruz ancak hadi taşın altına elimizi koyalım deyince ya işimiz var ya çişimiz,
Ya rahatımız bozulacak ya konforumuz kaçacak korkusu yaşıyoruz ya da farklı onlarca bahaneye sığınıyoruz.
Ne diyelim hakkımızda hayırlısı.!

