Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Milas’ta basın toplantısı düzenledi. Gelecek Partisi İl Başkanı Murat Sodra ile Milas İlçe Başkanı Burhan Sönmez’in de eşlik ettiği toplantıda konuşan Özdağ, milletvekili ve belediye başkanı transferlerinin halkta “sandığa gitmenin bir anlamı yok” algısı yarattığını söyledi. Hükümete sert sözlerle yüklenen Özdağ, Muğla’nın ihtiyaçlarının acilen çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Milas’ta düzenlediği basın toplantısında hem ülke siyasetine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu hem de Muğla’nın acil çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdı. Parti değiştiren milletvekillerini “siyasi ahlaksızlık” olarak nitelendiren Özdağ, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirterek milletvekilliğinin düşürülmesini önerdi. Özdağ ayrıca, merkezi hükümetin muhalefet belediyeleri üzerinden Muğla halkını cezalandırdığını iddia ederek, kentin su ve ödenek sorunlarına acil çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında, milletvekili transferlerini sert bir dille eleştiren Özdağ, bir partiden seçilen milletvekilinin başka bir partiye geçmesinin seçmenin oyunu hiçe saymak anlamına geldiğini belirtti. Bu durumun halkta “sandığa gitmenin bir anlamı yok” algısı yarattığını söyleyen Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçmişteki sözlerini hatırlatarak bu transferlere bir son vermesi çağrısında bulundu. Özdağ, çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi: “Bir milletvekili partisinden istifa ediyorsa bağımsız kalabilir ama başka partiye katıldığı gün milletvekilliği düşmeli ve ardından en çok oy alan kişi parlamentoya gelmeli. Belediye başkanlığında da belediye başkanları partileriyle anlaşamayabilirler. Kendilerine gayriahlaki teklifler yapılabilir. Bağımsız kalabilirler. Başka partiye katıldıkları gün belediye başkanlığı düşmeli. O partinin belediye meclis üyeleri kendi içlerinden birini belediye başkanı seçmeli. Bakın tüm belediye meclis üyeleri değil . Belediye meclisi belki de başka partinin çoğunluğundadır. Onlar kendinden birini seçer. O da seçmenin iradesi değil. Orada belediye başkanlığında bir kişiye teveccüh edilmiş. Onun için bunlarla ilgili olarak kafa yoracağımız bir sistemin getirilmesi lazım.” diye konuştu. Özdağ, hem iktidarı hem de ana muhalefet partisini bu tür transferleri yapmamaları konusunda uyardı.
“Grup Başkanvekilliği çok zor”
Özdağ, Gelecek, Saadet ve Deva Partisi milletvekilleri ile kurulan Yeni Yol Partisi’nden yine aynı şekilde bazı kişilerin AK Parti’ye katıldıklarını belirterek, “Bazı kişiler de Cumhuriyet Halk Partisi’ne katıldılar. Bu da doğru değil. Ben buradan da ana muhalefet partisini uyarıyorum ve diyorum ki bu transferleri yapmayın. Otursunlar bağımsız olarak arkada. Hatta mümkünse bizim grubumuzu kimse bozmaya çalışmasın. Bizim grubumuz bozulursa Yeni Yol Partisi’nin grubu düşerse diğer partilerin işleri çok zorlaşır. Bizim yaptığımız muhalefet çok yapıcı bir muhalefet. İhya edici, inşa edici, uyarıcı ve sarsıcı muhalefettir. Ve iktidar partisinin en fazla çekindiği grup, bizim grubumuz. Açık ve net söylüyorum. Sorabilirsiniz, gelip görebilirsiniz. Ve bizim belki bize oy olarak yansımıyor ama kararsızları çoğaltıyoruz biz. Yeni yol grubu olarak kararsızları çoğaltıyoruz.” diye konuştu.
Özdağ sözlerini şu ifadelerle devam etti:
-“Bu süre içerisinde Selçuk Özdağ olarak ben grup başkanı ve grup başkanvekili olarak çalıştım. Muğla’ya daha çok gelmek isterdim. Gelemiyorum. Neden derseniz grup başkanlığı ve grup başkanvekilliği çok zor. Sabah 9-10 civarı parlamentoda oluyorum. Gece saat 1’de, 2’de, 3’te, 4’te, 5’te evime dönebiliyorum. Ertesi gün hayat devam ediyor. Gelen yasaların tamamını görmem lazım. Komisyondaki arkadaşlarımızın muhalefet şerhini hazırlamalarını istiyorum.”
-“Geçen sene 550 sayfa muhalefet şerhi yazdık. Şimdi bizim partimizden istifa edip bağımsız kalan Selim Temurci, o 550 sayfalık muhalefet şerhine imza atmadığı için de 550 sayfalık muhalefet şerhimiz çöpe gitti. İmza atmadığı için de onu veremedik. Bu da bir siyasi ahlaksızlıktı. Bu da bazı şeyleri bahane ederek buraya imza atmadı. İktidar partisine şirinlik muskası yazmak istedi. 550 sayfa hazırlıyorsunuz. Bunu 3 ay içerisinde hazırlıyorsunuz. Bir yandan komisyonları takip ediyorsunuz. Bakanların bütçelerini takip ediyorsunuz. Yazılı gönderdiklerini, sözlü yaptıklarını, soruları buna göre bir muhalefet şerhi yazıyorsunuz. Arkadaşlarımız günlerce çalışıyor orada. Zor işler yapıyoruz. Yapmak mecburiyetindeyiz. O nedenle Muğla’ya geliş ve gidişlerimiz biraz azaldı. “
– Muğla’nın hemen hemen her ilçesine gitmeyi, her yerde de bir basın toplantısı yapmayı düşünüyoruz. Birincisini Bodrum’da yaptık. İki Milas, 3 Fethiye, 4 Muğla merkez olmak üzere. Ardından da gittiğimiz ilçedeki gazetecileri mutlaka, odaları mutlaka ziyaret ediyoruz. Partileri mutlaka ziyaret ediyoruz. Bir yandan odalarla, esnafın, işçinin, çiftçinin, memurun görüşlerini alıyoruz. Derneklerle, sendikalarla görüşüyor, bir diğer yandan da vatandaşa hal hatır sorarak da ziyaret ediyoruz.
Muğla’nın Öncelikli Sorunları: Su, Ödenek ve Ulaşım
Muğla’yı “dünyanın dört mevsimi aynı anda yaşayan üç şehrinden biri” olarak tanımlayan Özdağ, böylesine özel bir şehrin merkezi hükümet tarafından ihmal edildiğini savundu. Hükümete, “Bu şehrin belediye başkanlarını değil, bu şehrin halkını cezalandırıyorsunuz” diyerek seslendi. Kentin en öncelikli sorununun su ihtiyacı olduğunu belirten Özdağ, acil eylem planı hazırlanması gerektiğini söyledi.
Özdağ’ın gündeme getirdiği bir diğer kritik konu ise belediye ödenekleri oldu. Muğla’nın 1 milyon 50 bin olan resmi nüfusunun yaz aylarında 4,5 milyona ulaştığını ancak merkezi hükümetten gelen ödeneğin resmi nüfusa göre verildiğini belirtti. Bu durumun belediye hizmetlerinde (çöp, su, temizlik vb.) büyük aksaklıklara yol açtığını ifade eden Özdağ, “turizm bölgelerindeki belediyelere, yaz nüfusuna göre ek ödenek verilmesini” öngören bir kanun teklifi verdiğini ve tüm milletvekillerinden destek istediğini açıkladı.
Ulaşım konusunda ise Ankara-İzmir hızlı tren projesinin Muğla’ya uzatılması ve mevcut karayollarının üç gidiş-üç geliş olacak şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Dış Politika ve Hükümet Eleştirisi
Hükümetin dış politikada sürekli savrulduğunu iddia eden Özdağ, Yunanistan tarafından işgal edilen 18 adaya sessiz kalındığını, İsrail’e karşı ise “içeriye başka, dışarıya başka konuşulduğunu” söyledi. İktidarın “üç Y” (Yoksulluk, Yasaklar, Yolsuzluk) ile mücadele vaadiyle gelip 24 yıl sonra ülkeye “dört Y”yi (Yoksulluk, Yasaklar, Yalanlar ve Yolsuzluk) getirdiğini savundu. Tüm muhalefet partilerini, “tam ve kâmil manada demokrasiyi inşa edecek parlamenter sistemi getirmek için” ortak hareket etmeye çağırdı.
2 yılda rekor performans
Parlamentodaki çalışmalarını rakamlarla özetleyen Özdağ, milletvekillerinin hükümeti denetleme mekanizmasının önemine dikkat çekti. İki yıllık yasama döneminde 284 soru önergesi, 44 araştırma önergesi ve 22 kanun teklifi verdiğini açıklayan Özdağ, meclis kürsüsüne tam 232 defa çıkarak rekor bir performansa imza attığını belirtti. Ayrıca parlamentoda 56 basın açıklaması yaptığını ve yurt içi ile yurt dışında yaklaşık 790 medya programına katıldığını ifade etti.
Bu denetim çabalarına rağmen hükümetten yeterli yanıt alamadıklarından şikayet eden Özdağ, bakanların soru önergelerine 15 gün içinde cevap vermesinin anayasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Bu kurala uymayan bakanların bir gün “keser dönecek, sap dönecek ve hesap dönecek” diyerek Yüce Divan’da yargılanabilecekleri uyarısında bulunduğunu söyledi. Milli Savunma Bakanı’na NATO bütçesine Türkiye’nin neden gayri safi milli hasılasının %5’ini verdiğini sorduğunda, “Trump amcanız öyle istedi, biz de kabul ettik” mealinde tek cümlelik bir cevap aldığını belirterek, verilen yanıtların ciddiyetsizliğini eleştirdi.
Ören Yolu acilen yapılmalı
Özdağ, Ören yolunun bir an önce yapılması gerektiğini belirterek, geçtiğimiz günlerde ölüm tehlikesi atlattıklarını ifade etti. “Ören güzelleşen bir yer.” diyen Özdağ, “Geçenlerde yine ölümcül kaza oldu. Geçenlerde biz de başkanlarımızla beraber, tehlike yaşadık. Ören yolunun 3 gidişli bir yola çevrilmesi gerekiyor. Yabancı turist yol olursa gelir. Yerli turisti de kaybederiz. Birkaç defa tehlike atlattık. Şoförümüz dikkatli olmasa uçuruma düşecektik. Karşı şeritteki araç çok hızlı geliyordu. Biz ne kadar temkinli gitsek de çukura düşünce ölüm tehlikesi yaşayacaktık.” diye konuştu.
Özdağ ve beraberindeki heyet, daha sonra Milas programı kapsamında çeşitli sivil toplum kuruluşu ve protokol üyelerini ziyaret etti.


