Milas’ın Zeytini Bol, Üreticinin Umudu Az!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dalda ürün var, tarlada emek var… Peki üreticinin cebinde ne kalacak? Milas’ın zeytinliklerinde bu yıl farklı bir görüntü var. Memecik zeytininin dalları, var yılının bereketiyle dolu. İlçe merkezi ve kırsal mahallelerde zeytinliklere baktığınızda, ağaçların üzerinde kendini gösteren ürün miktarı, üretici açısından ilk bakışta umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Üstelik bu bereket, Milas’ın yalnızca tarımsal üretimi açısından değil, ekonomik hayatı açısından da önemli. Çünkü Milas denildiğinde akla gelen değerlerin başında Memecik zeytini ve bu zeytinden elde edilen, coğrafi işaretle tescillenmiş Milas zeytinyağı geliyor.

 

Kasım ayında yeniden düzenlenmesi beklenen Uluslararası Milas Zeytin Hasat Şenliği de bu değerin yalnızca ilçenin değil, ülkenin ve dünyanın dikkatini çektiğini gösteriyor.

Ancak zeytinliklerde görünen tablo ile üreticinin anlattıkları arasında dikkat çekici bir fark var.

 

AĞAÇLAR DOLU… ÜRETİCİNİN KAFASI İSE HESAPLARLA DOLU.

Zeytinin var yılı olması, üretici için elbette önemli bir avantaj. Ancak günümüz zeytinciliğinde mesele yalnızca ağacın ne kadar ürün verdiği değil. Asıl mesele, o ürünü toplayabilmek, fabrikaya ulaştırabilmek, kaliteli biçimde sıktırabilmek ve sonunda emeğin karşılığını alabilmek.

Üretici daha hasada başlamadan hesabını yapıyor. Zeytini kim toplayacak? İşçinin günlük ücreti ne olacak? Bir işçi bir günde kaç kilogram zeytin toplayabilecek? Zeytinlikte kullanılacak ekipmanın maliyeti ne kadar? Toplanan ürün fabrikaya nasıl taşınacak? Nakliye ne tutacak? Ve bütün bunların üzerine zeytinin kalitesini korumak için çuval yerine kullanılması gereken plastik kasaların maliyeti eklenecek.

Bunların her biri ayrı bir gider.

 

“KALİTELİ ÜRETİM” DE MALİYETLİ

Bugün kaliteli zeytinyağı üretmek isteyen üretici, zeytini mümkün olduğunca doğru zamanda hasat etmek ve bekletmeden fabrikaya ulaştırmak zorunda. Erken hasat ve soğuk sıkım gibi uygulamalar kaliteli yağ üretimi açısından önemli. Ancak kaliteli üretimin de bir bedeli var.

Sıkım ücreti, fabrikanın aldığı pay, taşıma, depolama ve diğer giderler eklendiğinde, üreticinin elindeki zeytinin maliyeti her aşamada biraz daha yükseliyor. Bununla da bitmiyor.

Zeytin ağacının bir sonraki yıl da ürün verebilmesi için yapılması gereken budama, gübreleme, ilaçlama ve diğer bakım çalışmaları da üreticinin omzunda.

Yani üretici yalnızca bugünün zeytinini değil, yarının ağacını da finanse etmek zorunda.

 

ASIL SORU: KAÇA SATACAĞIZ?

İşte bütün hesapların düğümlendiği nokta burası! Üretici bütün maliyetlere katlandı. İşçisini buldu, zeytinini topladı, kasaya koydu, fabrikaya taşıdı, sıktırdı ve yağını uygun koşullarda depoladı. Sonunda karşısına tek bir soru çıktı: “Bu ürünü kaça satacağım?”

İşte Milas zeytinciliğinin bugün cevap bekleyen en önemli sorusu belki de bu.

Çünkü ürünün çok olması, otomatik olarak üreticinin çok kazanacağı anlamına gelmiyor.

Tam tersine… Ürün arttıkça fiyat düşerse, var yılı üretici açısından bir fırsattan çok yeni bir sorun haline gelebilir.

 

ZEYTİN ÇOKSA, ÜRETİCİ NEDEN ENDİŞELİ?

Burada yalnızca bir üreticinin değil, Milas’ın tamamının cevaplaması gereken bir soru ortaya çıkıyor. Zeytin bol. Peki para nerede kazanılıyor? Üreticide mi? Fabrikada mı? Tüccarda mı?

Pazarlamada mı? Markalaşmada mı? Yoksa tüketiciye ulaşan son halkada mı?

Çünkü zeytin ağacından çıkan ürün, sofraya veya şişeye ulaşıncaya kadar uzun bir ekonomik zincirden geçiyor. Bu zincirin her halkasında bir değer oluşuyor.

Ancak üreticinin sorduğu soru şu: Bu değerin ne kadarı zeytini üreten kişinin cebinde kalıyor?

 

MİLAS’IN ZEYTİNİ, MİLAS’IN EKONOMİSİNE NE KADAR KATKI SAĞLIYOR?

Asıl araştırılması gereken konu belki de burası. Bir zeytin ağacı yalnızca zeytin üretmiyor. Hasat döneminde işçi çalıştırıyor. Nakliyeciye iş sağlıyor. Zeytin kasası satan esnafa kazanç sağlıyor. Traktör sahibine, tarım makinesi satıcısına, bakım ve onarım sektörüne hareket getiriyor. Gübre, ilaç ve tarımsal ürün satan işletmelere gelir yaratıyor. Zeytinyağı fabrikalarını çalıştırıyor. Ambalaj sektörünü besliyor. Depolama ve lojistik faaliyetlerini artırıyor. Ve bütün bunların sonucunda ortaya çıkan zeytinyağı, Milas’ın markasını taşıyor.

Öyleyse soru yalnızca: “Üretici ne kadar kazanıyor?” olmamalı.

Daha büyük bir soru sormalıyız:

“Milas’ın zeytininden oluşan ekonomik değerin ne kadarı yine Milas’ta kalıyor?”

 

COĞRAFİ İŞARET TEK BAŞINA YETİYOR MU?

Milas zeytinyağının coğrafi işaret sahibi olması, ürünün değerini korumak ve tanıtmak açısından önemli bir kazanım. Ancak coğrafi işaretin varlığı tek başına üreticinin kazancını garanti etmiyor. Asıl mesele, bu tescilin ekonomik değere ne ölçüde dönüştürülebildiği.

Milas’ın adı şişenin üzerinde ne kadar güçlü? Üreticinin geliri bu marka değerini ne kadar yansıtıyor? Milas zeytinyağı ile üreticinin kazancı arasında nasıl bir bağ kuruluyor?

Ve belki de en önemlisi: Milas, kendi zeytininden üretilen katma değeri neden daha fazla kendi bünyesinde tutamasın?

 

HASAT ŞENLİĞİNDEN HASAT EKONOMİSİNE

Her yıl düzenlenen Uluslararası Milas Zeytin Hasat Şenliği, zeytinin kültürel ve ekonomik değerinin tanıtılması açısından önemli. Ancak belki de artık şenliğin yanında daha büyük bir hedefi konuşmanın zamanı geldi. Milas zeytinini yalnızca kutlayan değil, üreticisini de kazandıran bir zeytin ekonomisi nasıl oluşturulur? Üreticinin doğrudan tüketiciyle buluştuğu modeller… Kooperatifleşme… Ortak depolama… Güçlü markalaşma… Dijital satış…

Turizmle zeytinin buluşturulması… Milas zeytinyağının gastronomi değeri… Ve en önemlisi, üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği sürdürülebilir bir fiyat politikası…

Bunların tamamı artık masaya yatırılmalı.

 

ÇÜNKÜ MESELE SADECE ZEYTİN DEĞİL

Milas’ın zeytin ağacında bu yıl gerçekten bereket var. Ama bereketin sofraya, üreticinin cebine ve Milas ekonomisine aynı ölçüde yansıyıp yansımayacağı henüz belli değil. Belki de bu nedenle bu yıl hasat dönemine yalnızca “kaç ton zeytin çıkacak?” diye bakmamalıyız.

Asıl sorumuz şu olmalı: Milas’ın zeytini bol… Peki üreticinin kazancı da bol olacak mı?

Ve daha da önemlisi: Milas’ın zeytini gerçekten Milas’ın ekonomisine dönüşüyor mu?

Bu sorunun cevabı, yalnızca zeytin üreticisinin değil, Milas’ın gelecekteki tarım ekonomisinin de fotoğrafını çekecek.

Milas’ın Zeytini Bol, Üreticinin Umudu Az!
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.