1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. KİRLENİYORUZ VE ARTIK BU KİR KOKUYOR

KİRLENİYORUZ VE ARTIK BU KİR KOKUYOR

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünya her gün biraz daha kirleniyordu. Toplumlar bilinçlendikçe bu kirlilik göze batmaya toplumlarda duyarlılık oluşturmaya başladı.

Fakat milenyum çağı denilen 2000’li yıllara geldikten sonra bu kirlilik artık hem artış hızı olarak hem de verdiği etki bakımından aşırı derecede arttı.

Gelinen noktada kirliliği görmemek kör olmakla bile açıklanabilir bir durum değilken, artık burnumuz tıkalı bile olsa bu kokuyu almamak mümkün değil, hatta öyle bunu gizlemek için okumuş cahiller orduları bile kuruldu.

Ve geldiğimiz noktada çevresel, biyolojik, ruhsal, zihinsel, kültürel gibi her alanda küf ve pislik içine batmış durumdayız.

Başlarda ahlak yozlaşması olarak başlayan ruhsal, kültürel, sosyal birçok alana yayılan bu kirliliğin önüne geçilemez oldu.

Bütün bu pisliğin içinde kimileri kendi çabaları ile tepine dursun, kimileri kabulleniş içinde kendini boşluğa bırakmış olsun, kimileri bir mücadelenin tarafı olsun sonuçta ne ümmet birliği ne Türk birliği ne de başka hiçbir ortak paydada tek vücut olamamanın getirdiği bir zafiyet sonucu bu kirliliğin önüne geçilemediği gibi her geçen gün daha fazla batıyoruz pisliğe.

Heykel dikmeyi Atatürkçülük sayan, ülkeyi sevmeyi sağcılık sayan, işçiden yana olmayı solculuk sayan, etnik milliyetçiliği marifet sayan, Allah ile aldatırken cumada poz verip israftan kaçınmayan, adaleti yok sayan ama Hz. Ömer’den bahsedenler, israftan ve liyakatsiz kadrolardan söz ederken aynı israfa devam edip liyakati unutanlar ülkemizdeki kirliliğin müsebbibi olmaktan hiçte geri durmuyorlar maşallah.

Zaten küresel güçler iklim anlaşması, İstanbul sözleşmesi, IMF bilmem nesi, 6284 gibi farklı yol ve yöntemlerle tüm toplumlara olduğu gibi biz de zulmetmeye çalışırken içimizdeki düşmanlarda boş durmuyor. Bazı algılarla bizleri ortak paydalarımızdan uzaklaştırıp küresel güçlerin ekmeğine yağ sürüyorlar.

Birde tabi bu süreçte cehaletin getirmiş olduğu dezenformasyonda etkin biçimde gerçekleşmiş oluyor. Onun yanı sıra bir de anlamsız şeylerle bizi övündürüp, dövündürerek bizi boş yere oyalıyorlar. Tercihiniz olmayan vasıflarla övünmekte, dövünmekte cahilliğin daniskasıdır.

Türk, Laz, Kürt olmak sizin tercihiniz değil, mecburiyetinizdir.

Siz güzel ahlaklı iseniz bununla övünebilirsiniz ama ya değilseniz o zamanda dövünebilirsiniz. Yani eğer bir şeyle mutlu ya da mutsuz olacaksak bu bizim kendi tercihimizle olmalı.

Toplumsal birlik ve beraberliğimiz için ortak paydalarda buluşmamız lazım. İçinde bulunduğumuz çamur deryasında çok yakında hep birlikte boğulmamak için şimdi beraber mücadele etmek için son vagon kaçmadan ayrılıklarımızı bir kenara koyup ortak paydalarımızda buluşmamız lazım.

Arınmak için el ele verelim kendimizden başlayarak yola çıkalım bu toplum daha huzurlu daha güvenli daha sağlıklı daha mutlu bir hayatı hakkediyor. Yeter ki bir olalım birlik olalım.

Sağ, sol gibi kavramlarla bölücülüğün tarafı olmayalım.

Sen Laz ben Türk öbürü Kürt diye birbirimizi ayırmayalım.

Cebimizdeki parayı, soframızdaki çorbayı, ilmimizi, bilgimizi, sevincimizi, hüznümüzü hayata dair ne varsa paylaşmalı, bölüşmeliyiz. Ancak bu arınmayı o zaman başarabiliriz. Çevremize insanlığa umut olabiliriz.

Tabi hala içimizde hayata dair bir hedef bir amaç kendimize, çevremize faydalı olmak niyeti var ise.!!

KİRLENİYORUZ VE ARTIK BU KİR KOKUYOR
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481