Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında Milas’ta, aydınlanma mücadelesine yakışır bir duruşla anıldı. Karanlığa karşı kalemiyle direnen Mumcu’nun hatırası, karanfillerle, sözlerle ve bir kez daha “unutmadık, unutturmayacağız” kararlılığıyla yaşatıldı.
Ölümünün 33’üncü yılında Uğur Mumcu için düzenlenen anma programı, merhum gazeteci adına 33 yıl önce dikilen ağacın bulunduğu Uğur Mumcu Anıtı’na karanfiller bırakılmasıyla başladı. Anma, Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda düzenlenen programla devam etti.
Programa; Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey, 26. Dönem CHP Muğla Milletvekili Av. Akın Üstündağ, CHP’li Belediye Meclis Üyeleri, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Milas Şube Başkanı Veysel Özalp, CHP ve ADD üyeleri katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan ADD Milas Şube Başkanı Veysel Özalp, Uğur Mumcu ve Prof. Dr. Muammer Aksoy’un katledilmesini, Türkiye’yi 1990’lı yıllarda karanlığa sürükleyen aydın cinayetlerinin başlangıcı olarak nitelendirdi. Özalp, bu cinayetlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“31 Ocak 1990’da Prof. Dr. Muammer Aksoy’un, 24 Ocak 1993’te ise Uğur Mumcu’nun katledilmesi; batı emperyalizminin ülkemizi güdümünde tutmak için devreye soktuğu kanlı bir sürecin parçasıdır. Bu cinayetlerle laik Cumhuriyet, basın özgürlüğü, üniversite özerkliği ve toplumsal örgütlülük hedef alınmıştır.”
Adalet ve Demokrasi Haftası’nın yalnızca bir yas haftası olmadığını belirten Özalp, “Bu hafta, emperyal tuzakları görmek, nedenlerini sorgulamak ve yeni tuzaklara düşmemek için ders çıkarmak zorundayız” dedi. Uğur Mumcu’nun yalnızca anılmaması gerektiğini vurgulayan Özalp, “Yapılması gereken, onun uğruna can verdiği düşünceleri savunmak ve kitleselleştirmektir. Uğur Mumcu’nun dediği gibi; laikliği savunmak, Atatürk gibi yürekli ve inançlı olmayı gerektirir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
ADD Milas Şube Başkanı’nın ardından kürsüye çıkan CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey ise konuşmasına, anma programının ortak bir iradenin ürünü olduğunu vurgulayarak başladı. “Bugün bu programı, ortak paydamız olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk nedeniyle ADD ile birlikte yapmayı uygun gördük” diyen Kılbey, karanlıktan çıkışın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini ifade etti.
Kılbey, Uğur Mumcu’yu anmanın yalnızca bir gazeteciyi hatırlamak anlamına gelmediğini belirterek şu sözlerle dikkat çekti:
“Bugün bir anma programı yapmıyoruz. Bugün bir hesap hatırlatması yapıyoruz. Uğur Mumcu’yu anmak, bu ülkenin üstüne çöken karanlığa karşı Cumhuriyetin safında durduğumuzu ilan etmektir.”
Uğur Mumcu’nun açık bir Atatürkçü, laik ve tam bağımsızlık savunucusu olduğunu vurgulayan Kılbey, “Onun üniforması yoktu ama omurgası vardı. Silahı yoktu ama kalemi vardı. Korkusu yoktu çünkü Atatürk’ün gösterdiği yolda yürüyordu” dedi. Mumcu’nun tarikat-siyaset-silah ilişkilerini yazdığı için hedef alındığını belirten Kılbey, “Evet, o sakıncalıydı. Çünkü biat etmiyordu, Cumhuriyeti savunuyordu” ifadelerini kullandı.
Konuşmasını, “Vurulduk ey halkım. Ama susmadık, unutmadık ve unutturmayacağız” sözleriyle tamamladı.
Anma programında son olarak Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz konuştu. Mumcu’nun öldürüldüğü gün Milas’taki aydınların bir araya gelerek sadece tepki göstermekle yetinmediklerini belirten Topuz, bugün karanfil bırakılan ağacın o günlerin ürünü olduğunu hatırlattı.
Topuz, genç kuşaklara bu mücadelenin aktarılmasının hayati önemde olduğuna dikkat çekerek, “Eğer bugünkü kuşaklara bu düşünceyi, bu öğretinin neden gerekli olduğunu anlatamazsak, yarın Uğur Mumcu’ları anacak kimseyi bulamayız” dedi.
Emperyalist güçlerin Türkiye’nin aydınlarını hedef aldığını ifade eden Topuz, “Biz Atatürk’ün yolundan şaşmayacağız. Bilimin ışığında üreteceğiz, çalışacağız. Çünkü çalışmadan, üretmeden yaşayan toplumlar önce şahsiyetlerini, sonra da özgürlüklerini kaybeder” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Ypılan konuşmaların ardından anma programı şiir ve müzik dinletisiyle son bulurken Uğur Mumcu, Milas’ta bir kez daha yalnızca geçmişin değil; bugünün ve yarının mücadelesi olarak anıldı.


