Bodrum Kadın Platformu’ndan Yargıtay kararına sert tepki: “Bu zihniyeti affetmeyeceğiz” İzmir Bornova’da 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’i katleden Serkan Dindar’a verilen müebbet hapis cezası, “cinsel yakınlaşmayı reddetti” gerekçesiyle 18 yıla indirildi…
Bodrum Kadın Platformu’ndan Yargıtay kararına sert tepki: “Bu zihniyeti affetmeyeceğiz”
İzmir Bornova’da 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’i katleden Serkan Dindar’a verilen müebbet hapis cezası, “cinsel yakınlaşmayı reddetti” gerekçesiyle 18 yıla indirildi. Yargıtay da bu indirimi onadı.
Bu karar, yalnızca bir ceza indirimi değil; kadınların yaşam hakkını yok sayan, evlilik içi tecavüzü örtülü olarak meşrulaştıran ve erkek şiddetini ödüllendiren erkek egemen zihniyetin yargı eliyle güçlendirilmesi olarak değerlendiriliyor.
“KADININ REDDİ TAHRİK DEĞİL, ÖZGÜR İRADEDİR”
Bodrum Kadın Platformu, yaptığı basın açıklamasında kararın kadınların yaşam hakkını hedef aldığını vurguladı:
“Yargıtay’ın onama gerekçesi özü itibarıyla şunu ifade etmektedir:
‘Kadının cinsel özerkliği yoktur; erkeğin cinsel talebini reddetmesi, failin öldürme fiilini hukuken anlaşılır kılar.’
Bu yaklaşım, kadınların cinsel özgürlüğünü yok saymakta ve erkek şiddetini meşrulaştırmaktadır.”
Platform ayrıca İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmaması, “Aile Yılı” ilanı ve Diyanet hutbeleriyle kadınlara itaati kutsayan anlayışların bu kararın zeminini hazırladığına dikkat çekti.
MELTEM SALMAN: “DAYANAĞI YOK, İLK KEZ KARŞILAŞILAN BİR KARAR”
Bodrum Kadın Platformu üyesi Avukat Meltem Salman, kararın hukuken değerlendirilemeyecek kadar sorunlu olduğunu belirtti:
“Bu kararda hukuksal bir dayanak yok. Hayır demenin haksız tahrik sebebi sayıldığı bir vaka ile ilk kez karşılaşıyoruz. Bu, hukuksal mantıkla açıklanabilecek bir şey değil.”
Av. Salman, kararın muhtemelen Anayasa Mahkemesi’ne taşınacağını, ardından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gitmesinin gündeme geleceğini vurguladı.
NURGÜL METİN DUĞAN: “CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ KURUMSALLAŞIYOR”
Bodrum Kadın Platformu üyesi Nurgül Metin Duğan ise, kararın yalnızca bir yargı hükmü değil, Türkiye’de kadınların yaşam hakkına yönelik devletin tutumunu gösterdiğini söyledi.
“Bu karar, kadın hareketinin yıllardır dile getirdiği ‘cezasızlık kültürü’nün kurumsal hale geldiğini gösteriyor. Kadın cinayetlerinde indirimlerin tamamen kaldırılması ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması acil bir ihtiyaçtır.”
HUKUKÇULAR: “EMSAL NİTELİĞİNDE, FAİLLERİ CESARETLENDİRİR”
Hukukçular, verilen 18 yıllık cezanın yetersizliğine dikkat çekerek, Yargıtay’ın onama kararının benzer suçları işlemek isteyenler için cesaret verici bir emsal olduğunu ifade ediyor.


