Karikatür sanatını yalnızca mizah değil, düşüncenin ve yaşamın çizgiyle anlatımı olarak gören Muammer Kotbaş, çocukluk yıllarından bugüne uzanan sanat serüvenini ÇİZDİKÇE için anlattı. Mehmet Nergiz’in sorularını içtenlikle yanıtlayan Kotbaş, sanat yolculuğunu, yaşadığı zorlukları ve karikatüre bakışını samimi ifadelerle paylaştı.
Mehmet NERGİZ yazdı
Karikatür sanatının üretken isimlerinden Muammer Kotbaş ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, çocukluk yıllarından bugüne uzanan sanat yolculuğunu, karikatüre bakışını ve sanatın toplumsal yönünü konuştuk. Aşağıda yer alan soru ve cevaplar, yazım ve imla yönünden düzenlenmiş, içerik korunarak gazete diline uygun hale getirilmiştir.

- Sizi kısaca tanıyabilir misiniz?
1959 doğumluyum. Çocukluk ve gençlik yıllarım Trabzon’da geçti. 1981 yılında ilk karikatürüm Trabzon’da yayımlanan Karadeniz Gazetesi’nde yayımlandı.
1982 yılında üniversite eğitimim için ailece Samsun’a taşındık. Öğrenimime paralel olarak karikatür çalışmalarımı daha yoğun sürdürdüm. 1983 yılında ilk kişisel sergimi Trabzon’da, ardından öğrenim gördüğüm fakültede açtım.
Samsun’da geçen üç buçuk yılın sonunda eğitimimi tamamlamadan üniversiteden ayrıldım ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’ne kayıt yaptırdım. Çizgi çalışmalarım daha da ivme kazandı. 1986 yılında yeniden Trabzon’a taşındık.
Burada farklı dönemlerde dört yerel gazetede ve beş dergide çalıştım. Mizah ve sanat sayfalarını hazırladım. 1989-1990 yıllarında İstanbul’da Gırgır ve Fırt dergilerinde, 1997 yılında ise Fesat mizah dergisinde görev yaptım.
1990 yılında iki ay boyunca otostopla Türkiye’nin birçok yerini dolaştım; festivallere katıldım ve sergiler açtım. Çeşitli şehirlerde 14 açık hava sergisi gerçekleştirdim.
1989 yılından bu yana Karikatürcüler Derneği üyesiyim. 1994 yılında Trabzon Temsilcisi olarak görev yaptım. Ayrıca merkezi Trabzon’da bulunan Mizah Sanatı Derneği’nin kurucu üyelerindenim (2011). 2025 yılında da Ankara merkezli Karikatür Derneği’ne üye oldum. Çalışmalarımı bugün Ankara’da sürdürüyorum.
- Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?
Henüz ilkokul öncesinde bulabildiğim kalemlerle duvarlara ve eşyalara çizimler yaptığımı hatırlıyorum. İlk, orta ve lise yıllarım boyunca çizgi hep hayatımdaydı. Ancak bunlar henüz sanatın gerektirdiği düzeyde çalışmalar değildi.
Lise sonrasında Gırgır dergisinin etkisi ve Trabzon’da yerel bir gazetenin mizah sayfası hazırlamaya başlaması beni motive etti. Bu sür

eçte hem malzemeyi tanıdım hem de aldığım eleştiriler sayesinde kendimi geliştirdim. İlk karikatürüm gazetede yayımlandıktan sonra daha bilinçli üretmeye başladım.
- Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi?
Çocukluğum yalnız geçti. Anne ve babam çalıştığı için çoğu zaman kendimle baş başaydım. Çizmek benim için kendimi ifade etmenin yolu oldu.
İlk kırılma anım lise son sınıfta okul panosu için hazırladığımız mizah köşesiydi. Büyük ilgi gördü. Ancak disiplin kurulunda sorgulanmamız beni çok incitti. O gün kendi kendime ‘İnadına karikatür çizeceğim.’ dedim.
Diğer kırılma noktam ise babamla yaşadığım sıkıntılardı. Akşamları çizim yapmamı istemezdi. Buna rağmen hiçbir zaman karikatürden vazgeçmedim.
- Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan çalışmalar hangileri?
Karikatürü çizgi sanatı olarak gördüğüm için ilk yıllarda daha evrensel ve soyut çalışmalar ürettim. Sonrasında mizah dergilerinde yerel konuları işleyen yazı balonlu karikatürler de çizdim. Şiir yazdım, tiyatro yaptım, illüstrasyon ve resim çalışmaları gerçekleştirdim. Bütün bu üretimlerimde derin anlamlar ve felsefi bir boyut taşıyan çalışmalar beni en iyi yansıtan eserlerdir.
- Milas ve Turhan Selçuk Yarışması hakkında düşünceleriniz?
Yaşadığım coğrafyanın kültürel zenginliklerini çalışmalarımda yeri geldikçe kullandım. Trabzon’da daha çok Karadeniz mizahını işledim. Turhan Selçuk gibi ustaların adının yaşatılması çok değerlidir. Milas’ta düzenlenen Turhan Selçuk Karikatür Yarışması bu anlamda örnek bir çalışmadır. Yarışma hem karikatür sanatını ileriye taşıyacak hem de Turhan Selçuk’un adını gelecek kuşaklara aktaracaktır.
- Bugün sanatla uğraşmak nasıl bir deneyim?
Bizden önceki kuşak çok daha zor şartlarda üretim yaptı. Biz gazete ve dergiler dönemini yaşadık. Bugün ise dijital çağ var. Teknik anlamda gençler daha şanslı görünse de ekonomik ve toplumsal sorunlar sanat üretimini zorlaştırabiliyor. Buna rağmen sanat özveri ve adanmışlık ister. Karikatürcü çoğu zaman akıntıya karşı kürek çeker ama emeğinin karşılığını er ya da geç alacağına inanıyorum.
- Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?
Sanatçı yalnızca kendi alanını değil, diğer sanat disiplinlerini de tanımalıdır. Yaşadığı toplumu iyi gözlemlemeli, ayrıntıları yakalayabilmelidir. Toplumdan kopmadan üretmeli, insanlara yukarıdan bakan bir tavır içinde olmamalıdır.
- Yeni projeleriniz var mı?
Uzun süredir üzerinde çalıştığım tematik illüstrasyon serilerim bulunuyor. Şimdilik taslak aşamasındalar. Malzeme seçimine karar verdikten sonra akrilik ve yağlı boya çalışmalarıyla tamamlayıp sergi açmayı planlıyorum.
İLGİLİ BAĞLANTILAR:
– Gelecek Kısa Film: https://www.youtube.com/watchtv=DT6Cy5ccmJA
– Hakkında (Bibliyografya): https://kotbasartcolors.blogspot.com/p/hakkimda.html
– Felsefe Denizinde Nöbetçi Bir Karikatürcü, Muammer KOTBAŞ https://kotbasartcolors.blogspot.com/2016/09/hakknda-yazlar-yazlanlar.html
– Bir Huzunytuz Karikatürü: Muammer KOTBAŞ: https://kotbasartcolors.blogspot.com/2018/01/bir-huzunyuz-karikaturu-muammer-kotbas.html
– Varlığı insanlığın Umudu: https://kotbasartcolors.blogspot.com/2011/10/varlg-insanlgn-umudu.html
– Düşüncelerin Arkasına Gizlenen Çizgiler: https://kotbasartcolors.blogspot.corn/2011/12/dusuncelerin-arkasna-gizlenen-cizgiler.html


