1. Haberler
  2. YEREL HABERLER
  3. İÇİMİZDEKİ TERÖR

İÇİMİZDEKİ TERÖR

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Toplumumuzda, trafik kazaları, depremler, yangınlar ile kayıp ettiğimiz canlarımızın sayısı, silahlı kuvvetlerimizin ve emniyet güçlerimizin PKK gibi terör örgütlerinde verdiğimiz can kayıplarından çok fazladır. Bu kayıplarımızın yanı sıra, en korkunç kayıplarımız, ruhsatlı veya ruhsatsız silahlarla halkımızın içerisinde çeşitli sebeplerle birbirlerini katletmeleridir.

Ne yazıktır ki, toplumumuz eğitimsiz ve de görgüsüz birtakım teröristleri bünyesinde barındırmaktadır. Askere giderken yapılan eğlencelerde dahi, silahlar la birçok insanımızı kayıp ettiğimiz ayrı bir üzüntü kaynağımızdır.

Aile içinde ki çeşitli sorunları dahi adalet organlarımıza bağlı kalmadan, kendi yolu ile hallettiğini ve adaleti yerine getirdiğini (!) ifade eden birçok insanımız ile iç içe yaşamaktayız.

Çeşitli maddi kazançlar peşinde bilinçsizce koşanlarımız da bulunmaktadır. Bu kazançların büyük bir kısmı dolandırıcılık yapılmasından kaynaklanmaktadır. Öyle ki, birçok meşhur sanatçılarımız dahi bu terör şeklinde ki oyunlara kurban olmuşlardır.

Hukukun gözettiği bir gaye olarak adalet toplum hayatında birliği beraberliği gözetmek, zulmü ortadan kaldırmak ve her hakkı hak sahibine vererek toplumsal barışı sağlamayı amaçlar. Bu manada devlet ve toplum hayatının bekası adalete bağlıdır. Nitekim “Adalet mülkün temelidir” sözü de bu gerçeği ifade eder.

Sosyal adalet; yoksulluk, insan hakları ihlalleri, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, savaş ve iç çatışmalar, kadın-erkek eşitsizliği, göç ve ırkçılık gibi sorunların oluşturduğu eşitsizliği ortadan kaldırmayı hedefleyen temel olgudur. Sosyal adaletin amacı, herkese adil bir yaşam sunmaktır.

İnsanın var olduğu yerde varlıklarından söz edilebilecek olan ve birbiriyle bir karşıtlık ilişkisi içerisinde bulunan kavramlardan biri özgürlük diğeri otoritedir. Bu karşıtlık ilişkisi, toplum ya da bazı toplumsal sınıflar ile onları yöneten hükümet arasında var olduğu için, özgürlük otorite sahibi olan yöneticilerin despotik yönetimine karşı korunmayı ifade eden bir kavram olarak dikkati çeker. Özgürlük, en geniş anlamıyla, insan bireysel bir varlık olarak dikkate alındığında irade özgürlüğü, toplumsal bir varlık olarak dikkate alındığında siyasal özgürlük olarak gündeme gelir.

Oligarşi yanlıları eşitliği meydana getiren şeyin servet olduğunu söylerken, demokrasi yanlıları bunun özgürlük olması gerektiğini öne sürerler. Politik toplumun temel ilkesinin ya da amacının, uyrukların ortak iyiliği ve mutluluğu olması gerekir.

İktidarın amacı erdem, kaynağı da liyakat olmalıdır. Bu nedenle, iktidarın amacı özgürlüğü değil, erdemi gerçekleştirmek olmalıdır; bunun için de iktidarda her zaman liyakat sahibi olanların bulunması bir zorunluluktur.

Gerekli sandalye sayısının elde edilmesi ile yapılmak istenen anayasa değişikliği ile iktidar olmak ya da iktidarda kalabilmek düşüncesi de toplumumuzun içerisinde bulunduğu ayrı bir terör ve utanç şeklidir.

İÇİMİZDEKİ TERÖR
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481