Eğitim ve kültür politikaları millîdir. Kültür politikaları evrensellikten kopmadan kültürel değişim ve gelişimle sağlıklı, ilkeli politikalarla sürer. Kültürel kimlik oluşturma politikaları belirlenirken millîlik, çağdaşlık, demokratiklik, evrensellik ilkelerinden taviz verilemez. Şehirlerimizde ki kültürel değişim ve gelişimi yozlaşma, yabancılaşma olarak algılayan, durağan insan tipi yetiştirmeyi amaçlayan kültür politikaları, faydadan çok zarar getirir.
Küreselleşmeyle ulusal değerlerin, ulusal kültürün korunması gerekliliği kendini göstermeye başlamıştır. Küreselleşme karşısında büyük bir tehlike içinde olan halk kültürü derleme ve araştırma politikalarının tekrar gözden geçirilmesi, programların yeniden geliştirilmesi ve yapılandırılması gerçeğini gündeme getirmiştir.
Halk kültürü ürünleri küreselleşmeyle birlikte şehirlerimizde hızla değişmeye, hatta yok olmaya başlamıştır. Halk kültürü mirası olan bu ürünlerin, yeni kuşaklara aktarılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Halk kültürü ve halk edebiyatı ürünleri Türk ruhunun ve dünyaya bakışının en çok yansıtıldığı ürünlerdir. Çeşitli etkiler nedeniyle sürekli yeni yaşam koşulları ortaya çıktığından, toplumlar ve kültürler de sürekli bir değişim içindeler. Bu değişim bazen yavaş yavaş gerçekleşiyor, bazen de bir patlama biçiminde olabiliyor. Pek çok toplum için Batı kültürü ve ona bağlı olan maddesel ve teknik üstünlükle karşılaşmak, varlıklarını tehdit eden bir şok etkisi yapıyor, çünkü bu onların geleneksel toplum yapısının sorgulanmasına yol açıyor.
Kültürün, “insan, aile sosyal çevre, eğitim, sosyal değerler vb.” gibi insanî; “bayrak, millet, vatan, dil, din, tarih örf âdet gelenek vb”, gibi evrensel boyutları vardır.
Kültür milletleri birbirinden ayırt eden özelliklerdir. Uygarlık ortak bir değerdir. Aynı uygarlığa bağlı kültürler aynı dünya görüşünde birleşir. Topluluklardaki kişi ve grupların yenilikleri ve milletlerarası etkileşim kültür değişikliğine neden olur. Kültür politikaları, şehirlerimizin günümüz ve geleceğin kültür yapısının belirlenmesinde, kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasında etkin bir rol oynar.
Küreselleşme karşısında şehirlerimizdeki büyük bir tehlike içinde olan halk kültür ve değerleri irdelenip, özellikle şehirlerimizdeki kültür ve eğitim politikalarının tekrar gözden geçirilmesi, programların yeniden geliştirilmesi ve yapılandırılması gerçeğini gündeme getirmiştir. Yıllardır göz ardı edilen kültür ve değerleri çerçevesinde kaynağını halk kültüründen alan ürünlere eğitim programlarında yer verilmelidir. Halk kültürü ürünleri küreselleşmeyle birlikte şehirlerimizde hızla değişmeye, hatta yok olmaya başlamıştır. Halk kültürü mirası olan bu ürünlerin eğitim programlarında yer alarak gelecek kuşaklara aktarılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra Halk Kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasının, nasıl ve hangi yöntemlerle verilmesi gerektiği sorularına da yanıt aramak gerekmektedir.

