1. Haberler
  2. YEREL HABERLER
  3. “EGE’DE MÜZİK VE HALK OYUNLARININ GÖÇ SERÜVENİNDE ANADOLU İZLERİ”

“EGE’DE MÜZİK VE HALK OYUNLARININ GÖÇ SERÜVENİNDE ANADOLU İZLERİ”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Müziğin Kültürel ve Toplumsal Yönü-Göç Olgusu ve Müzik

Müzik, geçmiş değerler ile günümüz arasında güçlü bir bağ kurar. Sözgelimi şarkılar geçmiş yaşantıların günümüze uzanan tecrübeli tanıklarıdır. Göç yaşayan insanlar için bazen bir şarkı ve hatta şarkının sadece bir sözü, geçmişe bir kapı açarak onlara doğdukları toprakları anımsatır. Şarkılar göçe maruz kalan bireyler için geçmiş yaşamlarından yanlarında alıp getirebildikleri ve hafızalarında kimsenin etkisi ve müdahalesi olmadan barındırıp saklayabildikleri kültürel miraslarıdır.

Müzik sanatsal bir üretim olmakla beraber, kültürel ve toplumsal etkileşimlerin beslendiği/beslediği kaynaklar itibariyle de toplumsal bir olay olarak kabul edilir. Göç olgusu tüm dünyada ‘ait olduğu yerden’ gönüllü ya da gönülsüz ayrılanların gerçeğidir. Göç sonucu ortaya çıkan tüm müzikler özlem, öfke ve hüzün   çaresizlik yalnızlık gibi duyguları barındırır.

Göçün taşıdığı acıların, çeşitli sanatsal ifade biçimlerinde sinema-edebiyat’ ta karşılığını’ görmek mümkündür. Ancak, müziğe bu ifade biçimleri içinde, doğası ve varoluşu gereği, güçlü imgeler göç üzerinden bir yarenlik misyonu yükler.

MÜBADELENİN KÜLTÜREL ETKİLERİ BAĞLAMINDA MÜZİK

Cumhuriyet döneminde Türkiye’ye yapılan en kapsamlı göçlerden biri 1923 Türk-Yunan mübadelesidir. Mübadele sözleşmesinin sonucu olarak İstanbul Gökçeada, Bozcaada’da ikamet eden Ortodoks Rumların dışında tüm Anadolu’da ve Doğu Trakya’da ikamet eden Ortodoks Rumlar Yunanistan’a, Batı Trakya dışında Yunanistan topraklarında yaşayan tüm Müslümanlar Türkiye’ye gönderilmiştir.

Mübadeleden sonra Anadolu’dan göç etmiş olan Rum Ortodoks nüfusun, konuştuğu dil, sahip olduğu kültürel nitelikler büyük farklılık gösterirken, onları ulus çatısı altında bir arada tutan en önemli unsur, Anadolu’nun temel alındığı Ortodoks kilisesi ve milliyetçiliğin etkisinde gelişen Helen kültürüne bağlılık olmuştur. Kendilerini Anadolulu Rum Ortodoks’u olarak tanımlayan mübadiller için, türküler Anadolu’yla olan kültürel bağların temsilcisidir.

KIYININ İKİ YAKASINDA ORTAK MÜZİKAL- KÜLTÜREL MİRAS OLARAK  “ORTAK EZGİLER”

Ege’nin her iki yakasında da söylenen, diğer bir deyişle hem Türk hem de Yunan halklarının bildiği, dinlediği ya da söylediği şarkıları ortak şarkılar olarak adlandırabiliriz. Bu tür şarkıların güfte ve besteleri de iki halkın ortak yapımı olabilir, kökenleri Türk, Yunan, Ermeni, Yahudi ya da anonim olabilir. Sonuç olarak bu şarkılara yüzyıllarca aynı topraklar üzerinde yaşamış farklı dinden ve dilden insanların ortak eserleri denebilir. Yunanca ve Türkçe sözlerle söylenen ortak ezgilerin çoğu türkü formundadır: “Konyalı”, “Kadifeden kesesi”, “Entarisi ala benziyor”, “Çakıcı” ve “Adanalı” v.b.. Yunanca ve Türkçe sözlerle söylenen ortak ezgilerin çoğu türkü formundadır: “Konyalı”, “Kadifeden kesesi”, “Entarisi ala benziyor”, “Çakıcı” ve “Adanalı” v.b. sayılabilir.

İKİ YAKANIN ORTAK ŞARKI ÖRNEKLERİ

1.İzmir’in Kavakları (Mesti Smirnis Tavuna)- 2. Sıra sıra siniler (Kanarini Mugliko)-3.Konyalım 4.Artık Sevmeyeceğim-5.Telli telli-6.Mavi Boncuk (Para pare)- 7. Zeytinyağlı yiyemem (Giati Tesya fikis pota pas)-8.Entarisi ala benziyor (Dimitrula mu Tele popse namethiso)-9. Kızım seni Aliye vereyim mi? -10. Sallasana Sallasana mendilini-11.Ninno

12.Sevemedim Karagözlüm (Prospotuna seksegaso)-13. Yiğidim Aslanım-14.Olmasa Mektubun-15.Yedikule-16. Kalenin Bedenleri-17. Darıldın mı cicim bana-18.İndim havuz başına-19. Üsküdara gideriken-20. Bekledim de gelmedin-21. Ada sahillerinde-22. Kara biberim-23. Şeker oğlan-24. Kasap Havası-25. Seni versinler ellere-26. Mimoza çiçeği-27. Aman doktor-28.Ağlama anne-29. Feslikan-30. Hamsi koydum tavaya-31. Ta uzak yollardan- 32.Artık sevmeyeceğim-33. Senden Başka (Milisemu)-34.Furtuna (Girit türküsü).

Şarkılarda Geçen Ortak Sözcükler: odas (< oda), pasturmas (< pastırma), mandili (<mendil-Arapça), derti (<derd-Farsça), alani (<alan / sokak çocuğu), sudzukaki (<sucuk-Farsça), Eskutari (<Üsküdar), leventis (<levent-Farsça), lokumia (<lokum-Arapça), plakes (<plaklar-Fransızca), kadifes (<kadife-Arapça), kadifenio (<kadifeden, kadifeli) manolia (<manolya-yeni Latince) bira (< İtalyanca), asisiko (<âşık- Arapça), nazakia (naz – Farsça) v.b.

Ayrıca sadece şarkılarda rastlanan kelimeler de bulunmaktadır. Bunlar Türkçe şarkı sözlerinden kopyalanmış olabilir. Örneğin: yar, boylum, sala sala. v.b. < σάλα σάλα (< sallasana). Yunanca’da anlam taşımaz iken Türkçeye benzetilerek türetilmiş bir kelime olabilir.

Tsakidzis (<Çakıcı), Konyali(<Konyalı), fidan, boylum, çiftetelli, yavrum, pasalimani (<Paşalimani), dunya (<dünya), glendisume(<eğlence), dalgadhaki (<dalga) ve doktor gibi sözcüklerin ise Türkçedeki gibi kullanıldığı görülür.

“EGE’DE MÜZİK VE HALK OYUNLARININ GÖÇ SERÜVENİNDE ANADOLU İZLERİ”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481