Milas Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un oğlu Doruk Topuz’un avukatı Dilara Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla tutuklama kararına tepki gösterdi. Müvekkilinin sahte belge hazırlamadığını, yalnızca kendisine teslim edilen noter tasdikli evrakları belediyeye götürdüğünü savunan Yavuz, MASAK ve HTS incelemelerinde suç unsuruna rastlanmadığını ileri sürdü. Yavuz, “Müvekkilim suçsuzdur” diyerek hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Milas Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve Belediye Başkanı Fevzi Topuz ile oğlu Doruk Topuz’un da aralarında bulunduğu 18 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturmanın yankıları sürüyor.
20 Ekim 2026 tarihinde gözaltına alınan ve 24 Ekim’de Muğla Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklanan Doruk Topuz’un avukatı Dilara Yavuz, sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna yönelik yazılı bir açıklama yayımladı.
Müvekkili hakkında ortaya atılan iddiaları reddeden Yavuz, hem soruşturma sürecine hem de tutuklama kararına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
“BELEDİYE BAŞKANININ OĞLUYUM DİYEREK ÖNCELİK İSTEMEDİ”
Açıklamasında Doruk Topuz’un mesleki geçmişine değinen Avukat Dilara Yavuz, müvekkilinin 2015 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünden mezun olduğunu belirtti.
Topuz’un mesleği kapsamında mühendislik, danışmanlık ve iş takibi hizmetleri verdiğini ifade eden Yavuz, bu faaliyetlerin anayasal çalışma özgürlüğü kapsamında olduğunu savundu.
Müvekkilinin belediyeye teslim edilmesi gereken dosya ve evrakları ilgili memurlara ulaştırdığını belirten Yavuz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Milletçe, yıllardır kanıksadığımızın aksine ‘belediye başkanının oğluyum’ diyerek öncelik istememiş hatta başkanımızın makamına bile gitmemiştir.”
“MÜVEKKİLİM HERHANGİ BİR BELGE HAZIRLAMAMIŞTIR”
Soruşturmanın önemli başlıklarından biri olan sahte ihale evrakları ve iş deneyim belgelerine ilişkin iddialara da yanıt veren Yavuz, Doruk Topuz’un herhangi bir belge düzenlemediğini ileri sürdü.
Müvekkilinin yalnızca kendisine gelen noter tasdikli, kaşeli ve imzalı belgeleri belediyeye götürdüğünü belirten Yavuz, belgelerin sahte olup olmadığının anlaşılmasının uzmanlık gerektirdiğini savundu.
Yavuz, açıklamasında şu soruyu yöneltti:
“Bugün hangimize noter tasdikli belge geldiğinde sahte olduğunu düşünürüz?”
Resmî evrakların gerçekliğinin ancak bilirkişi incelemesiyle anlaşılabileceğini ifade eden Yavuz, müvekkilinden bu konuda uzmanlık beklenemeyeceğini dile getirdi.
“BELEDİYE BAŞKANI 27 MART’TA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU”
Avukat Dilara Yavuz’un açıklamasındaki dikkat çekici iddialardan biri de soruşturmaya konu belgeler hakkında daha önce suç duyurusunda bulunulduğu yönündeki ifadeleri oldu.
Yavuz, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un 27 Mart 2026 tarihinde söz konusu belgelerle ilgili suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.
Belediye Başkanı Topuz ile oğlu Doruk Topuz’un suçlamalarla bağlantılı olmadığını savunan Yavuz, şu ifadeleri kullandı:
“Müvekkilim ve belediye başkanımızın suça bir dahili olsaydı nasıl olur da oğlunu ve kendisini ihbar edebilirdi? Bu durum akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırıdır.”
MUĞLA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ YETKİSİNİ DE TARTIŞMAYA AÇTI
Yavuz, açıklamasında soruşturmayı yürüten savcılığın yer bakımından yetkisine ilişkin de itirazda bulundu.
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca genel yetki kuralının suçun işlendiği yere bağlı olduğunu hatırlatan Yavuz, iddia edilen eylemlerin Milas’ta gerçekleştiğini savunarak soruşturmanın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesini hukuka aykırı bulduğunu ifade etti.
Bu değerlendirme, savunma makamının hukuki itirazı olarak açıklamada yer aldı. Soruşturmayı yürüten makamın yetkisine ilişkin nihai değerlendirme ise ilgili yargı mercilerinin görev alanında bulunuyor.
“MASAK VE HTS İNCELEMELERİNDE HİÇBİR ŞEY BULUNAMADI”
Doruk Topuz’un banka hesaplarının Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından incelendiğini belirten Yavuz, 2017 yılına kadar uzanan banka hareketlerinin sorgulandığını ancak müvekkili aleyhine bir bulguya rastlanmadığını ileri sürdü.
Yavuz, telefon iletişim kayıtlarına ilişkin HTS incelemelerinin de ayrıntılı şekilde gerçekleştirildiğini ifade ederek bu incelemelerde de suçlamaları destekleyen bir tespit bulunmadığını savundu.
Diğer şüphelilerin ifadelerinde de Doruk Topuz’un örgüt üyeliği veya rüşvete aracılık ettiği iddialarını destekleyen bir anlatım bulunmadığını öne süren Yavuz, şöyle konuştu:
“Diğer şüphelilerin ifadelerinde ise müvekkilimin örgüt üyesi olduğuna dair, rüşvete aracılık ettiğine dair en ufak bir şüphe içeren ifade, görgü veya bilgi sahibi yoktur, bulunamamıştır.”
Avukatın bu açıklamaları savunma makamının iddialarını yansıtırken, soruşturma dosyasındaki delillerin tamamına ilişkin bağımsız bir değerlendirme niteliği taşımıyor.
“TUTUKLAMA KARARI HAKKA, HUKUKA VE VİCDANA AYKIRIDIR”
Müvekkili hakkında verilen tutuklama kararını eleştiren Yavuz, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğunu vurguladı.
Yavuz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Hal böyleyken müvekkilime istisnai koruma tedbiri olan tutuklamanın uygulanması hakka, hukuka ve vicdana aykırıdır.”
Doruk Topuz’un suçsuz olduğunu savunan Yavuz, bağımsız ve tarafsız yargıya olan inançlarını koruduklarını belirterek müvekkilinin suçsuzluğunu ortaya koymak için mücadele edeceklerini kaydetti.
“KARALAMALARA KARŞI HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATACAĞIZ”
Avukat Dilara Yavuz, açıklamasında Doruk Topuz ve ailesine yönelik kamuoyundaki suçlayıcı ifadeler hakkında da hukuki girişimlerde bulunacaklarını duyurdu.
Yavuz, “Bu aşamada müvekkilime ve ailesine karşı yapılan karalamalara karşı hukuki sürecin başlatılacağını da önemle belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.
Tutuklama kararını veren yargı makamlarına yönelik eleştirilerini de sürdüren Yavuz, hukukçuların verdikleri kararlar ve yaptıkları savunmalar karşısında vicdani sorumluluk taşıdıklarını belirtti.
“ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞANA KADAR SÜRECİ TAKİP EDECEĞİZ”
Açıklamasının sonunda Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen adalet ve hukukla ilgili sözlere yer veren Avukat Dilara Yavuz, müvekkilinin özgürlüğüne kavuşması için hukuki mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.
Yavuz, kamuoyuna yönelik açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Müvekkilimizin suçsuzluğu ortaya çıkana, özgürlüğüne kavuşana kadar süreci takip edeceğimizi kamuoyuna önemle arz ederiz.”
SORUŞTURMADA HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Milas Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, sahte ihale evrakları ve iş deneyim belgeleri düzenlendiği iddiaları araştırılıyor.
13 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 35 şüpheliden 20’si adliyeye sevk edilmiş, 18’i tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında ev hapsi ve adli kontrol kararları verilmişti.
Belediye Başkanı Fevzi Topuz ile oğlu Doruk Topuz’un da aralarında bulunduğu tutuklu şüpheliler hakkındaki adli süreç devam ediyor.
Avukat Dilara Yavuz’un açıklamasıyla birlikte Doruk Topuz’un savunmasına ilişkin iddialar da kamuoyuna yansırken, soruşturma kapsamındaki suçlamaların doğruluğu ve şüphelilerin hukuki sorumlulukları yargılama sürecinde değerlendirilecek.

