1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. COVE 1907 Projesi’ne Tepkiler…

COVE 1907 Projesi’ne Tepkiler…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dr. Günlük: “Milas’ın geleceğini konuşurken yalnızca yeni yapılaşmayı konuşamayız”

Scobie: “Bu proje yeni değil”

Özkan: “Biz Milas Avcılar Derneği olarak tüm üyelerimizle bu talana karşıyız!”

Milas’a bağlı Kıyıkışlacık Mahallesi’nde planlanan “COVE 1907” projesi yeniden gündeme geldi. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda paylaşılan bilgilere göre proje, yaklaşık 586 bin metrekarelik bir alanda hayata geçirilmek üzere planlanıyor.

Projede 1907 yaşam birimi, 500 yat kapasiteli marina, otel, golf sahası, okul, sosyal tesisler ve “Fenerbahçe Adası” adı verilen özel bir alan yer alıyor. Yetkililer, projenin planlama ve geliştirme sürecinin devam ettiğini belirtti.

Ancak proje bölge için yeni değil. Aynı alanda daha önce “Yakamoz Yat Limanı ve Çekek Yeri Projesi” adıyla hazırlanan yatırım, açılan dava sonucunda iptal edilmişti. Sonraki yıllarda birkaç kez el değiştiren proje, revize edilerek çok daha büyük ölçekli bir yaşam merkezi olarak yeniden gündeme taşındı.

 

“ÇÜNKÜ GÜVEN; ETKİLEYİCİ GÖRSELLERLE DEĞİL, GERÇEKLERİN EKSİKSİZ PAYLAŞILMASIYLA İNŞA EDİLİR.”

Projenin yeniden gündeme gelmesinin ardından bir çok kesim tarafından tepki açıklamaları yapıldı.

Geçmiş yıllarda Milas Kent Konseyi Başkanlığı görevinde bulunan, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Meslek Yüksekokulu’nda görev yapan Doç. Dr. Mehmet Günlük, “MİLAS’I SEVİYORSAK, DOĞRULARI KONUŞMALIYIZ” başlığı ile yapmış olduğu açıklamada “yatırım kadar önemli olan bir başka ilke daha vardır o da #şeffaflık” diyerek şunları dile getirdi:

#FenerbahçeSporKulübü’nün dün gerçekleştirilen Divan Kurulu toplantısında, #Milas’ta hayata geçirilmesi planlanan yaşam alanı projesine ilişkin ilk kapsamlı görseller ve bilgiler kamuoyuyla paylaşıldı. Elbette hepimiz bölgemize yatırım gelsin, istihdam oluşsun, Milas ekonomik ve sosyal açıdan güçlensin isteriz. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak yatırım kadar önemli olan bir başka ilke daha vardır o da #şeffaflık.

Toplantıda paylaşılan proje görselleri ile bölgenin uydu görüntüleri yan yana değerlendirildiğinde, dikkat çekici bir farklılık ortaya çıkmaktadır.

Projenin planlandığı alan; balık çiftliklerinin hemen yanı başında, Milas-Bodrum Havalimanı’nın kalkış ve iniş güzergâhında, liman tesislerine ve maden işletmelerine oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Buna karşın, tanıtım görsellerinde bu çevresel unsurların hiçbirine yer verilmemesi, proje alanının gerçek özellikleri konusunda eksik bir algı oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum ister istemez şu soruyu gündeme getirmektedir: Yatırımcılara projenin bulunduğu çevrenin tamamı mı gösterilmektedir, yoksa yalnızca en cazip görünen kısmı mı?

Oysa bir yatırım kararı verecek kişilerin yalnızca deniz manzarasını değil; uçak trafiğini, liman faaliyetlerini, balık çiftliklerini, çevredeki sanayi tesislerini ve bölgenin tüm fiziksel özelliklerini de bilmeye hakkı vardır. Şeffaflık, yatırımcıya duyulan saygının en temel göstergesidir.

Bunun yanında, kamuoyunun cevap beklediği önemli sorular da bulunmaktadır.

Bu bölge arsa vasfını hangi planlama süreçleri sonucunda kazanmıştır? İmar değişiklikleri hangi resmi kurumların görüş ve onayıyla gerçekleştirilmiştir? Çevre düzeni planları, imar planı değişiklikleri, ilgili kurum görüşleri ve varsa çevresel değerlendirme süreçlerinin kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması, hem hukuki güvenilirlik hem de toplumsal güven açısından önem taşımaktadır. Bu sorular herhangi bir önyargının değil, şeffaf yönetim anlayışının doğal bir gereğidir.

Sayın #AzizYıldırım, bugüne kadar hayata geçirdiği projelerde kurumsal ciddiyeti ve titiz yaklaşımıyla kamuoyunun takdirini kazanmış bir isimdir. Bu nedenle, adının yer aldığı böylesine önemli bir yatırımda da aynı hassasiyetin gösterileceğine inanmak istiyorum. Projenin, yalnızca estetik görseller üzerinden değil, bulunduğu çevrenin tüm gerçekleriyle birlikte tanıtılması; hem yatırımcıların doğru bilgilendirilmesi hem de Fenerbahçe’nin kurumsal itibarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca bu bölgenin, geçmişte yangınlardan etkilenen hassas doğal alanlara komşu olduğu da unutulmamalıdır. Bu nedenle, bölgedeki doğal yaşamın korunması ve yangından zarar gören alanların yeniden ağaçlandırılması yönünde daha güçlü çalışmaların yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum.

Milas’ın geleceğini konuşurken yalnızca yeni yapılaşmayı konuşamayız.

Milas’ı marka kent yapmanın yolu, doğal ve kültürel değerleri yoğun yapılaşmanın baskısı altına sokmak değildir. Gerçek marka değeri; Labranda’dan Beçin’e uzanan tarihini, zeytinliklerini, sulak alanlarını, kıyı ekosistemini ve doğal güzelliklerini koruyarak sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturabilmektir. Betonlaşma kolaydır; asıl başarı, doğayı ve tarihi koruyarak gelişebilmektir.

Bu nedenle mesele, yatırıma karşı olmak değildir. Tam tersine, doğru yerde, doğru planlamayla, doğru bilgiler ışığında ve kamu yararı gözetilerek gerçekleştirilen her yatırım Milas için bir kazançtır. Ancak bunun ön koşulu, kamuoyunun ve yatırımcıların eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesidir.

Çünkü güven; etkileyici görsellerle değil, gerçeklerin eksiksiz paylaşılmasıyla inşa edilir.

Sayın Aziz Yıldırım’ın bu hassasiyetleri dikkate alarak projenin tüm yönleriyle şeffaf biçimde değerlendirilmesine öncülük etmesini diliyorum. Böyle bir yaklaşım, yalnızca #Fenerbahçe’nin kurumsal saygınlığını güçlendirmekle kalmayacak; aynı zamanda Milas’ın doğal, tarihi ve çevresel değerlerine duyulan saygının da güçlü bir göstergesi olacaktır. Bu anlayışın kazananı ise yalnızca yatırımcılar değil, Milas ve gelecek kuşaklar olacaktır.”

 

BU PROJE ASLINDA YENİ DEĞİL

İasos Mahalle Meclisi Derneği adına açıklama yapan Hulya Scobie ise böylesine büyük bir yatırımın turizm açısından olumlu görülebileceğini ancak bölgenin mevcut altyapısının ciddi soru işaretleri barındırdığını ifade etti.

Scobie açıklamasında şunları dile getirdi:

“Bu proje aslında yeni değil. 2021 yılında AK Parti Milletvekili Hasan Özyer’in “Yakamoz Yat Limanı ve Çekek Yeri Projesi” olarak gündeme geldi, açılan davalar sonucunda planları iptal edildi. Daha sonra eski CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt tarafından rezidans projesi olarak yeniden gündeme taşındı, ancak o girişim de hayata geçirilemedi. Şimdi ise Fenerbahçe adıyla yeniden karşımıza çıkıyor.

Aziz Yıldırım’ın Yüksek Divan Kurulu’ndaki konuşmasını dinledim. Anlatılanlara göre Fenerbahçe Spor Kulübü projeye ne finansal ne de inşaat açısından ortak olacak; buna karşın satışlardan pay alacak. Bu durum, Fenerbahçe isminin projeye güven ve prestij kazandırmak amacıyla kullanıldığı yönünde soru işaretleri oluşturuyor.

Oysa bu proje yeni değil. Aynı bölgede daha önce farklı yatırımcılar tarafından gündeme getirilen projeler, açılan davalar ve halkın itirazları nedeniyle hayata geçirilemedi. Şimdi ise Fenerbahçe markasıyla yeniden sunuluyor.

Projenin planlandığı alan; maden limanı, havaalanı, su kıtlığı, yetersiz altyapı ve çevresel sorunlarla mücadele eden hassas bir bölge. Körfezin en kirli noktası. Maden Limanı manzaralı evler planlanıyor. Sayın Aziz Yıldırım’ın bunlardan haberi var mı?

Mevcut sorunlar çözülememişken, bu büyüklükte bir yatırımın su, enerji ve altyapı ihtiyacını nasıl karşılayacağına ilişkin kamuoyuna açıklanmış somut bir plan bulunmuyor.

Kamuoyunda, projenin arkasında NATA Holding’in bulunduğu ve şirket yöneticilerinden Yusuf Buğra Tanık’ın aynı zamanda Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyesi olmasının kurumsal ilişkiler ve şeffaflık açısından soru işaretleri doğurduğu konuşuluyor. Bu nedenle Fenerbahçe Kulübü’nün proje kapsamındaki rolü ve ilişkileri konusunda açık bir bilgilendirme yapması önem taşıyor.

Bölge halkı olarak beklentimiz; çevresel, hukuki ve altyapısal kaygılarımızın dikkate alınması, tüm sürecin şeffaf yürütülmesi ve kamu yararının ticari çıkarların önünde tutulmasıdır.

 

OLMAYACAK DUAYA AMİN DEMESİNLER

Milas Avcılar Derneği Başkanı Mustafa Özkan ise “üyelerimizle bu talana karşıyız” diyerek tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

Fenerbahçe’nin projesi adına öncelikle yanlış bir adım atıyorlar. Bir defa buradaki projenin yarısı sulak alan içerisinde. Olmayacak duaya amin demesinler. O yerde bu proje asla gerçekleşmez. Koca dağları lazerlemi yok edecekler. Doğal yaşam alanı diyorlar. Milyonlarca sivrisinek ile nasıl yaşayacaklar? Haa bir lafımda sözde hayvan severlere. Her lafın başında hayvanların yaşayacak yerimi kaldı? diye yaban domuzu sevenler hani siz neredesiniz? Biz Milas Avcılar Derneği olarak tüm üyelerimizle bu talana karşıyız!”

COVE 1907 Projesi’ne Tepkiler…
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.