“Hayatta bir şeyi çok istedikten sonra yapılmayacak hiçbir şey yoktur… İnsanlara engel ve engelli bir birey diye bir şeyin olmadığını göstermek istiyorum. Gerçi ailem ve yakınlarım sen bunu çoktan gösterdin diyorlar ama ben hem kendi mesleğimi hem de daha fazla farkındalık yaratmak istiyorum.”
Toplumda dünyada hayatta günümüzde engelliler, hayatta birçok zorlukla karşılaşıyor. Engelleri aşmak engelli kardeşlerimiz ile birlikte yaşamak zorluklarda destek olmak zor değil. Gerek insan olarak gerekse bulunulan şartlarda toplum içinde engellileri düşünmek lazım. Unutmamak gerek hepimiz bir engelli adayıyız.
Türkiye’de her bin bebekten 3’ünde görülen, anne karnında oluşan ve halk arasında “ayrık omurga hastalığı” olarak da bilinen “spina bifida” hastalığıyla doğan azmi, vazgeçmemesi ile engelleri aşan özel insan Meltem Balcı.
Savaşçı ve ‘hayatta bizde varız’ diyen, ‘kişi isterse’ diyen Meltem Balcı ile engelli bir kişinin yaşamda hayata tutulması vazgeçmemesi ve düşüncelerini konuştuğumuz özel röportajımızda konuğumuz oldu.
Biz aslında sözü kendisine bırakarak o anlattı biz dinledik diyelim. İşte hayalleri, yaşadıkları ve hayalleriyle Balcı’nın hayat hikayesi
‘Merhabalar ben Meltem Balcı. 15 Haziran 1997 Muğla doğumluyum. 26 yaşındayım. Bayır Lisesi mezunuyum. 2 dünya güzeli kardeşim var. Bugüne kadar annem babam ve kardeşlerim ile güzel günler geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Öncelikle doğduğum günden bugüne kadar her zaman her koşulda yanımda olan sağlığımın ve psikolojimin iyi olması için herzeyi yapan arada da olsa mızmızlığımı çeken başta ailem olmak üzere beni seven koruyan beni aralarına almak isteyen herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Ben doğuştan Spina bifida hastasıyım. Bu hastalığa bağlı yürüme engelli bir bireyim. Engelli bir bireyim dediğime bakmayın. Halk arasında bize hep böyle hitap edildiği için bu şekilde dedim ama bence hayatta bir şeyi istedikten sonra yapılmayacak hiçbir şey yoktur. Müzik dinlemeyi, gezmeyi, kitap okumayı, etkinliklere katılmayı, konserlere, düğünlere, çeşitli şenliklere, mevlitlere ve farkındalık yaratılan etkinliklere katılmayı ve görev almayı çok severim.
Ayrıca örgü örmek başta olmak üzere el emeği göz nuru bir şeyler yapmak benim mesleğim. Örgü örmeyi diğer faaliyetlerimden daha çok sevdiğim için bunu mesleğim haline getirdim. Yetişkin bireyler için yelek, süveter, patik, atkı, şapka bebekler ve çocuklar için hırka, yelek, şapka, atkı ve patik yapıyorum. Evden çalışıyorum. Engelliyim diye hayata küsmedim hayata enerji ile azim ile güç ile tutundum. İleride ki hedefim kendime ait bir dükkân açmak. Bunu söylemek istemem ama engelli bir bireyim diye topluma örnek olmak istiyorum. İnsanlara engel ve engelli bir birey diye bir şeyin olmadığını göstermek istiyorum. Gerçi ailem ve yakınlarım sen bunu çoktan gösterdin diyorlar ama ben hem kendi mesleğimi hem de daha fazla farkındalık yaratmak istiyorum. Bundan sonraki isteğim budur. Her ne engeliniz varsa engelleri aşmak sizin elinizde. Asla vazgeçmeyin. Toplum tarafından dışlanmak bazı bireylerin arkamızdan ah vah demeleri bize gülmeleri bize uygun yol ve ortamlar olmaması bu nedenle sosyalleşemememiz iş imkânı elde edemememiz vatandaşların bilinçsiz olması gibi birçok zorluklar yaşıyoruz. Ama ben şuna inanmak istiyorum. Bugün saydığım ya da saymadığım birçok zorlukların üstesinden birlik olarak empati kurarak bilinçlenerek geleceğiz. Ben buna yürekten inanmak istiyorum.
Bu fikre bağlı kalıp yaşadığımız zorluklara karşı pozitif olarak bize kötü davrananlara bizi umursamayanlara arkamı dönerek kendimi normal bir insan olarak benimseyerek bize imkân sağlayanlara uygun ortamlar sağlamayanlar ile mücadele ederek zorlukların üstesinden geliyorum. Şunu unutmayın özel bireylere acımak onlara bakarak duygulanmak sorunlara çözüm getirmez. Ve siz bireylere fayda sağlamazsınız. Bu anlamda özel bireyleri okulda her yerde gördüğümüzde alay etmeyelim. Gülmeyelim. Unutmayın ki hiçbir sakatlık isteyerek ve bilerek değil. Engellilere yolda, geçitlerde, toplu taşımalarda yardımcı olalım. Onları kırmayalım. Üzmeyelim. Engellilere sosyalleşmek ve iş imkânı sağlamak için her özel ve resmî kurumlarda asansör ve rampa yaptıralım. Onları dışlamayalım. Toplumu bilinçlendirelim. Unutmayın ki yarın bize ne getirir bilemeyiz. Bu nedenle her birey engelli adayıdır. Lütfen sizin ile birlikte olmak isteyen topluma girmek isteyen biz özel bireylerin bizde varız çığlıklarına kulaklarınızı tıkamayın. Köstek değil destek olun. Birlik olursak ötekileştirmezsek aşamayacağımız engel kazanamayacağımız başarı yoktur. Ben özel bir birey olarak kendi adıma bir şeyleri başardığımı ve başarmayı devam ettiğimi düşünüyorum. Siz diğer özel bireyler, sizlerde pes etmeyin pozitif düşünün ve amaçlarınıza odaklanın. Böyle yaparsanız eminim bir gün yapmak istediklerimizi yapacak, ulaşmak istediğiniz hedefinize ulaşacak ve ben de başardım diyeceksiniz. Her ne olursa olsun içinizde yaşama sevinci olsun. Hayat her şeye rağmen güzel.
Değerli bireyler son olarak en büyük engel sevgisizliktir. Bir bireyin diğer bireyler ile eşit olduğunu ayrımcılığın olmadığı sevgi saygı anlayış birlik ve beraberlik olduğu güzel bir dünya diliyorum.’
HABER – RÖPORTAJ: ŞAFAK TURGUT


