1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. AKCİĞERLERİMİZE VE KALBİMİZE DOKUNMA!!!

AKCİĞERLERİMİZE VE KALBİMİZE DOKUNMA!!!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aylardır Akbelen ormanları gündemimizde iken, her gün bir sahil şeridinden bi haber gelirken, doğamız, doğal kaynaklarımız, ormanlarımız yerel ve merkezi yönetimler tarafından tarumar edilirken, şimdide Köyceğiz’den bir haber geldi yarın başka bir doğal sit alanı, orman, temiz su kaynağı tahribatı duymamak için dua ederek güne başlıyoruz maşallah.

Tabi bir de bunlar gündem olanlar güzel ülkemizde çevre ve doğa tahribatına daha onlarca örnek verilebilir.

Yerel halkın hiçe sayıldığı, uzmanların ciddiye alınmadığı sırf rant için siyasilerin kafasına göre at koşturduğu bu düzeni en demokratik hakkını kullanıp protesto edenlerin kendi çocukları olan polis ve jandarmayla susturulmaya çalışıldığı bir dönemde tepkisini koymaktan gram çekinmeyen tüm çevre ve doğa dostlarına selam olsun.

Şimdi size Sadras Dağı’ndan bahsetmek istiyorum.

“1995’te 1. Derece Doğal ve Arkeolojik SİT alanı ilan edilmesine ve Doğa Derneği tarafından tamamı önemli doğa alanı olarak raporlaştırılmasına rağmen madencilikle yok olma tehdidi altında olduğu belirtilen Sadras Dağı Madencilik adı altında şirketlere peşkeş çekilme tehdidi altında. Ülkemizde maalesef bitki çeşitliliği açısından önde gelen alanlardan birisinin maden ruhsatlarından korunması mümkün olamıyor. TEMA’nın raporuna göre, dağın yüzde 94’üne maden ruhsatı verilmiş durumda.

Maden şirketlerinden sadece birinin faaliyete geçmesiyle, bölgede 33 bin ağaç kesilecek ve 11 ton patlayıcı kullanılacak. Tabi bu daha başlangıç…

Sandras Dağı, diğer adıyla Çiçekbaba, Doğa Derneği’nin oldukça kapsamlı bir çalışması olan Türkiye’nin önemli doğa alanları araştırmasına göre, ülkemizde bitki çeşitliliği açısından önde gelen alanlardan birisi ve alandaki endemik bitki oranı oldukça fazla.

Çiçekbaba, Altınsivri, Gökçeova” kelimelerini duyan yöre halkının aklına önceden el değmemiş doğa, tertemiz buz gibi su, yazı serin kışı karlı ormanlar, asırlık karaçamlar ve ardıçlar, huzur bulduran doyumsuz seyirler gelirdi. Şimdi bu güzellikler yerini kırıcı ve yükleyici iş makinalarının vadide yankılanan sesleri, kayaları yükleyip götüren kamyonların tozu dumanına bıraktırılıyor

Sandras’ın suyunu kullananlar, buralara pikniğe ve kamp yapmaya gelenler, sorumlu yerel yönetimler, yolunu kullananlar, Sandras’a Altınsivri’ye tırmananlar, bölgeye yazın ayrı kışın ayrı doğası için gelenler ile yöre halkından hiç kimsenin durumdan memnun olmadığı ortada dururken bu tahribatın sebebini anlamlandırmak kolay değil. Açık kaynak olarak yayınlanan resmi bilgilere göre Sandras eteklerinde 19 adet ruhsatın çevre etki değerlendirmesini inceleyebildik diyen; “Sandras’ı Koruma Platformu” TEMA vakfının bölgedeki ruhsatlara ait yayınladığı bilgilere göre Kartal gölü kesin koruma alanının yüzde 100’ünün maden ruhsatlarıyla kaplı olduğunu gösteriyor. Yine aynı çalışma Muğla topraklarının yüzde 59 unun, ormanlarının yüzde 65’inin maden ruhsatlarıyla kaplı olduğunu gösteriyor.”

Köyceğiz gölü ve Dalyan ekosistemi Sandras Dağı’ndan süzülen sulardan kaynak bulmaktadır. Dağ ve etekleri maden sahalarının ÇED gerekli değildir kararlarıyla dolu. Sayıştay raporları bile ÇED süreçlerindeki uygunsuz raporlara dikkat çekmektedir.

Kesin koruma alanındaki ruhsatlar Maden ve Petrol işleri (MAPEG) tarafından derhal iptal edilmelidir.

Kesin Korunan Hassas alan olarak ilan edilen Kartal Gölü Doğal Sit alanının etrafında geniş bir nitelikli koruma alanı tampon bölge olarak Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından yeniden değerlendirilerek ilan edilmelidir.

Bizim ihtiyacımız olan doğayı hiçbir amaç uğruna tahrip edemeyiz zira ne taş istiyoruz ne beton sadece doğaya sahip çıkmak boynumuzun borcudur geleceğimiz için çocuklarımız için…

Ayrıca bu halkın vekili olarak ülkeyi yönetmek için yetki verdiklerimizin bizden aldığı yetkiyi kendi rantları için bize karşı kullanması traji-komik bir durumdur en basit tabiri ile…

Buradan yerel ve merkezi yönetimlere sesleniyorum bunun vebali bile size her iki cihanda da yeterli olacaktır anladınız siz onu.

Bize düşen ise oy verirken kime niye oy verdiğini bilen bilinçli seçmen olmak en büyük sorumluluğumuz bu, en etkili protestomuzda bu olacaktır.

Not: elbette maden sahalarımızda olsun ama bunların çevreye olan zararlarını minimilize etmeli ve bunu rant için her yere yaymamalı.

Daha güzel günler için gönül köprülerinde buluşmak ümidiyle Kalın sağlıcakla…

AKCİĞERLERİMİZE VE KALBİMİZE DOKUNMA!!!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481