İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, gübre fiyatlarındaki artış ve kullanımındaki düşüşe dikkat çekerek tarımsal üretimde ciddi riskler oluştuğunu belirtti. Ergun, mevcut tablonun sadece maliyet değil, doğrudan gıda arz güvenliği krizi anlamına geldiğini vurguladı.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, son dönemde gübre fiyatlarında yaşanan artışlar ve tüketimdeki düşüşe ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tarım sektörünün en temel girdilerinden biri olan gübrede yaşanan gelişmelerin, Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Ergun, yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre kimyevi gübre tüketiminin son yıllarda dalgalı bir seyir izlediğini ifade eden Ergun, 2020 yılında yaklaşık 7,1 milyon ton olan tüketimin 2022 yılında 5,9 milyon tona kadar gerilediğine dikkat çekti. Bu düşüşün üretimde azalma riskinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan Ergun, 2023 ve 2024 yıllarında kısmi bir toparlanma yaşansa da tüketimin hâlâ kırılgan seviyelerde bulunduğunu belirtti. 2025 yılı için ise tüketimin yeniden 6,5 milyon ton seviyesine gerileyebileceği öngörülüyor.
Girdi maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını ifade eden Ergun, Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre son bir yılda mazot fiyatlarının yüzde 69,6 oranında arttığını, gübre fiyatlarında ise türüne göre yüzde 10 ile 20 arasında artış yaşandığını kaydetti. 2025 yılı verilerinin ise daha çarpıcı olduğunu belirten Ergun, üre gübresinde yüzde 89’a varan artış, DAP gübresinde yüzde 55 ve kompoze gübrede yüzde 46 oranında fiyat artışı yaşandığını söyledi.
Küresel gelişmelerin de durumu daha da ağırlaştırdığına dikkat çeken Ergun, Dünya Bankası tahminlerine göre 2025 yılında gübre fiyatlarının dünya genelinde ortalama yüzde 21 artmasının beklendiğini, bazı ürünlerde ise bu artışın yüzde 60’a kadar çıkabileceğinin ifade edildiğini belirtti.
Öte yandan, dünyanın en büyük gübre üreticilerinden biri olan Rusya’nın ihracatı durdurma kararı ve devam eden savaşların küresel arzı daralttığını vurgulayan Ergun, bu gelişmelerin fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturduğunu söyledi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin de gübre sevkiyatını olumsuz etkilediğini belirten Ergun, dünya genelinde taşınan gübrenin önemli bir bölümünün geçtiği bu hatta yaşanan aksaklıklar nedeniyle yaklaşık 1 milyon tonluk sevkiyatın geciktiğini ifade etti.
Gübre ithalatındaki düşüşün üretimde artıştan değil, çiftçinin gübreye erişememesinden kaynaklandığını dile getiren Ergun, bunun en somut göstergesinin kullanım oranlarındaki gerileme olduğunu söyledi. Çiftçinin maliyetler nedeniyle gübre kullanımını kısmaya başladığını belirten Ergun, bunun doğrudan verim kaybına yol açacağını ifade etti.
Ergun açıklamasında, “Gübre kullanılmazsa verim düşer, verim düşerse üretim düşer, üretim düşerse gıda krizi kaçınılmaz olur. Bugün yaşanan sadece bir maliyet krizi değil, doğrudan bir gıda arz güvenliği krizidir” ifadelerini kullandı.
Çözüm önerilerini de sıralayan Ergun, gübrede KDV ve tüm vergilerin kaldırılması, çiftçiye doğrudan ve zamanında destek verilmesi, yerli gübre üretiminin stratejik sektör ilan edilmesi ve mazot ile gübre desteklerinin gerçek maliyetlere göre güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda çarpıcı bir uyarıda bulunan Ergun, “Mazotu pahalı olan üretici çalışır ama gübreyi pahalı olan üretici üretim yapamaz. Bugün gübreyi konuşmazsak, yarın ekmeği konuşuruz” diyerek yaşanabilecek gıda krizine dikkat çekti.

