Bodrum’un su geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken, Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu, Ekinanbarı Desalinasyon Projesi hakkında teknik bir değerlendirme yaptı. Basında yer alan bazı beyanatlara açıklık getirilmesinin amaçlandığı basın açıklamasında, Bodrum’un mevcut su arzı ve geleceğe yönelik riskler verilerle ortaya konuldu. Açıklamada, Ekinanbarı projesinin bilimsel temeller ışığında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Ekinanbarı su kaynaklarının kullanımı ile ilgili olarak basında yer alan bazı beyanatlara açıklık getirmeyi, Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu olarak gerekli görmekteyiz. Amacımız, Ekinanbarı projesinin sübjektif nedenlerle, yeterli bilimsel araştırma ve analizler yapılmadan bir kenara itilmemesi ve Bodrumluların bu konuda doğru ve yeterli bilgilere ulaşmasıdır.
MUSKİ faaliyet raporu kayıtlarına göre Mumcular ve Güvercinlik arıtma tesislerinden 2024 yılında, Geyik, Mumcular ve Çamköy kaynaklı olarak, verilebilen su miktarı 14,8 milyon m3 olabilmiştir. Yaklaşık 18 milyon m3 su ise yarımadadaki YAS kuyularından sağlanmıştır. Toplamda Bodrum’a 2024 yılında yaklaşık 33 milyon m3, 2025 yılında ise 35 milyon m3 su arzı sağlanabilmiştir. Geyik Barajı’ndan Bodrum’a tahsis edilen 5 milyon m3 suya ilave 6-7 milyon m3 su alınırken, 2025 yılında Yeniköy Termik Santralına daha fazla soğutma suyu verebilmek için kısıtlamalara gidilmiştir. Bunun sonucunda Geyik Barajı’ndan 2025 yılında 9,5 milyon m3 su alınabilmiştir. Mumcular Barajı’ndan geçmiş 2020 ve 2022 yıllarında yaklaşık 6 milyon m3 su alınabilmişken yağış rejiminin bozulması nedeniyle yeterince su alınamamaktadır; 2024’te 860 bin m3’e kadar düşmüştür. 2025 yılında bir miktar daha fazla; yaklaşık 3,4 milyon m3 su alabilmemize rağmen geçmiş yıllara nazaran yine düşüktür. Çamköy YAS kaynakları kapasitesi de DSİ projesinin yapımında planlanan 200 litre/sn yerine 60 litre/sn seviyelerine düşmüştür. Yıllık su ihtiyacımız 44,5 milyon m3 civarındadır. Dolayısıyla su arzı konusunda açık vardır. Kayıp kaçaklar da açığı büyütmektedir. YAS kuyularından arz edilen ve münferit kuyulardan çekilen yer altı suları miktarı 30 milyon m3 seviyelerine ulaşmıştır. Her yıl artan miktarda yer altı suyu çekilmesi yarımada genelinde deniz girişimlerinin başlaması tehdidini ortaya çıkarmaktadır. Su arzı konusunda tedbirler alınmak zorundadır.

Ekinanbarı Desalinasyon Projesi hakkında ortaya konulan bazı çekinceler üç temel eksende yer almaktadır: Çevreci olmaması, yüksek enerji ihtiyacı ve pahalı olması. Çözüm olarak da yeni bir kaynaktan su arzı yerine; kayıp kaçağın önlenmesi, geri kazanma ve yağmur suyu hasatı ile su ihtiyacının karşılanması önerilmektedir.
Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu olarak, bu çekinceleri de hesaba katarak; Ekinanbarıprojesi, diğer alternatifler göz önüne alındığında, eldeki verilere göre, süre, maliyet, çevreye uyum ve sürdürülebilirlik açılarından susuz Bodrum için önemli bir fırsat olduğunu yıllardır savunuyoruz.
KISA TARİHÇE VE POTANSİYEL
Güllük Körfezi’nin kuzey ve doğusunda yer altında karstik bir yapı yer alır. Deniz suyunun da karıştığı yörenin yer altı sularının boşalım değerleri itibarı ile en önemlileri Ekinanbarı ve Savranköy akiferleridir. Eldeki bilgilere göre Ekinanbarı debisi yörenin en büyüğüdür ve DSİ tarafından 5,385 m3/sn olarak belirlenmiştir. Zemindeki bir çatlak boyunca yer üstüne çıkan Ekinanbarı suları, yörede Suşi adıyla bilinen ve debisi 6-10 litre/sn olan bir kaynağı oluşturur. Burası Milas-Bodrum havaalanının hemen dibinde yer alır, su hafif tuzlu fakat temizdir. Buradaki Tekfurambarı Deresi de civardaki balık çiftliklerini besler. Bu yörenin hidrojeolojisi 90’ların sonlarından beri DSİ, TÜBİTAK ve İstanbul Üniversitesi tarafından araştırılmaktadır. Hatta, halen DSİ Etüt Planlama ve Tahsisler Dairesi bünyesinde yürütülmekte olan, bölgedeki balık çiftliklerini de kapsayan bir çalışma vardır. Ekinanbarı suyu, Bodrum için ilk defa, TMMOB Bodrum Temsilciliği’nin, Geyik Barajı’ndan su getirme projesine çok haklı itirazları içeren, 28/10/2009 tarihli basın bildirisi ile gündeme gelmiştir. Daha sonra, nihayet dört sene kadar önce, DSİ tarafından 5,4 m3/sn suyun 2 m3/sn tahsisi yapılmıştır; 1 m3/sn Bodrum’a içme ve kullanma suyu amaçlıdır.
ÇEVRESEL ETKİ VE DESALİNASYON GERÇEĞİ
Ege Denizi’nin tuzluluğu, toplam eriyik madde (TDS) cinsinden 35.000 mg/lt civarındadır. Ekinanbarı sularının yüzeye ulaşan kesimlerinde tuzluluk bunun dört ila beşte biri kadardır. Deniz suyunun karışımı ise 13% mertebesindedir. Yöredeki birkaç derin kuyudan alınan numunelerde ise yüzeydekilerin yarısı mertebesinde tuzluluk ölçülmüştür. Yani, eldeki bilgilere göre Ekinanbarı derin yer altı sularının tuzluluğu Ege Denizi’nin 1/9 ila 1/10 mertebesine kadar inebilecektir. Hemen belirtmeliyiz ki; Ege Denizi’nin sularının desalinasyonu ile Ekinanbarısularının desalinasyonu arasında ilk yatırım ve işletme açısından olduğu gibi çevresel etki açısından da çok büyük fark vardır. Zira, desalinasyon tesislerinin enerji kullanımı, gerekli membran alanı ve tesis hidrolik kapasitesi, atık miktar ve evsafı, giriş suyundaki tuzluluğa direkt olarak bağlıdır. Örneğin, deniz suyu arıtma tesislerinin ilk yatırım maliyeti, yer altı suyu ters ozmos tesislerine göre iki katı, işletme maliyetleri ise 50% veya daha pahalı olabilmektedir. Eldeki bilgiler ışığında, bir deniz suyu desalinasyon tesisinin atık salamura tuzluluğu, 60.000 mg/lt dolayında, yani Ege Denizi’ne nazaran 70%-75% daha fazla olacaktır. Bu durum denizlerimiz için çok ciddi bir risk teşkil eder. Ancak, Ekinanbarı tesisinin atık salamura suları, deniz suyundan su üreten bir tesise nazaran, hem hacim olarak 2,5-2,6 misli daha azdır hem de tuzluluğu 19.000 mg/lt ile Ege Denizi tuzluluğunun bile çok altındadır. Bu durumda Ekinanbarı’ndaki ters ozmos tesisinin çevreye olumsuz bir etkisinin olması beklenmez. Yer altı suları, tesise azami verimi sağlayacak şekilde, akiferin boşalım noktalarına yakın yerlerde oluşturulacak derin su alma yapıları ile alınabileceğinden, yüzeysel ekosisteme bir müdahale olmayacaktır. Ancak burada çevre için asıl tehlikenin civardaki, evsel atık, tarım kimyasalları, çiftlik balıkçılığı, madencilik faaliyetleri olduğunu belirtmeden geçemeyeceğiz. Güllük Körfezi, yörenin sulak alanları ve karstik yer altı yapısı hassas ekosistemlerdir ve titizlikle korunması gerekir. Burada, yer altı sularının içme suyu amaçlı kullanımını sağlayacak bir arıtma tesisi yapılmasının yörenin korunmasına da katkı sağlayacağı görüşündeyiz.
ENERJİ TÜKETİMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Söz konusu çekincelerin ortaya konduğu beyanatta desalinasyon birim enerji tüketimi olarak 4-5 kW-sa/m3 verilmektedir. Verilen bu değer günümüzde deniz suyu desalinasyonu için bile yüksek kalır. Bu bilginin kaynağını ve kapsamını bilemiyoruz. Örneğin, Körfez ülkelerindeki tesislerde ters ozmos harici süreçler de kullanılmaktadır. Bu süreçlerde ısı enerjisi de kullandığından enerji tüketimi çok yüksektir. Ayrıca, Basra Körfezi suları Ege Denizi’ne nazaran çok daha tuzludur. Dolayısıyla, Ekinanbarı arıtması özelinde bu enerji değerlerinin çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
Desalinasyon enerji ihtiyacı kullanılan yönteme ve özellikle tuzluluğa bağlı olarak çok değişir. Bir desalinasyon tesisinde, o projenin karakterine bağlı, enerji gerektiren birçok işlem vardır. Ancak, salt işlem özelindeki enerji ihtiyacını ifade etmek için literatürde spesifik enerji tüketimi (SEC) olarak ifade edilen değer kullanılır. Ters ozmos tekniği en az enerji gerektiren desalinasyon türlerinden olduğu için çok tercih edilmektedir. Bu işlemde girişte tuzluluk çok düşük ise, mesela 1000 mg/lt gibi, enerji ihtiyacı konvansiyonel bir atık arıtma tesisi mertebesine kadar inebilir. Ekinanbarı özelinde ise ters ozmos spesifik enerji tüketiminin 2-2,5 kW-sa/m3 civarında, yani basında yer alan değerlerin yarısı civarında olması beklenir.
Elde henüz bir proje olmamakla beraber, bir fikir vermek için, Ekinanbarı’nda, 31,5 hm3/yıl kapasitede bir ters ozmos tesisinin 65% verim ile yaklaşık 20 milyon m3 su sağlayabileceğini, 20-25 dönüm arazi gerektireceğini, kurulu gücünün de 15 MW dolayında olacağını söyleyebiliriz. İlgili bakanlık tarafından proje için 157,5 dönüm arazinin kullanımına onay verilmiştir. Projeye bir güneş enerjisi santralının eklenmesi hem ekonomi hem de karbon salınımı açısından olumlu sonuçlar verecektir.
İDARİ VE MALİ DEĞERLENDİRME
Geçerli kanun ve yönetmeliklere göre büyükşehir statüsündeki kentlerin su ve kanalizasyon yatırımlarından, su havzalarının korunmasından büyükşehir belediyeleri sorumludur. DSİ ancak, elde uygun proje varsa ve bütçeden gerekli tahsisat ayrılabilmiş ise devreye girebilir (Ayrıca DSİ’nin desalinasyon tecrübesi maalesef yetersizdir). Dolayısıyla, yerel şartlara en uygun su ve kanalizasyon projelerinin en kısa zamanda gerçekleştirilebilmesi büyükşehir belediyelerinin tasarrufundadır. Aksi takdirde Ankara’dan DSİ kaynaklı bir projenin oluşabilmesini beklemekle yıllar geçer;
Bodrum için 2014’den beri olduğu gibi. Günümüzde altyapı projeleri yüksek teknolojiyi ve büyük bütçeleri gerektirir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz belediyelerinin önündeki başlıca problem gerekli proje finansmanının sağlanmasıdır. Bu konuda ülkemiz belediyelerinin başlıca kaynağı İller Bankası ve Dünya Bankasıdır. Örneğin, Bodrum’un yeni kanalizasyon ve arıtma tesisleri İller Bankası kanalı ile sağlanmış olan 82 Milyon €’luk Dünya Bankası kredisi ile inşa edilmektedir. Yeni bir proje için en önemli maliyet unsurlarından biri finansman giderleridir. Altyapı yatırımları ister yerel ister merkezi idare tarafından gerçekleştiriliyor olsun kamu yatırımlarıdır, yani oluşan bedeller nihayette vatandaşın vergileri ile ödenecektir. Finansman yerel idareler tarafından sağlanmışsa bedelini sadece o hizmeti kullanan yerel halk öder. Yok eğer bir şekilde işin içine devlet sübvansiyonu girmiş ise o zaman o kentin borcunun bir kısmını diğer illerdeki vatandaşlar da üstlenmiş olur.
MUSKİ Ocak 2026 kademeli tarifeye göre su fiyatları; konutlarda 1-15 m3/ay bandında 0,90$/m3, 15-30 m3/ay bandında 1,80$/m3, 30 m3/ay üzeri 2,60$ seviyelerinde, işyerlerinde ise 1-15 m3/ay bandında 1,58$/m3, 15-30 m3/ay bandında 2,50$/m3, 30 m3/ay üzeri 3,18$/m3 seviyelerindedir. Günümüzde, yeni bir su kaynağı temin projesinin birim maliyetinin, finansman masrafları da dahil olmak üzere, 1 US$/m3 altına inmesi çok zordur. Bu mertebede bir maliyet Ekinanbarı projesi ile sağlanabilir, ama deniz suyunun arıtılması veya baraj projelerinde bu pek mümkün olamayacaktır. Hem ilk yatırım hem işletme hem de atık salamuranın arıtılmasında yüksek tuzluluğun getirdiği maliyetler dolayısı ile, en pahalı çözümün deniz suyunun arıtılması olduğu bilinmektedir. Baraj projelerinin de daha pahalı olması beklenir, zira Ekinanbarı su temin projesi sadece arıtma ve isaleden oluşacak iken, baraj çözümünde ilave olarak bir de baraj imalat maliyeti vardır. Barajlar pahalı yapılardır ve yazları neredeyse tamamen kuruyan derelerde inşa edilecek barajlar, alışılmışın dışında, hiç de ekonomik olmayan boyutlarda olmak durumundadırlar. Göreceli olarak daha stabil bir rejimi olan Sarıçay üzerinde inşa edilen Geyik barajında yaklaşık 1 m3 su almak için 2 m3 göl hacmi gerekirken bu oran, zorlama bir proje olan, Kayaderesi (Bodrum) barajında 6,5 kat olmakta ve ülkenin sayılı yüksek gövdeli barajlarından biri gerekmektedir. Buna ilaveten, iklim krizi şartları da hafife alınırsa bu projelerin zaman içinde kısmen veya tamamen ölü yatırıma dönüşmesi kaçınılmazdır. Ayrıca, bilinmektedir ki, Milas yöresindeki madencilik faaliyetleri, tarımda kullanılan kimyasallar ve kentsel atıklar nedeniyle dereler aşırı kirlenmiştir. Bazı durumlarda, Kayaderesi’nde olduğu gibi, bu suların konvansiyonel yöntemler ile arıtılması mümkün olmayacaktır. Ve tabii, bu baraj projelerinin yörenin çok kıymetli ve hassas doğasına vereceği zararların gerçek maliyeti hesaplandığında ödenecek maddi ve manevi bedelin çok büyük olacağı da unutulmamalıdır.

HER ŞEYİN BAŞI PLANLAMA VE ACİL EYLEM
Basında yer alan beyanlarda su tasarrufu, kayıp/kaçak yönetimi, geri kazanma ve yağmur suyu hasadı gibi konular Bodrum’un susuzluğunun çaresi olarak gösterilmekte. İklim krizinin iyice kendini hissettirdiği, kişi başı su kaynağı kapasitesinin 1.000 m3’e yaklaştığı şu günlerde bunların önemini yadsımak elbette mümkün değildir. Ancak, Bodrum’un esas problemi uzun vadeli ve yeterli bir su kaynağı olmayışıdır ve o sağlanmadan bu önlemlerin Bodrum’un susuzluğuna kendi başlarına çare olabileceklerini ileri sürmek doğru olmaz. Herhangi bir projenin kendini ödeyebilmesi için suyun satılabilmesi esas olduğuna göre kayıp/kaçak yönetimi, esas su kaynağı temini projesinin zaten bir parçasıdır. Su hasadı ve atık suyun geri kazanılması gibi konularda ise, olumlu sonuç alabilmek için yeterli planlamanın ve hatırı sayılır bir yatırımın gerekli olduğunu da unutmamak gerekir. Zaten, bu gibi önlemlerin içme suyu amaçlı kullanılması beklenmez.
Geyik Barajı Yeniköy Termik Santrali ve bölge tarımı için 1986-88’de inşa edilmiş, yıllar sonra buradan Bodrum’a su tahsisi yapılmıştır. Mumcular Barajı ise çevre tarımını da beslemek durumundadır. Bölgenin tatlı yer altı suları tarım yapan yöre halkı için çok önemlidir. Muhafaza edilmesi için çaba gösterilmeli, başta kömür santralları olmak üzere, başka amaçlar uğruna bilinçsizce tüketilmesine izin verilmemelidir. Öte yandan hem resmi raporlarda hem de üniversite araştırmalarında gösterildiği gibi Geyik Barajı’nı besleyen Sarıçay suları, civardaki madencilik faaliyetleri, tarımda kullanılan kimyasallar ve kentsel atıklar dolayısıyla çok kirlidir. Bu durum, ilgili ÇED raporunda DSİ tarafından açıkça belirtildiği üzere, Kayaderesi için de geçerlidir. Ayrıca, Akdeniz bölgesi iklim krizinden en fazla etkilenecek bölgeler arasındadır. Özellikle 2040 yılından itibaren olmak üzere, bölgemizde yağışların daha da azalması, kurak dönemlerin uzaması beklenmektedir.
İklim krizi ile beraber kuraklığın artması sadece yağışların azalmasına bağlı değildir. Küresel ısınma ile havadaki su buharı miktarı da azalır. Bu açık, yüzey buharlaşma/terlemesi ile telafi edilmek durumundadır. Böylece, havzaların dinamik su bütçesi, yağışların azalmasına ilaveten atmosferdeki bu ekstra nem talebi ile daha da olumsuz yönde etkilenir. Bu durumda birbirini tetikleyen faktörler, su talebinin hem yüksek olduğu hem de önemli ölçüde barajlar ile karşılandığı yerlerde uzun süreli susuzluklara yol açabilecektir. Bu durumun örnekleri, 2015-20 yıllarında Cape Town’da olduğu gibi yaşanmaya başlanmış olup ileride özellikle Akdeniz bölgesinde sıkça görülmesi beklenmektedir. Yukarıdaki tablo ışığında uzun vadede Geyik ve Mumcular barajlarını ikame edecek yeni su kaynakları ihtiyacı aşikârdır.
Bu denli karmaşık ve çok yönlü sorunlar ile ancak konularında bilgi ve tecrübeleri yeterli olduğu bilinen uzmanların oluşturduğu multidisipliner ekipler tarafından gerçekleştirilecek planlama çalışmaları ile başa çıkılabilir. Bodrum’un suyu ile ilgili tüm yatırımların yeterli saha araştırmalarını da içeren bir master plan ve fizibilite çalışması ile yönlendirilmesi elzemdir. Gerekirse, çeşitli senaryolar da içermek kaydı ile, gelecek 30-35 yılını planlayacak yeterli bir master plan olmadan Bodrum’un su probleminin kalıcı olarak çözülemeyeceğini vurgulamak isteriz. Ancak, böyle bir planlama faaliyeti, saha araştırma çalışmaları ile beraber, neresindenbaksanız iki yıl sürer. Böyle bir süreyi boşa geçirmek olmaz. Oysa ki, DSİ’nin suyunu tahsis etmiş olduğu, Bodrum’un güncel açığını kapatabilecek 85.000-90.000 m3/gün kapasitede bir ters ozmos tesisi, Ekinanbarı’nda iki-üç yıl içinde inşa edilebilir. Kısa, orta ve uzun vade çözümleri Ekinanbarı projesi ile koordineli bir şekilde yürütülecek bu planlama çalışmaları ile belirlenebilir. Dolayısıyla, master plan çalışmalarıyla eş zamanlı olarak Ekinanbarı’ndaki bu tesisin planlama, hidrolojik, geoteknik, topografik ve jeofizik saha araştırma çalışmalarına da acilen el atılmalıdır.
Bodrum’da yapılaşma ve göçe bağlı nüfus artışı sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. Bodrum’un gelecekteki gelişmesinin bir plana, bir düzene uyması gereği açıktır. Doğada hiçbir gelişme sınırsız olamaz, çünkü sürdürülemez. Bu kentin içme suyu temini projesinde öne çıkması gereken hususların; halkın yararına en uygun ve uzun vadeli çözümleri sağlayabilecek planlama, teknoloji, finansman, ihale yöntemleri ve şeffaflık olduğunu vurgulamak isteriz.
Kamuoyunun bilgilerine sunarız.

