Zafer Partisi Milas İlçe Teşkilatı tarafından, önceki gün Aşkıdil Akarca Toplantı Salonu’nda düzenlenen program ile yeni katılan üyelerine rozet takıldı. Programa katılan konuşmacılar, bir süredir ‘Terörsüz Türkiye’ sloganıyla yürütülen projeye çok sert sözlerle tepki gösterdiler.
Çeşitli partilerden istifa eden yaklaşık 60 kişiye rozet takılacağı programın, birkaç gün önce 20 vatan evladının Gürcistan’da askeri uçağımızın düşmesi sonucu şehit olduğunu, dolayısıyla şölen havasında düzenlenmesi planlanan etkinliğin son dakikada dar bir kapsama çekildiğini ifade eden Zafer Partisi Milas İlçe Başkanı Ahmet Sait Güşlü, “Programın tarihi önceden planlandı ve katılımcılar davet edildi. Yani tümüyle programı iptal etmemiz, en azından katılımcılara ve partimize yeni katılacak üyelerimize saygımızdan dolayı yakışık almayacaktı. Bu nedenle dar bir çerçevede de olsa düzenlemeyi uygun gördük” diyerek, önümüzdeki günlerde programın geniş bir katılımla düzenleneceğini söyledi.
Partinin Muğla İl Başkanı Nazmi İyibilir, kurucu il başkanı Ünal Yiğit, Yatağan İlçe Başkanı Nihat Öztürk, Turizmden sorumlu Genel Başkan Danışmanı Murat Ünal, eski Milas İlçe Başkanı Uğur Palabıyık, partinin Milas ilçe yöneticileri ve partiye katılacak yeni üyelerin katıldığı program, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı.
Programın açılış konuşmasını yapan Ahmet Sait Güşlü, sözlerine geçtiğimiz günlerde askeri uçağımızın düşmesi sonucu şehit düşen 20 vatan evladına rahmet, ailelerine ve tüm milletimize başsağlığı dileyerek başladı ve şöyle devam etti:
“BİZ SİYASET DEĞİL, VATAN MÜDAFAASI YAPIYORUZ”
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, aramızdan ayrılışının 87’nci yıldönümünde bir kere daha rahmet ve minnetle anarken hissettiğimiz o yoğun duygu, Ata’mızın bize emanet ettiği Cumhuriyetin ne denli kıymetli ve anlamlı olduğunu gösterdi. O’nun kıymetini bugün çok daha iyi anlıyoruz.
Zafer Partisi Milas İlçe Teşkilatı olarak siyaset amaçlı değil, birleştirici ve bütünleştirici bir ilçe başkanı olmak için göreve geldim. Biz siyaset değil, vatan müdafaası yapıyoruz. ‘Açılım Süreci’ veya ‘Terörsüz Türkiye’ adı altında yürütülen bir proje nedeniyle ülkenin bugün içinde bulunduğu kaos ortamı nedeniyle hepimiz üzüntü yaşıyor ve doğal olarak bazı tepkiler veriyoruz. Biliyoruz ki aziz milletimiz bu karanlık günleri de yine birlik ve beraberlik içinde aşacaktır. Duygularımızı birlikte yaşayarak, kararlılığımızı birlikte göstererek bunu da atlatacağız. 7 yaşında, yağmurun altında Ne Mutlu Türk’üm diyerek başlayan vatan ve millet sevdamıza bugün de Ne Mutlu Türk’üm diyerek devam ediyoruz.”
“DEVLETİ YÖNETMEYE HAZIRIZ VE EN GÜÇLÜ ADAYIZ”
İlçe Başkanı Güşlü’nün ardından kürsüye gelen Zafer Partisi Muğla İl Başkanı Nazmi İyibilir, üye katılım programına katılanlara teşekkür ederek; “2025 yılı hepimiz açısından çok ağır sorunlarla geçti. 23 yılı aşkın bir süre ülkeyi yöneten iktidar, özellikle son 8-10 yıldır dar gelirli vatandaşlarımızın Milli gelirden aldığı payı iyice azaltmış, yoksulluk daha da derinleşmiştir. Milletimizi bilinçli olduğunu düşündüğümüz bir şekilde fakirleştirdiler. Sanayi üretimini durdurdular, tarımı tasfiye ettiler. Ekonomik buhran bir kabus gibi tüm Türk Milleti’nin üzerine çöktü. Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarını, PKK Terör Örgütü ve onun katil elebaşı Abdullah Öcalan ile yaptıkları pazarlıklar neticesinde devlet olma şuurunu da kaybettiler. 2025 yılı çok zor geçti, 2026 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarihsel bir kırılmaya sürüklenmek isteniyor. İzlediğimiz, duyduğumuz, gördüğümüz, düşündüğümüz tabloda, İstiklal Savaşı vererek kurmuş olduğumuz cumhuriyete PKK Terör Örgütü ortak getirilmek isteniyor.
Bizler, Genel Başkanımız Ümit Özdağ liderliğinde, Zafer Partisi çatısı altında Türk Milleti’ne yapılan bu dayatmaya göğüs gerilmesine en ön safta öncülük etmek için toplandık. Her geçen gün artan katılımlarla saflarımız güçleniyor. Atatürk ile problemi olmayan, Ne Mutlu Türk’üm diyen herkese kapımız sonuna kadar açıktır. Ülkemizin, devletimizin, milletimizin refahı için değişik partilerde görev almış, oy vermiş vatandaşlarımızın son kalesi, son siperi, son savunma hattıdır Zafer Partisi. Saflarımıza katılmayı düşünen yüreklerin güç-kuvvet bulmasını, kararını vermiş ve artık Zafer Partili olmuş vatandaşlarımızı saygı ile kucaklıyoruz.
23 yıldır AKP iktidarının ülkemize verdiği zararları, milletimize yaşattığı travmaları, şu an herkesin içinde bulunduğu umutsuzluğu, iktidara geldiğimizde parti programlarımızla kolayca aşacak kadrolarımız hazırdır. Kararlı bir lidere, temiz kadrolara sahibiz. Devleti yönetmeye hazırız ve en güçlü adayız” diyerek konuşmasını tamamladı.
İl Başkanı İyibilir’in ardından bu kez kürsüye partinin turizmden sorumlu Genel Başkan Danışmanı Murat Ünal geldi. Ünal; “Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, o yolun yolcusu ve kıyamete kadar devam edecek bu davanın neferleriyiz. Bu yürüyüş, Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ’ın liderliğinde devam edecek” diyerek başladı ve şöyle devam etti:
“ATATÜRK’E, CUMHURİYETE DÜŞMAN OLANA DÜŞMANIM”
“Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ile sorunu olan, cumhuriyetle sorunu olan Türk düşmanıdır. Aynı takımı tutmayan, farklı siyasi partilere oy veren, aynı dinin mensubu olmadığım insanlarla anlaşırım ancak Atatürk’e, Cumhuriyete düşman olanlarla anlaşamam. Dili, dini, mezhebi, milliyeti ne olursa olsun, ben Türk’üm diyorsa bu ülkenin vatandaşıdır.
Bugün sözde DEM Parti Kürt vatandaşlarımızı temsil ettiğini ileri sürüyor. Hayır. DEM Parti Kürt vatandaşlarımızı temsil etmiyor. DEM Parti PKK’nın siyasi uzantısıdır. Dolayısıyla birçok Kürt kökenli arkadaşım var inanın birçoğu da benden daha fazla bu ülkeyi seviyor ve milliyetçi, benden daha fazla Atatürkçü. Bu tabloyu görmek isteyen Çanakkale’ye baksın, Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşen, gazi olan kahramanlarımızın bulunduğu mezarlıklara baksın. Orada Türk de var, Kürt de, Laz, Çerkez yani bizi biz yapan Türk Milletinin tüm evlatlarını görebilirsiniz. Dolayısıyla Atatürk’e ‘Ayyaş’ diyen, ‘dinsiz’ diyen birtakım kişiler var. İşte ben bu hainlerin düşmanıyım. Hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Bu milleti Allah ile aldatanların düşmanıyım.
Diyaneti kuran, Ayasofya’yı camii olarak açan, Kur’an’ı Kerim’in Türkçe tefsirini yaptıran birine dinsiz diyerek iftira atmaya çalışanlar bilsin ki kıyamete kadar onların karşısında mücadele vereceğiz.
Biz bugün konuşmayacağız da ne zaman konuşacağız? Korku sarmalını Türk Milletinin üzerine salmaya çalışıyorlar ama biz bugün buradayız. Korkmuyoruz! Susmuyoruz! Birlik ve beraberlik içerisinde yürüyeceğiz. Aramızda kin, fitne ya da türlü cambazlıklar, siyasi ayak oyunları olamaz. Hepimiz aynı gemide, aynı davanın yolcusuyuz ve bugüne kadar bu partiye emek veren, güç veren herkese teşekkür ediyorum.
Ne Mutlu Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete sahip çıkanlara, Ne mutlu O2nun açtığı aydınlık yolda yürüyenlere ve Ne Mutlu Türk’üm diyene.”
“TÜRK MİLLETİNE REST ÇEKENLERE CANINIZ CEHENNEME DİYORUZ”
Zafer Partisi Milas İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen üye katılım ve rozet takma töreninde son konuşmayı, partinin Muğla Kurucu İl Başkanı Ünal Yiğit yaptı. 11 Kasım’da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait nakliye uçağının Azarbaycan-Gürcistan sınırında kaza kırıma uğraması neticesinde şehit olan Emrah Kuran başta olmak üzere tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar dilerim. Türk milletinin başı sağolsun” diyerek sözlerine başlayan Yiğit şöyle devam etti:
“Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’dan Amasya’ya giderken, ülkenin durumu üzerine konuşmalarının sonunda; ‘Gidip Toros dağlarına bakınız. Eğer orada tek bir yörük çadırı görürseniz ve o çadır da bir duman tütüyorsa şunu çok iyi biliniz ki, bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet bizi yenemez.’ diyerek hepimizin bildiği,
‘Dağ başını duman almış gümüş dere durmaz akar.
Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyelim arkadaşlar’ marşını söyleyerek yollarına devam etmiş ve Amasya’ya gelmişlerdir. Bildiğiniz gibi bölgemiz Torosların başlangıç noktasıdır. Onun için birlikte olursak hiçbir güç ve kuvvet bizi yenemez.
Adalet tutuklandı!
Asgari ücret ile geçinmek zorunda kalan işçi tutuklandı!
Açlık sınırının altında yaşayan emekliler tutuklandı!
Sığınmacı ve kaçaklarla vatanını paylaşmak istemeyen vatanseverler tutuklandı!
Terörist başı, bebek katili Öcalan serbest kalmasın diyen şehit anaları tutuklandı!
Tribünlerde “Ne mutlu Türk’üm diyene” diye bağıran taraftarlar tutuklandı!
“Mustafa Kemal’ in askerleriyiz” diye haykıran Atatürkçüler tutuklandı.
Beni öldürmeden susturamazsınız diyen Ümit Özdağ tutuklandı!
Genel başkanımız yaklaşık 5 aydır hukuksuz bir şekilde Silivri’de açılım süreci sekteye uğramasın diye esir tutulmuş ve tabiri yerindeyse sayın genel başkanımıza düşman ceza hukuku uygulanmıştır.
“İmralı’dan o melun, çıkarsa da şaşmayın,
Bunlar onu meclise, sokarsa da şaşmayın,
Yakasına madalya, takarsa da şaşmayın,
Şehitlerin öcünü almaktan caydı bunlar,
İhanetin adını, açılım koydu bunlar…” diyen ozan arif şairimizi rahmet ve dua ile anıyorum.
Ülkemizin ve dünyanın zor günler geçirdiği bugünlerde Zafer Partisi saflarında yer aldınız, tüm zorluklara göğüs gerdiniz. Verdiğimiz mücadele küçümsenmeyecek boyuttadır partimiz ve kendi adıma hepinize teşekkür ederim.
Son 20 yılda saray rejimi ve sarı muhalefet Türk milletinin problemlerinden kopuk, tabiri yerindeyse bir gölge oyunu oynamaktadır. Yapmış oldukları icraat ve açıklamalarla adeta aklımızla dalga geçmektedirler. Ülkemizin problemleri her geçen gün daha da derinleşmektedir.
İşte tam bu zamanda Atatürk çizgisinde Türk milliyetçilerinden oluşan Zafer Partisi kadroları, Türkiye’nin ve Türk milletinin sorunlarını çözmek için bir araya gelmiştir. İktidarı değiştirmenin yolu, niteliksiz muhalefeti değiştirmekle başlar. Başta geçici sığınmacı sorunu, eğitim, sağlık ve ekonomik sorunlar, devlet yönetimindeki başıbozukluk olmak üzere sorunlarımızı sıralayabiliriz. Ekonomide ülkenin üretimden kopması ve dışa bağımlı olarak devam etmesi, tarım ülkesi olmasına rağmen buğday, mısır gibi temel ürün ve diğer tarım ürünlerinin de ithal edilmesi, bu sorunlardan sadece bir kaçıdır. Bizler bu toprakları kan dökerek vatan yaptık. Vatanımız yolgeçen hanına çevrilmiş, gizli istila, tabiri yerindeyse açık işgale dönüşmüştür.
Geçici sığınmacı ve kaçak sorununu dile getirenler faşistlikle ve ırkçılıkla suçlanmaktadır. Oysa milliyetçilik, milleti olmayanlar için faşizmdir. Ülkemizde sayılarının ne olduğunu bilinmeyen ve her gün artan geçici sığınmacılar için bugüne kadar 100 milyar dolardan fazla para harcanmış ve harcanmaya devam edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlarına harcanması gereken paralar geçici sığınmacı ve kaçaklar için harcanmaktadır.
Canlı hayvan ve tarım ürünleri yurt dışından ithal edilerek çiftçimiz ve hayvancılık sektörümüz bitme noktasına gelmiş, canlı olarak gelen anguslar; arpa, buğday, mısır, nohut, mercimek, patates, fındık, incir, kayısı, portakal, üzüm ve milli yemeğimiz kuru fasulye dahi yurt dışından ithal edilmektedir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa çiftçi sayısı 500 binin altına düşmüştür. Atatürk’ün dediği gibi milli ekonominin temelinin ziraat olduğunu unuttular ve bize de unutturmaya çalışıyorlar.
Sağlık sektöründe ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra ‘Giderlerse gitsinler’ diyen bir zihniyetle yaklaşık 9 bin hekimimiz yurt dışına gitmiştir. Çok övündükleri sağlık sistemi çökmüştür.
Halk arasında yap-devret işlet modeli olarak bildiğimiz kamu-devlet iş birliği ile yapılan geçiş garantili yollar ve köprüler, yolcu garantili havaalanları, hasta garantili şehir hastaneleri ile ülkemiz adeta soyulmaktadır.
Rezerv alan yasası ile birlikte tapulu mallarımızın elimizden nasıl ve hangi yollarla alınacağı da açıklanmıştır. Neredeyse ülkemizde mal ve can güvenliği kalmamıştır.
Yurttaşlarımız, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde dediği gibi fakru zaruret içinde olup; ekonomik şartlar yüzünden harap ve bitap düşmeye başlamıştır. Konuşmamda belirttiğim hususları ve daha fazlasını sizde görmüş olmalısınız ki korkmadan elinizi taşın altına koyarak Zafer Partisi saflarına katıldınız. Hepiniz hoş geldiniz, safa geldiniz. Bize güç ve şeref verdiniz. Geçmişi bırakıp; istiklal, istikbal, hürriyet ve adalet için bilim, birlik ve barış çizgisinde ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün inancı ile çalışacağız.
Türk devletinin tekrardan Türk milletine verilmesi için hep birlikte seferber olacağız.
Bizler Zafer Partisi mensupları olarak demokrasiye ve kanunların üstünlüğüne inanan Atatürk çizgisinde Türk Milliyetçileriyiz.
Öte yandan hem ülke kaynaklarımızı sömürecek, Türk vatandaşlarının hakkını gasp edecek; hem de Türk Siyasetine, Türk Devletine, Türk Milletine rest çekeceksiniz. Biz Zafer partisi olarak rest çekenlere “canınız cehenneme” diyoruz.
Buradan tüm yurttaşlarımıza seslenmek istiyorum, Yaklaşan Tehlikenin ne kadar farkındasınız? Tehlikenin ne kadar yakın olduğunu görüyor musunuz? Görmek için başınıza nasıl bir felaketin gelmesini bekliyorsunuz?
Zafer Partililer olarak diyoruz ki Helalleşmeyeceğiz, sandıkta hesaplaşacağız diyoruz.
Artık sağcı, solcu kalmadı. Elimizde bir vatan kaldı bir de vatan hainleri kaldı.
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet diyerek sözlerimi bitiriyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene.”
Yapılan konuşmaların ardından programa katılan parti yöneticileri tarafından yeni üyelere rozetleri takıldı.


