Oktay Çayırlı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “KISA VİDA”

“KISA VİDA”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Bir vida bir okulu, okul bir öğrenciyi, öğrenci bir eğitimi, eğitim bir ülkeyi kurtarır…”

Yeter ki yazmak isteyelim, araştırmak, gündeme taşımak isteyelim. Mutlaka bir konu bizi ateşleyecektir. Bir “VİDA” gibi. VİDA’nın uzunluğu, kısalığı gibi.

VİDA kelimesinden ateşlenerek, atasözlerimizin yol göstermesiyle bu yazıyı ele almak istedim.

Geçmişten günümüze gelen, uzun deneyimlerden yararlanarak kısa ve özlü öğütler veren, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sözlere Atasözü diyoruz. Bu yazıdaki konumuza ışık tutacak, yön verecek iki önemli atasözümüz var.

Birincisi; Mustafa Kemal ATATÜRK’ün

“Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır” sözü.

Atatürk’ün bu sözü bize vatanseverliğin duygusal bir bağ olmasının yanında, sorumluluk gerektiren bir eylem olduğunu da hatırlatıyor. Vatanını seven milliyetçilik duygusu barındıran insanlar, vatan sevgisini sadece asker, polis, diplomat şeklinde göstermekten çok yaptığı işi kaliteli ve iyi yaptıkları zamanda ülkelerine vatanlarına yararları dokunabileceğini anlamalıdır.

İkincisi ise Cengiz HAN’ın

“Bir çivi bir nalı, nal bir atı, at bir komutanı, komutan bir orduyu, ordu koca bir ülkeyi kurtarır” sözü.

Herhangi bir olayı, bir işi, bir ödevi küçük saymamak, önemle ele almak gerekir. Küçük görünen işler, büyük sonuçlar doğurabilir: Bir çivi eksikliğinden bir nal düşer; bir nal eksikliğinden bir at koşamaz olur; bir atın koşamaması, komutana bir haberin yetişememesi dolayısıyla savaşın kaybedilmesine mal olabilir.

MİLAS’A EĞİTİM ALANINDA ÇAĞ ATLATACAK PROJE

Bu iki önemli mesaj içeren söylemlerin ışığında Milas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin uçan çatısını gündeme taşıyalım.

Milas’a eğitim öğretim konusunda belki de çağ atlatacak en önemli proje Emek Mahallesi’ndeki Eğitim Kampüsü. Milas İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Bal’ın büyük emekleri katkıları ile yaklaşık 10 yıl önce gündeme gelen bir hikaye… İlk başlarda heyecanla gündeme gelen ve başlanılan proje kapsamında okul binaları, spor alanları, kültür ve sosyal alanlar olmak üzere hikâye yerleşim alanı hayata geçirilecekti. Fakat aradan geçen 10 yılın ardından şimdiye kadar sadece 2 okul binası kazandırabildik. 3’üncü binanın inşaat çalışmaları da geçtiğimiz aylarda başladı.

SORUNLAR VARKEN…

Hani derler ya niyet çok önemli. Bu proje çok iyi niyetler, temennilerle başladı. Halen daha öyle. Ama ne yazık ki çok yavaş ilerliyor. Ayrıca bölgede önemli alt yapı eksiklikleri de var. İlk başlarda ulaşım da sıkıntıydı. Kısmen çözüldü. Kısmen diyoruz çünkü tek yön bir ulaşım var. Geçtiğimiz günlerde yeni okul inşaatı için malzeme taşıyan bir tırın yolda kalmasının ardından alternatif yolun önemi de ortaya çıkmış oldu. Bir diğer sorun ise internet alt yapısı. Öğrendiğim kadarıyla internet sağlayıcı firmalar bölgeye alt yapı yatırımı yapmak istemiyormuş. Okullardaki internet ihtiyacı ise taşınabilir modemlerle gideriliyormuş. Tabi bu da kısmen. Çünkü günümüzde teknolojiyi verimli bir şekilde kullanmak istiyorsak bu da internet alt yapısına bağlı.

YENİ BİNADA ÇATI SORUNU

Milas Endüstri Meslek Lisesi tarafından kullanılan bina eğitim öğretime kapılarını açalı yaklaşık 5 yıl oldu olmadı. Geçtiğimiz 21 Mart tarihinde fırtınadan kaynaklı okulun çatısının düşme tehlikesine karşın tedbir amaçlı Eğitim Kampüsü’ndeki iki tatil edilmişti.

Yaşanan olayın üzerinden yaklaşık 10 gün geçtikten sonra benzer sorun çatının farklı bölümünde yeniden meydana geldi.

Yeni inşa edilen bu okul binasında, kısa süre içinde yaşanan bu talihsizlik, sadece yapısal bir sorun değil; aynı zamanda denetim, ihale ve inşaat süreçlerinin ne kadar sağlıksız işlediğini gözler önüne seriyor. Çatının rüzgarda uçması, aslında çok daha derin sorunların bir yansıması. Çatı ustaları, onarım sırasında kısa vida kullanıldığı için bu felaketin yaşandığını açıkça belirtmişler. Bu, sorunların başlangıcının ne kadar basit, ama bir o kadar da kritik olduğunu gösteriyor.

KİMLERİN SORUMLULUĞUNDA?

Evet, kısa vida kullanımı gibi basit ama önemli bir hata, binaya önemli zararlar verebiliyor. Allah korusun, çocukların bahçede olduğu sırada uçup can kaybı gibi büyük felaketlere de yol açabilir. Peki bu sorun kimlerin sorumluluğunda? Burada ihale alan firmaya mı, denetim yapanlara mı, yoksa bu hatayı yapan çatı ustasına mı sorumluluk yüklemeliyiz? Ya da kısa VİDA’ya mı? Daha da önemlisi, bir kamu binası inşa edilirken en temel malzeme hataları bile nasıl gözden kaçabiliyor?

Geçmişte benzer sorunlarla karşılaşıldığı Milas Endüstri Meslek Lisesi’nde, önceki onarımlarda da çatının zarar gördüğü ve eğitimin bir süre ara verildiği biliniyor. Çatıyı yeniden onaran ustalar ise bu hatanın temelinde yanlış malzeme kullanımının yattığını, uzun vida yerine kısa vida kullanıldığını ve ilerleyen günlerde aynı sorunun tekrar edebileceğini açıkça ifade etmişlerdi. Yetkililer de hava şartlarının düzelmesinin ardından yeniden bakım onarım çalışmalarının önümüzdeki günlerde başlayacağını ifade ettiler.

HER ŞEYİN BAŞI DOĞRU DENETİM VE DOĞRU SEÇİMLERDİR

Okulda yaşanılan bu VİDA konusu sadece bir malzeme hatasını değil, bir sistemin ve devletin nasıl çürüdüğünü, görevi kötüye kullanan bir anlayışın toplumun her alanına ne kadar zarar verdiğini anlatıyor. Her şeyin başı doğru denetim ve doğru seçimlerdir. Ama ne yazık ki devlet ihalelerinde sorumsuzluk ve kötü uygulamalar sıradanlaşmış durumda. Bu tür hatalar, sadece birkaç binanın değil, insanların hayatlarını tehlikeye atan sorunlar yaratabiliyor.

NE KADAR SAĞLIKLI YAPILIYOR?

Milas Endüstri Meslek Lisesi’nin çatısındaki sorun bir örnekten ibaret. Ancak birçok benzer sorun, hala çözülmeden, görevini kötüye kullanan firmaların, denetim yapanların ve yetkililerin göz yumduğu başka ihalelerde de karşımıza çıkıyor. Sadece bu okul değil, Türkiye’nin dört bir yanında kamu binalarında ciddi yapısal hatalar, yetersiz denetimler ve kaliteli olmayan malzeme kullanımı nedeniyle hayatlar tehlikeye atılmakta.

Peki, ihaleleri kazanan bu firmalar, binayı teslim ettikten sonra sorumluluktan kaçabiliyor mu? Denetim ve kabul işlemleri ne kadar sağlıklı yapılıyor? İhaleyi kazanan firmalar, teslim ettikleri binalarda hatalar olduğunu fark ettiklerinde sorumluluklarını üstleniyorlar mı? Yoksa yalnızca hatalı vidaların kısa kalması gibi küçük sorunlar, büyük felaketlere yol açmadan göz ardı ediliyor mu?

Sorunun cevabını bulmak, denetim sistemlerinin doğru işlemesiyle mümkün olacaktır. İhale süreçlerinde yapılan usulsüzlüklerin, gözden kaçan hataların ve zayıf denetimlerin önüne geçilmesi, sadece vatandaşın güvenliğini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda devlete ve millete duyulan saygıyı da artırır.

ARTIK HİÇBİR HATAYI GÖRMEZDEN GELMEMELİYİZ

KISA VİDA; bu hataların tekrarını engellemeyen, sorumluluk almayan herkesin bir parçası olduğu sistemdir.

Kamu binalarındaki yapısal sorunlar, bize sadece inşaat hatalarını değil, devletin ve toplumun karşı karşıya olduğu daha büyük sorunları gösteriyor. Bu mesele, sadece bir çatı ustasının değil, sistemin, devletin ve kamu ihalelerini denetleyenlerin de sorunudur. Bir binanın sağlamlığı, bir toplumun sağlıklı işleyen sisteminin göstergesidir. Bu yüzden, en küçük hata bile büyük felaketlere yol açabilecekken, artık hiçbir hatayı görmezden gelmemeliyiz.

KISA VİDA, sadece bir inşaat hatası değil, bir sistemin başarısızlığının sembolüdür. Bu, halkı ve milleti ön planda tutan sorumlu bir yönetimin, her alanı en ince ayrıntısına kadar denetlemesi gerektiğinin bir hatırlatıcısıdır. Sonuçta, devletin yaptığı her iş, halkına verdiği bir sözdür. Bu sözün arkasında durulması ve her hata için sorumlulara gereken yaptırımın uygulanması, ancak doğru bir yönetimle mümkün olacaktır.

SONUÇ OLARAK…

VİDA kelimesinden ateşlenerek, atasözlerimizin yol göstermesiyle başladığımız yazımızı yine atasözlerimize yer vererek sonlandıralım.

KISA VİDA, Mustafa Kemal ATATÜRK “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır” demiş. Senin görevin olmamasına rağmen şimdiye kadar UZUN VİDA görevini üstlenmişsin. Sana teşekkür ediyoruz. Fakat UZUN VİDA’yı temin etmeyenlerin, “bu KISA VİDA bu çatıya olmaz” demeyerek yine de KISA VİDA’yı çatıya çakarak “görevim çatıyı bitirip gitmek, iyi olmuş olmamış, sağlam olmuş olmamış umurumda değil” diyen ustaların vicdanını ve vatan sevgilerini sorgulamaları gerektiğini düşünüyorum.

BİR VİDA BİR OKULU, BİR OKUL BİR ÖĞRENCİYİ…

Gelelim ikinci atasözümüze. Ne demişti Cengiz Han: “Bir çivi bir nalı, nal bir atı, at bir komutanı, komutan bir orduyu, ordu koca bir ülkeyi kurtarır”

Küçük görünse de büyük sonuçlara sebep olabilecek KISA VİDA’dan yola çıkarak diyorum ki:

“Bir vida bir okulu, okul bir öğrenciyi, öğrenci bir eğitimi, eğitim bir ülkeyi kurtarır…”

“KISA VİDA”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481