Yazlık evimden ekim ayında ayrıldıktan sonra…
Yoğun yağışlardan sonra güneşin havayı yumuşattığı geçen hafta…
Yaratanın özellikle özen göstererek bizlere teslim ettiği Boğaziçi Köyüme gitme kararı verdim eşim ile birlikte.
****

Yatağan’dan Milas’a girişte hep içimi sızlatan ve daha öncede sizlerle paylaştığım…
Milas Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünün işletmesini yaptığı…
Lezzetli, çeşitli üzümlerin yetiştirildiği BAĞ TESİSİNİN bakımsız görüntüsü her zaman ki gibi beni yine çok üzdü…
Bu arazinin Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Veteriner Fakültesi hizmet tesisleri için tahsis edildiğini biliyorum…
Ancak; bağ tesisinin bir bölümü, yıllarca bakımsız bir halde hala konumunu devam ettirmekte…
Bu bağ tesisi şu anda hangi kurumun sorumluluğunda?
Yakın zamanda Bağın sökülüp üzerine bir tesis yapılması düşünülmüyorsa, bakımı yapılarak ürününden neden faydalanılması düşünülmüyor?
İlçe Müdürlüğünün son birkaç yıl özel bir şirkete kiraladığını biliyorum. Tekrar bu uygulama yapılamaz mı?
Tesisin yanında, MİZO’nın işlettiği Milas Yem Fabrikası mevcut, Acaba MİZO’nın aktif, çalışkan ve başarılı Başkanı Kahraman Akar bu tesisin işletmesine talip olmaz mı?
Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak’ın; Gelişmiş ve verimli bağa sahip çıkmasını ve üretime kazandırılması için gereğini yapmasını öneriyorum!…
BELEDİYELERİN SORUMSUZ UYGULAMALARINA MUSKİ MANİ OLAMIYOR…!

Milas’tan geçerek Bodrum yoluna yöneldim ve…
GÜLLÜK YOL AYRIMINA geldiğimde…
Eşimin dikkatini çekmiş:
–Adnan sağ tarafa bakar mısın diyerek gözlerimi o yöne kaydırdım…
Hayret! Çeşitli mimari de yüzlerce bitişik nizamda evler…
Ne amaçla yapılmış olabilir diye düşündük…
Çevresinde orman veya yoğun yeşillik alan olsa hadi doğa sevenler için diyeceğim ama tek bir yeşil alan yok…
Deniz için desek; en yakın deniz 7 Km. ötesindeki Güllük halk plajı!…
****
Bahsettiğim sitelerin hangi amaca yönelik inşa edildiği veya satışları için müşteri bulup bulamayacağı beni hiç ilgilendirmiyor…
Beni ilgilendiren; bu inşaata izin veren önceki Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ın ve emrinde ki Milas İmar Müdürlüğü’nün…
Bu inşaata nasıl izin verdikleri!…
NEDEN Mİ?
Milas, Bodrum ve çevre yerleşim noktalarının şiddetle susuzluk problemi yaşadığı bilindiği halde…
Bu meskenler ve muhtemeldir ki yüzme havuzları için gerekli olacak suyun nereden ve nasıl karşılanacağı soruldu mu acaba inşaat izni verilirken?
Peki, kanalizasyon sorununu nasıl çözecekleri soruldu mu?
Güllük Beldesi halkı; yıllardır özel şirketin işlettiği tesislerden, yetersiz su ve yüksek ton bedeli ile boğuşurken, bu tesislerin o şebekeden su temini asla mümkün değil.
Desanilasyon sistemi ile deniz suyunu arıtarak kullanmayı düşünüyorlarsa, tesis montajı ve işletme masrafları inşaat firmalarına büyük yük getireceğinden düşünemezler sanırım.
Çevrede yeraltı suyu zenginliği de yok arteziyen tesisi yapacaklar diye düşünsek…
Kala kala MUSKİ kalıyor geriye?
****
Milas ÇİZGİ GAZETENİZ su konusunda ki hassasiyetini ve çözüm şekillerini köşe yazıları ile paylaşmaya devam etmekte…
Önceki yazımda “MUSKİ’ye inanıyorum” başlığını taşıyordu…
Gazetemiz İmtiyaz sahibi Kemal Sürgün de benzer konuya değinmiş köşe yazısında “Bodrum’un su sorunu: Havuz keyfi mi? Üretim krizi mi?” başlıklı yazısı ile…
Yukarıda belirttiğim sitelere su temini için MUSKİ’ye mi güveniliyor acaba?
Sorumlu olduğu konutlara su temini için çaresizlikle boğuşan MUSKİ ve yönetiminin gelmesi muhtemel talebe ne gibi bir yanıt vereceğini merak ediyoruz gazetemiz ve okurları olarak…
MUSKİ’ye her ne kadar İNANIYORUM diyorsam da…
İlçe Belediyelerinin bilinçsizce izin verdiği bu ve benzeri yapılaşmaların su ihtiyaçlarına… MUSKİ’nin siyasi baskı ve mecburiyetten olumlu yanıt vermesi…
Beni KARAMASARLIĞA sürüklüyor ister istemez…!

