Birinci Dünya Savaşı’nda Türk milletine yapılan saldırılara karşı Kurtuluş savaşı veren halkımız Atatürk’ün önderliğinde savaşı kazandıktan sonra mazlum milletlere de umut olmuş yaşama sevgisi vermiştir.
Bugünlere baktığımızda devletimiz ve milletimiz ezilen halklara kucak açar kurtarıcı rol üstlenen tek ülkedir. Arap ülkelerinden canını kurtarmak için Akdeniz’e şişme botlarla açılan insanlar kimi dalgalarla batmış kişilerin kimisi batırılmış kimileri ülkelerine sokmamış. Ölüme terk etmiş. Ancak ülkemizde kurtuluşa kavuşanlar bugün Zafer sevinciyle ülkelerine dönerken Türkiye’nin yaptığı iyiliğe ilelebet unutamayacaklardır. Kendilerini peygamber soyundan olduğunu sanan bazı kavimlerin yaptıklarına bakılırsa zalimlikleri ancak nemrut firavun soyuna benzemektedir. Oysa Türklerin yaptıkları misafirperverlik Hz. İbrahim soyundan geldiğimizi ifade etmektedir. Peygamberimiz de peygamberlik gelmeden önce Hz. İbrahim’e biat etmiş ve sonra namaz kılınırken her iki rekâtta ve namazın sonunda onu da selam edilmesini gerçekleştirmiştir.
Günümüzde zalimliklerini durduramayan bazı güç sahipleri İsa Mesih gelecek Mehdi gelecek diye hayal kurmaktadır. Fakat bütün kutsal kitaplarda cennet cehennem ifade edilmektedir. Kıyametin kopması da sıkça ifade edilmektedir. Her ne gelirse gelsin onların yaptıkları onları nemrut gibi firavun gibi cehenneme yollayacaktır. Suriye halkının acılarını acımız bildik sevinçlerini de sevincimiz biliriz. Ülkelerinde huzur içinde yaşamalarını temenni ederiz.

