Milas’ta zeytinyağı fabrikası işletmecileri, yeni sezon öncesinde sıkım ücretini görüştü. İşletmeciler yüzde 10-15 arasında bir oran üzerinde dururken, Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, üreticinin de korunması gerektiğini belirterek yüzde 10-13 aralığını önerdi. MİTSO Meclis Başkanı Mustafa Yüksel ise zeytinyağının kalitesinin korunması ve piyasa koşulları konusunda uyarılarda bulundu. Alınacak kararın Rekabet Kurulu’na aykırılık teşkil etmemesi gerektiğine vurgu yapılarak tavsiye niteliği taşıyacağı belirtildi.
Milas’ta zeytinyağı sezonu öncesinde sıkım ücretinin ne kadar olması gerektiği konusu gündeme geldi. Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO) Toplantı Salonu’nda, MİTSO 3 No’lu Meslek Komitesi öncülüğünde düzenlenen toplantıda, ilçe genelinde faaliyet gösteren çok sayıda zeytinyağı fabrikasının işletme sahibi bir araya gelerek yeni sezona ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıya zeytinyağı işletme sahiplerinin yanı sıra MİTSO Meclis Başkanı Mustafa Yüksel, Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar da katılırken, toplantının öncülüğünü; MİTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Tiryakioğlu, 3 Nolu Meslek Komite üyeleri MİTSO Katibi İbrahim Zeybek ve Özgür Özdemir yaptı.
Toplantının ana gündemini, artan işletme maliyetleri ve düşen zeytinyağı fiyatları karşısında sıkım ücretinin hangi oranda belirlenmesi gerektiği oluşturdu. İşletmeciler, yüzde 10 ile 15 arasında bir oran üzerinde görüş bildirirken, üreticinin ekonomik koşulları da değerlendirmeye alındı.
“ORTAK AKILLA HAREKET ETMELİYİZ”
Toplantıda söz alan işletmeciler, zeytinyağı fiyatlarının gerilemesine karşın elektrik, mazot ve işçilik maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çekti. Mevcut koşullarda fabrikaların da kazanç sağlamakta zorlandığını belirten işletmeciler, sıkım ücretinde ortak bir yaklaşım geliştirmenin sektörde yaşanan sorunları bir ölçüde hafifletebileceğini ifade etti.
Daha önce farklı bölgelerde uygulanan sıkım ücretleri konusunda araştırma yaptıklarını aktaran işletmeciler, bazı bölgelerde yüzde 12-15 aralığının gündeme geldiğini belirterek Milas’ta da ortak bir değerlendirme yapılmasını istedi.
Ortak bir yaklaşımın üreticilerin farklı fabrikalar arasında yaşadığı fiyat belirsizliğini azaltabileceğine işaret eden işletmeciler, geçen yıl da benzer sorunların yaşandığını hatırlattı. Bazı fabrikaların daha düşük oranlarla sıkım yapmasının sektördeki diğer işletmeleri de olumsuz etkileyebildiğini dile getirdiler. Bununla birlikte, toplantıda alınabilecek ortak bir görüşün her işletmenin kendi kararını verme hakkını ortadan kaldırmayacağı da vurgulandı. İşletmeciler, amaçlarının yüksek kazançtan çok, artan maliyetler karşısında zarar etmeden bir sezon geçirebilmek olduğunu belirtti.
AKAR: “YÜZDE 10-13 ARASINDA OLMALI”
Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, değerlendirmesinde üreticilerin içinde bulunduğu ekonomik koşullara dikkat çekti. Fabrikaların elektrik, mazot ve işçilik giderlerinin ciddi boyutlara ulaştığını anladığını belirten Akar, sıkım ücretindeki artışın üretici açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Geçmiş yıllarda yüzde 6-7 seviyelerinde olan sıkım oranlarının yüzde 12-15’e yükselmesinin üreticilerde tepkiye neden olabileceğini ifade eden Akar, şöyle konuştu:
“Ben tabii ki üreticiler başkanı olarak üreticilerden tarafa biraz daha kanaat vermek istiyorum. Evet, onların da yüzde 15-18 hakkı belki de var. Ancak bu yıl üretici de para kazanamadığı için benim kanaatim yüzde 10-13 arasında olmalıdır.”
Üretim maliyetlerinin yalnızca fabrika giderleriyle sınırlı olmadığını belirten Akar, zeytin silkme ve toplama işçiliğine ilişkin kendi araştırmalarını da paylaştı. Milas’ta toplama ücretlerinin 1.750-2.750 lira aralığında olabileceğini, silkme ücretinin de yaklaşık 1.750 lira seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Bu rakamların kendi araştırmasına dayandığını belirterek sektördeki paydaşların da konu üzerinde değerlendirme yapabileceğini söyledi.
“ZEYTİNYAĞINI TMO ALMALI”
Akar, zeytinyağı fiyatlarında son yıllarda yaşanan gerilemeye de dikkat çekti. Önceki yıllarda 350 lira bandında bulunan fiyatların geçen yıl 250 lira seviyelerine, bu sezon ise 150 lira bandına kadar gerilediğini belirtti.
Fiyat düşüşünün önüne geçilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) zeytinyağı alımı yapması gerektiğini savunan Akar, fındık ve incir gibi ürünlerde zor dönemlerde devreye giren kurumun zeytinyağı üreticisini de desteklemesini istedi. Akar, TMO’nun zeytinyağını 200-220 lira bandında almasının piyasadaki düşüşü önlemeye katkı sağlayabileceğini, alınan ürünlerin daha sonra ihracatta veya iç piyasada değerlendirilebileceğini ifade etti.
Zeytinyağı ticaretinde tüccarların da finansman maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Akar, yüksek bedellerle alınan ürünlerin kısa sürede nakde çevrilememesinin maliyetleri artırdığını söyledi. Bu nedenle sektörün yalnızca sorunları dile getirmekle kalmayıp fiyatların iyileştirilmesine yönelik çözüm önerilerini de tartışması gerektiğini vurguladı.
YÜKSEL’DEN KALİTE UYARISI
MİTSO Meclis Başkanı Mustafa Yüksel ise toplantıda sıkım ücretinin yanı sıra zeytinyağının kalitesinin korunması konusuna dikkat çekti. Son dönemde istenilen kimyasal değerlere sahip, paketlemeye uygun kaliteli yağ bulmakta zorlandıklarını belirten Yüksel, bunun önemli nedenlerinden birinin zeytinyağının uygun olmayan koşullarda depolanması olduğunu söyledi.
Yağın gelişigüzel teneke ve kaplarda, sıcak ortamlarda muhafaza edilmesinin kalite kaybına yol açtığını ifade eden Yüksel, özellikle yemeklik ve kaliteli yağların korunması gerektiğini vurguladı. Geçen yıl yaşanan kalite kayıplarının önemli ekonomik zararlara neden olduğunu belirten Yüksel, üreticilere ve işletmecilere depolama koşulları konusunda daha dikkatli davranmaları çağrısında bulundu.
Piyasa fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Yüksel, İzmir piyasasında kalite ve asitlik değerlerine göre farklı fiyatların oluştuğunu belirtti. Kaliteli yağların değerinin korunmasının, üretici ve işletmecilerin ekonomik kayıplarını azaltmak açısından önemli olduğunu kaydetti.
“AYDIN VE SÖKE’DE YÜZDE 12-15 KONUŞULDU”
Yüksel, Aydın ve Söke bölgesinde sıkım oranları konusunda yüzde 12-15 aralığında bir yaklaşımın benimsendiğini duyduğunu belirterek Milas’taki işletmecilerin de kendi koşullarını değerlendirerek ortak bir noktada buluşmalarını önerdi.
Mevcut piyasa koşullarında kısa vadede zeytinyağı fiyatlarında önemli bir artış beklenmemesi gerektiğini dile getiren Yüksel, buna karşın Türkiye, Tunus ve Suriye’deki üretim durumunun yılbaşından sonra piyasa üzerinde etkili olabileceğini söyledi.
İspanya’daki rekolte beklentilerine de değinen Yüksel, bu ülkede üretimin önceki yıllara göre gerilemesinin uluslararası piyasada bir arz açığı oluşturabileceğini ifade etti. Türkiye’deki üretimin de bu açığın kapatılmasında etkili olabileceğini belirterek yılbaşından sonra fiyatlarda bir miktar yükseliş yaşanabileceğini düşündüğünü aktardı.
GÖZLER YENİ SEZONUN UYGULAMASINDA
Toplantıda, zeytinyağı fabrikalarının artan maliyetler karşısında ayakta kalabilmesi ile üreticinin taşıyabileceği sıkım ücreti arasında denge kurulması gerektiği görüşü öne çıktı.
İşletmecilerin yüzde 10-15 aralığındaki talepleri ile Kahraman Akar’ın yüzde 10-13 önerisi, toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Mustafa Yüksel’in kalite kaybı, depolama koşulları ve piyasa beklentilerine ilişkin değerlendirmeleri de sektörün yeni sezonda karşı karşıya olduğu sorunları ortaya koydu.

