Zeytin Dalında Kalırsa Kayıp Kimin?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milas’ta yeni hasat sezonu başladı. Ancak artan işçilik ve üretim maliyetleri, düşük ürün fiyatlarına ilişkin kaygılarla birleşince üreticinin önündeki soru büyüyor: Dalındaki zeytini toplamak kazandıracak mı, yoksa üretici emeğinin karşılığını alamadan yeni bir sezonu daha mı geride bırakacak? Milas’ta zeytin ağaçları yeniden hasat için hareketlenirken üreticinin gündeminde yalnızca rekolte ve kalite yok. Artan maliyetler, satış fiyatlarına ilişkin beklentiler ve hasat için harcanacak emeğin karşılığını alabilme kaygısı, sezonun en önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Kentin en önemli tarımsal değerlerinden biri olan zeytinde yeni sezon başladı. Fakat ürünün bol olması, üreticinin de kazançlı bir sezon geçireceği anlamına gelmiyor. Çünkü bahçedeki zeytinin ekonomik değere dönüşebilmesi için önce toplanması, taşınması ve işlenmesi gerekiyor. Bütün bu aşamalar ise üreticiye yeni maliyetler getiriyor. Milas zeytinciliği açısından asıl soru tam da burada ortaya çıkıyor: Üretici, ürününü topladığında emeğinin karşılığını alabilecek mi?

 

ÜRÜN VAR, PEKİ KAZANÇ VAR MI?

S.S. 153 No.lu Milas TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Ahmet Durmaz, sezonun ilk zeytinyağı sıkımının gerçekleştirildiği 7 Ekim’de yaptığı değerlendirmede, Milas’ta rekoltenin iyi olmasının beklendiğini ancak üreticinin fiyatlar ve maliyetler nedeniyle kaygılı olduğunu açıkladı. İşçilik, gübre, ilaç, akaryakıt ve diğer üretim girdilerindeki artışa dikkat çeken Durmaz, mevcut koşulların sürmesi halinde zeytinin önemli bir bölümünün dalında kalabileceği uyarısında bulundu. Durmaz, üreticinin kendi imkanlarıyla hasat yapamadığı durumda ürünün toplanmasının ciddi bir sorun haline gelebileceğini belirtti.

Bu açıklama, yeni sezonun yalnızca üretim miktarı üzerinden değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Zeytinin ağaçta bulunması bir üretim potansiyeli; o ürünün toplanıp satılabilmesi ve üreticiye gelir sağlaması ise bambaşka bir mesele.

 

HASAT ETMENİN DE BİR BEDELİ VAR

Bir zeytin ağacında ürün bulunması, üreticinin doğrudan kazanç elde ettiği anlamına gelmiyor. Hasat işçiliği, bahçenin bakım giderleri, gübreleme, ilaçlama, taşıma ve sıkım masrafları üreticinin hesabında önemli bir yer tutuyor.

Üretici, ürününü satarken elde edeceği geliri bu giderlerle karşılaştırmak zorunda. Satıştan kazanılacak para, hasat ve üretim maliyetlerini karşılamıyorsa zeytini toplamak ekonomik açıdan ciddi bir çıkmaza dönüşebiliyor. Burada yanıt bekleyen soru, bir üreticinin bir kilogram zeytini yetiştirip toplamasının toplam maliyeti ne kadar? Ürününü sattığında elinde ne kalıyor? Bu soruların yanıtı, üreticiden üreticiye; bahçenin yapısına, ürün miktarına, hasat yöntemine ve zeytinin kullanım amacına göre değişebilir.

 

ZEYTİN DALINDA KALIRSA KAYIP KİMİN?

Zeytinin toplanmaması ilk bakışta yalnızca bahçe sahibinin sorunu gibi görülebilir. Oysa zeytin, Milas’ta tarımsal üretimin yanı sıra işçilikten taşımacılığa, sıkım tesislerinden ticarete uzanan bir ekonomik zincirin de parçası. Ürün dalında kaldığında üretici beklediği geliri elde edemeyebilir. Hasat için çalışacak kişiler iş imkanını kaybedebilir; taşımacılık ve işleme süreçlerindeki hareketlilik de azalabilir. Üretimde yaşanacak ekonomik kayıp, dolaylı olarak kent ekonomisinin farklı kesimlerine yansıyabilir. Bunun ne ölçüde gerçekleşeceğini bugünden kesin rakamlarla söylemek mümkün değil. Ancak üreticinin hasat yapmaktan vazgeçebileceğine ilişkin uyarılar, konunun yalnızca bireysel bir kazanç hesabı olmadığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla sorulması gereken yalnızca “Zeytinin fiyatı kaç lira?” değil. Üreticinin üretime devam edebilmesi için hangi koşulların sağlanması gerektiği de tartışılmalı.

 

KALİTELİ ÜRÜN, GÜÇLÜ ÜRETİCİYLE MÜMKÜN

Zeytini ve zeytinyağıyla öne çıkan bir tarım kenti Milas için ürünün kalitesini korumak ve değerini artırmak elbette önemli ancak kalite hedefinin sürdürülebilmesi, üreticinin ekonomik olarak ayakta kalmasıyla da doğrudan ilişkilidir. Üretici bakımını yaptığı ağacın ürününü toplayamıyorsa, artan giderler karşısında üretimini sürdürmekte zorlanıyorsa yalnızca ürünün niteliğini konuşmak yeterli değildir. Bu nedenle yeni sezonda üreticinin maliyetleri, alım fiyatları ve hasat kararları birlikte değerlendirilmeli. Üreticinin eline geçen gelirle üretim için yaptığı harcama arasındaki fark ortaya konulmalı; üretimin sürdürülebilirliği konusunda somut veriler üzerinden konuşulmalıdır.

 

ASIL HESAP HASAT SONUNDA

Milas’ta zeytin hasadı başladı. Önümüzdeki haftalarda üreticinin bahçesindeki ürünün ne kadarını toplayabildiği, hangi fiyatlarla satış yaptığı ve sezon sonunda elinde ne kaldığı daha net görülecek. Üreticinin dile getirdiği kaygıları yalnızca hasat sonuna bırakmak da doğru değil. Çünkü zeytin dalında kaldığında kayıp, yalnızca toplanamayan üründen ibaret olmayabilir; üreticinin gelecek sezon için bakım yapma ve üretime devam etme gücü de etkilenebilir.

Milas’ın zeytinini, zeytinyağını ve bu değerler üzerinden kurduğu üretim kültürünü geleceğe taşımak için ürünün kalitesi kadar üreticinin kazancı da önem taşıyor.

Çünkü zeytinin dalında kalması yalnızca bir hasat sorunu değil; üreticinin emeğinin, tarımsal üretimin ve kentin ekonomik geleceğinin sorgulanması gereken bir mesele.

 

ZEYTİN ŞENLİĞİ, ÜRETİCİNİN SORUNLARINA DA SAHNE OLMALI

Milas’ta 6-7-8 Kasım tarihlerinde düzenlenecek 12. Uluslararası Milas Zeytin, Zeytinyağı ve Turizm Festivali, zeytinin ve zeytinyağının tanıtımının yanı sıra üreticinin yaşadığı sorunların da gündeme taşınması için önemli bir fırsat sunuyor. Artan üretim maliyetleri, hasat işçiliği, ürünün alım fiyatı ve üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi… Yeni sezonun öne çıkan bu başlıklarının şenlik kapsamında üreticiler, sektör temsilcileri ve ilgili kurumlar arasında tartışılması, sorunların görünür kılınmasına katkı sağlayabilir.

Milas’ın zeytinini ve zeytinyağını geleceğe taşımak için yalnızca ürünün tanıtılması değil, o ürünü yetiştiren üreticinin de desteklenmesi gerekiyor. Şenliğin bu konuların konuşulduğu, çözüm önerilerinin paylaşıldığı bir zemine dönüşüp dönüşmeyeceği ise önümüzdeki günlerde yanıt bulacak. Çünkü zeytinin değerini anlatmak kadar, üreticinin emeğinin değerini korumak da önemli.

Zeytin Dalında Kalırsa Kayıp Kimin?
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.