Yeniköy Kemerköy Enerji, maden faaliyet alanındaki kamulaştırma sürecine ilişkin kamuoyunda yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek yazılı bir açıklama yaptı. Şirket, hiçbir köy merkezinin kamulaştırma kapsamında olmadığını, su kaynaklarına zarar verildiği yönündeki iddiaların ise bilimsel raporlarla çürütüldüğünü vurguladı.
Son günlerde bazı mecralarda Yeniköy Kemerköy Enerji’nin maden faaliyet alanında yürütülen kamulaştırma sürecine ilişkin kamuoyunu yanıltıcı ifadelerin yer alması üzerine şirketten açıklama geldi. Yapılan açıklamada, köylerin yok olacağı, su kaynaklarının zarar göreceği ve bölgenin geri dönüşü olmayan şekilde etkileneceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
“KÖY MERKEZLERİ KAMULAŞTIRMA KAPSAMINDA DEĞİL”
Yeniköy Kemerköy Enerji, 10 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla alınan kamulaştırma kararının köy yerleşim merkezlerini kapsamadığını belirtti. Sürecin, yalnızca maden ruhsat sahası içerisinde kalan ve köy merkezleri dışında yer alan parsellerle sınırlı olduğu vurgulandı. Açıklamada, hiçbir köyün merkezi için kamulaştırma kararı bulunmadığı, köylerin yok olması ya da haritadan silinmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı ifade edildi.
Kamulaştırma sürecinin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü, hak sahiplerinin bilgilendirildiği, görüşlerinin alındığı ve yasal itiraz mekanizmalarına erişimlerinin sağlandığı da kamuoyuyla paylaşıldı.
“KAZI ALANI RUHSAT SAHASININ YÜZDE 3,7’Sİ”
Şirket açıklamasında, kamulaştırma kapsamındaki alanların madencilik faaliyetleri için geçici kullanım amacıyla değerlendirildiği, kazı alanının ruhsatlı maden sahasının yalnızca yaklaşık yüzde 3,7’sini oluşturduğu belirtildi. Eski maden sahalarının rehabilite edilerek yeniden doğaya kazandırıldığına dikkat çekilirken, Cumhuriyet tarihinin en büyük maden rehabilitasyon projelerinden biri olarak gösterilen “Hüsamlar Yeniden” çalışması örnek gösterildi.
SU KAYNAKLARI İDDİALARINA BİLİMSEL YANIT
Yer altı su kaynaklarına zarar verildiği ve tarım alanlarının yok olacağı yönündeki iddiaların bilimsel temelden yoksun olduğu vurgulanan açıklamada, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından hazırlanan bağımsız akademik rapora atıf yapıldı. Raporda, Yeniköy Kemerköy Enerji’nin madencilik faaliyetlerinin içme ve kullanma suyu havzaları üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığının açıkça ortaya konulduğu belirtildi.
Bilirkişi raporunda; Akbelen sahasındaki madencilik faaliyetlerinin yer altı suyu sistemleriyle hidrolik bağlantısının bulunmadığı, kazı derinliğinin yaklaşık 140 metre olduğu ve yer altı suyu seviyesinin bu kotun altında kaldığı ifade edildi. Ayrıca, madencilik faaliyetlerinin yağış–beslenim ilişkisi üzerinde ölçülebilir bir azalmaya yol açmadığı ve yer altı suyu seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş tespit edilmediği kaydedildi. Yer altı suyu seviyeleri ve çevresel etkilerin, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde düzenli olarak izlenip denetlendiği de bildirildi.
“BÖLGEYLE BİRLİKTE BÜYÜYORUZ”
Muğla’nın en büyük üçüncü sanayi kuruluşu olduklarını hatırlatan Yeniköy Kemerköy Enerji, faaliyet gösterdikleri bölgede yerel halkla karşılıklı güvene ve uyuma dayalı bir ilişkiyi benimsediklerini ifade etti. Açıklamada; doğrudan istihdam, yan hizmetler ve yerel tedarik zinciri aracılığıyla ekonomik hayata katkı sağlandığı, eğitimden sosyal altyapıya, çevresel rehabilitasyondan tarımı destekleyen projelere kadar pek çok alanda çalışmalar yürütüldüğü belirtildi.
“YANILTICI İDDİALARA İTİBAR EDİLMEMELİ”
Yeniköy Kemerköy Enerji, faaliyetlerini kamu yararı, çevresel sorumluluk ve mevzuata tam uyum ilkeleri doğrultusunda sürdürdüğünü vurgulayarak, bölge halkını tedirgin eden ve sahadaki gerçeklerle uyuşmayan iddialara itibar edilmemesi çağrısında bulundu. Şirket, sürece ilişkin tüm gelişmelerin şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılmaya devam edileceğini de açıkladı.

