Cumartesi akşam saatleriydi yanılmıyorsam CHP’li eski yönetici ve üyesi olan Sayın Eren Erdem Bey bir Tweet attı.
Muhalefetin 5’li çete diye nitelendirdiği isimlerden olan Mehmet Cengiz’e yakınlığı ile bilinen birinin İzmir büyükşehir adayı yapılamaya çalışıldığını söyledi.
Buraya kadar olan CHP’nin iç meselesidir. Ancak kim bu aday diye bakınca CHP Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay olduğunu öğreniyoruz.
Peki hali hazırda özellikle CHP’nin başını çektiği bu muhalefetin hükümete en ağır eleştirilerden birisinin en büyük argümanını oluşturan 5’li çete kavramının bir numaralı öznesi olan Sayın Cengiz’e yakınlığı ile bilinen biri nasıl olurda CHP’de görevlendirilir. Hem de Karşıyaka gibi bir yerde.
Sayın Eren Erdem Bey “Sakın inkar etmeyin belgelerim” diye de meydan okuyor tweetinde açık kaynaklarda olduğu için açıkça belirtiyorum.
Ayrıca bu iddialar CHP’de son dönemde gündem olmaya devam ederken dün bir bilgide Rize’den geldi teyit etmediğim için detaya girmiyorum ama tek başına bile bu İzmir olayı bize gösteriyor ki siyaset pislik barındırmıyor su üstüne er ya da geç çıkıyor.
AK Partili isimlere çok yakın birileri ya da bizzat kendileri CHP ve muhalefet sıralarında yer alırken tam tersi de CHP’ye çok yakın birileri ya da kendileri AK Partide pozisyon bulabiliyorlar.
Siyasette günün anlam ve önemine göre yer değiştirirsiniz, fikirleriniz değişir anlarız. Ama bir yandan bir fikri bas bas bağırıp gözümüze sokacaksınız, bir yandan da o fikre sahip adamlarla yol alacaksınız.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…
Özellikle hep vurguladığım bir durum var AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, DEM Parti vs. yok birbirlerinden farkları aslında kaymak yiyip koltuk kaybetmeyelim derdindeler hepsi. Hele ki mevcut sistemde %50 +1 formülü yüzünden %2’lik oy oranı olan partilerde bile geçerli akçe sadece para, oysa hepsi ahlak, likayat, adalet diye yola çıkıyor 2’yi görünce sadece paraya dönüyor.
İşte gördük.
“Stokholm neyse Kandil odur” denilen bir süreçten İsveç’e evete geldik”
Ya da “bu fakir bu görevde oldukça vize yok denilen İsveç’e onay sürecine geldik”
“Nas var size ne oluyordan 8.5 tan 45’e çıkan faize geldik”
“Emekli işçiye ayrı memura ayrı zam oranından bir gecede hepsini eşitlemeye geldik”
Daha nelere gelicez nelerden döneceğiz hep birlikte görücez.
Ancak hatırlatalım hani seçime de fazla zaman kalmadı.
Mesela staj mağdurlarının sorunları malum günleri primleri dolupta sadece giriş tarihleri yüzünden beklemek zorunda olanlar var.
Başka 2000 sonrası kademeli emeklilik bekleyenler var.
Asgari ücrete yapılan zamları ocak enflasyonunda eriyen asgari ücretliler var.
Ev sahipleri ve kiracılar,
İşsizler,
Yoksulluk sınırı 40’bini bulmuşken 10’binle geçinmeye çalışan emekliler hatta maaşı kök maaş cambazlığı yüzünden 10 bini bile bulamayanlar var.
Varda var…
Ve birde sandıkta da oy bekleyen sizler var.
Tabi kandıracak hala bir cahil kesimde var ama bu kesim bu sefer sizi kurtarabilir mi? Ekonomik bir refah oluşmaz ise işte bu biraz zor gibi görünüyor.
İktidar unutmamalı ki son seçimde ciddi bir oy kaybı yaşadı.
AK Parti ilk defa 35’lere geriledi bu yola çıktığı gün aldığı oy oranıydı zaten halbuki 50’leri gören AK Partiyi biliyoruz tek başına.
Daha siyasetin kirli yüzünü anlatacak birçok somut olay var Gazze’ye giden gemiler meselesinden tutunda terör meselesine kadar ancak bunların her biri bir başka yazı dizisinin konusu olabilecek konular.
Anlaşılan o ki Mart seçimlerine kadar çok daha kirli ilişkiler kafa karıştıran olaylar yepyeni ponzi meseleleri siyasetin; iş, medya ve patron üçgeninde olan bağlarının sonuçlarını göreceğiz.
Gelelim sevgili Milas’a malum belediyemiz CHP’li biz bir hizmetini görmedik.
Belediyemizde sonunda bir revizyon oldu. En azından Milas bu Tokat’ı bir daha yemedi. Duymuşlar bizi ancak yeni genç dinamik bir Milas başkan adayı kalmadı da daha önce başkanlık yapmış bir aday seçiliyor adına da ön seçim deniyor. Fevzi Bey partinin abilerinden olabilir, danışma kurulunda görev alabilir, ama belediyede yeni bir yüz yeni bir aday yok mu CHP’de gençler neden pasifize edilmiş durumda…
Büyükşehir’e gelince Ahmet Bey gibi çeyrek asır ordumuzda görev yapmış bir subayımızın yerine koyacak genç dinamik yeni bir yüz ya da daha tecrübeli biri yok muydu? Büyükşehir adayı olarak malum siyaset askerin işi değil, Ahmet abinin tecrübeleri hepimiz için önemli ama o danışman olmalı, yönetici değil.
Tabi bu sahil bölgelerinde CHP’nin rahatlığı birazda iktidarın kabiliyetsizliğinden ileri geliyor onu da şöyle açıklayalım.
Malum Muğla Büyükşehir Adayı olarak eski bir CHP’liyi aday gösterdiler, Milas ilçede de adı geçen en güçlü isimlerden birinin yedi sülalesi CHP’li ama adam AK Parti adayı sizce de bir gariplik yok mu?
Koskoca AK Parti Muğla’da özüne sözüne güvenilir çevresinde saygı gören bir büyükşehir belediye başkan adayı çıkartamıyor bir ilçeye başkan adayı bulamıyor mu? Kendi içinden.
Hal böyle olunca ceketini assa CHP alır tabi. O yüzden ister Sayın TOPUZ ister Sayın TOKAT nasılsa kazanırız diye bakılıyor.
Bu arada kıymetli projelerini gördüğüm bence en azından ekibi daha derli toplu gözüken bir aday olarak Sayın Akın ÜSTÜNDAĞ’ın Ahmet abinin yerine aday gösterilmesi daha şık olurdu.
CHP adına büyükşehir için…
Zira madem yeni bir yüz bulamadınız eldekinin en iyisini seçmelisiniz.
Bu arada siyasi partilerde ön seçim falan hikâye en çok parayı kim vaat ettiyse o seçiliyor tabi o paraları cebinden değil belediyenin yani bizim kasamızdan verecek eğer seçilirse…
Denizlerdeki müsilaj bir şekilde temizlenir de siyasetteki müsilajin temizlenmesi o kadar kolay değil,
Buradaki kirlilik toplumun fikren ve zikren kirlenmesini sonucu ortaya çıkıyor.
Zira fikri ve zikri AK olan bir toplum böyle bir siyasete boyun bükmez.
Daha güzel bir dünya için daha yaşanabilir bir Milas için el ele gönülden gönüle bir köprü kurmak dileği ile…

