Özdemir: “Erişilebilirlik Bir Lütuf Değil, Haktır!”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü nedeniyle Türkiye Görme Engelliler Derneği Muğla Şube Başkanı Mehmet Özdemir, il genelindeki basın kuruluşlarına yazılı bir açıklama göndererek, görme engelli bireylerin günlük yaşamdaki karşılaştığı sorunları ve bu sorunlara bekledikleri çözüm önerilerini bir kez daha dile getirdi.

 

Şube Başkanı Özdemir’in açıklaması şöyle:

“15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü vesilesiyle, görme engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmelerinin önündeki engellere dikkat çekiyor; başta kamu kurumları ve yerel yönetimler olmak üzere tüm sorumluları görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz.

Beyaz baston, görme engelli bireyler için yalnızca bir hareket aracı değil; bağımsızlığın, özgürlüğün ve toplumsal yaşama eşit katılımın simgesidir. Ancak bağımsız yaşam hakkı, yalnızca bireysel çabayla gerçekleştirilemez. Bunun için fiziksel çevrenin ve dijital dünyanın herkes için erişilebilir biçimde düzenlenmesi zorunludur. Ne yazık ki görme engelli bireyler, günlük yaşamlarında hem sokaklarda hem de dijital ortamlarda çok sayıda erişilebilirlik sorunuyla karşılaşmaktadır.

SOKAKLARIMIZ GÜVENLİ VE ERİŞİLEBİLİR OLMALIDIR!

İşgal edilen kaldırımlar, kaldırımlara park edilen araçlar, gelişigüzel bırakılan elektrikli scooterlar, hatalı uygulanan veya önüne engeller yerleştirilen hissedilebilir yüzeyler, güvenli geçiş imkanı sunmayan kavşaklar ve sesli uyarı sistemlerinin yetersizliği, görme engelli bireylerin bağımsız hareket etmelerini güçleştirmektedir.

Görme engelli bir bireyin evinden çıkarken güzergahını güvenle kullanıp kullanamayacağını düşünmek zorunda kalması, kamusal alanların herkes için erişilebilir biçimde düzenlenmediğinin açık bir göstergesidir.

Kaldırımların amacı araçlara park yeri sağlamak değil, yayaların güvenli ulaşımını mümkün kılmaktır. Hissedilebilir yüzeylerin amacı yalnızca zemine farklı dokulu taşlar döşemek değil, görme engelli bireylere güvenilir bir yön bulma ve hareket olanağı sunmaktır.

Erişilebilirlik, göstermelik düzenlemelerle değil, doğru planlama, uygun uygulama, düzenli denetim ve etkili yaptırımlarla sağlanabilir.

DİJİTAL DÜNYA DA HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR OLMALIDIR!

Günümüzde eğitimden bankacılığa, alışverişten iletişime, kamu hizmetlerinden sosyal yaşama kadar pek çok işlem dijital ortamlar üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle dijital erişilebilirlik, görme engelli bireylerin bağımsız yaşamı ve toplumsal yaşama eşit katılımı açısından vazgeçilmezdir. Ancak ekran okuyucularla uyumlu çalışmayan mobil uygulamalar, erişilebilir olmayan internet siteleri, etiketlenmemiş düğmeler, okunamayan görseller, erişilemeyen doğrulama sistemleri ve kullanımı mümkün olmayan dijital formlar, görme engelli bireyleri günlük yaşamın önemli bir bölümünde başkalarının yardımına bağımlı bırakabilmektedir.

Bir uygulamanın görsel açıdan kullanışlı olması, ekran okuyucularla da erişilebilir olduğu anlamına gelmez. Bir kamu hizmetinin internet üzerinden sunulması da o hizmetin herkes tarafından bağımsız kullanılabildiğini göstermez. Sokakta önümüze çıkan fiziksel engeller kadar dijital dünyada karşılaştığımız engeller de bağımsızlığımızı sınırlandırmaktadır. Üstelik dijital hizmetlerin yaygınlaştığı günümüzde, erişilebilirlik eksiklikleri bireylerin eğitim, çalışma, iletişim, alışveriş ve temel hizmetlere ulaşma olanaklarını doğrudan etkileyebilmektedir. Fiziksel dünyada olduğu gibi dijital dünyada da kimsenin geride bırakılmadığı bir yaşam istiyoruz.

TALEPLERİMİZ AÇIK VE SOMUTTUR!

Türkiye Görme Engelliler Derneği Muğla Şubesi olarak, görme engelli bireylerin bağımsız ve eşit yaşam hakkının güvence altına alınması için ilgili kurum ve kuruluşlardan aşağıdaki adımların atılmasını talep ediyoruz:

Yerel yönetimlerden:

  1. Kaldırımların, yaya yollarının, kavşakların ve toplu taşıma alanlarının erişilebilirlik standartlarına uygun hale getirilmesini,
  2. Kaldırımları işgal eden araçlara, gelişigüzel bırakılan scooterlara ve yaya geçişini engelleyen diğer unsurlara karşı etkili denetim ve yaptırım uygulanmasını,
  3. Hissedilebilir yüzeylerin doğru güzergahlarda, standartlara uygun biçimde yapılmasını ve bu yüzeylerin önündeki engellerin kaldırılmasını,
  4. Yaya geçitlerinde sesli sinyalizasyon sistemlerinin yaygınlaştırılmasını ve mevcut sistemlerin düzenli çalışmasının sağlanmasını,
  5. Erişilebilirlik düzenlemelerinin görme engelli bireylerin ve engelli örgütlerinin katılımıyla planlanmasını, uygulanmasını ve denetlenmesini talep ediyoruz.

Merkezi yönetimden ve kamu kurumlarından:

  1. Fiziksel ve dijital erişilebilirlik standartlarının uygulanmasının etkin biçimde izlenmesini ve eksikliklerin giderilmesini,
  2. Kamu kurumlarının internet sitelerinin, mobil uygulamalarının ve dijital hizmetlerinin ekran okuyucularla bağımsız kullanılabilir hale getirilmesini,
  3. Kamu hizmetlerinin tasarım, ihale, satın alma ve geliştirme süreçlerinde erişilebilirlik koşullarının gözetilmesini,
  4. Erişilebilirlik denetimlerinin düzenli yapılmasını, tespit edilen eksiklikler için takvimlendirilmiş iyileştirme planları oluşturulmasını talep ediyoruz.

Teknoloji şirketlerinden ve uygulama geliştiricilerinden:

  1. Mobil uygulamaların ve internet sitelerinin ekran okuyucularla uyumlu çalışacak biçimde geliştirilmesini,
  2. Uygulama güncellemelerinde erişilebilirliğin korunmasını ve yeni özelliklerin erişilebilirlik testlerinden geçirilmesini,
  3. Görme engelli kullanıcıların karşılaştıkları sorunları bildirebilecekleri etkili kanallar oluşturulmasını ve bildirilen sorunların giderilmesini,
  4. Erişilebilirliğin sonradan eklenen bir özellik değil, ürün geliştirme sürecinin temel bir parçası olarak ele alınmasını talep ediyoruz.

ÇÖZÜM İÇİN SORUMLULUK ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ!

Erişilebilirlik, yalnızca görme engelli bireylerin veya engelli örgütlerinin sorumluluğunda olan bir konu değildir. Kamu kurumları, yerel yönetimler, teknoloji şirketleri, uygulama geliştiricileri ve toplumun bütün kesimleri bu konuda sorumluluk taşımaktadır.

15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü’nün yalnızca bir anma veya farkındalık günü olarak kalmasını istemiyoruz. Bugünün, somut adımların atılmasına, mevcut eksikliklerin giderilmesine ve erişilebilirlik alanında kalıcı iyileştirmeler yapılmasına vesile olmasını bekliyoruz.

Bu kapsamda dijital erişilebilirlik sorunlarına dikkat çekmek amacıyla, ekran okuyucularla kullanımında sorun yaşanan uygulamalara yönelik uygulama marketlerinde puan düşürme etkinliği gerçekleştireceğimizi ve aynı gün saat 21.00’de X platformunda farkındalık çalışması yürüteceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

 

Amacımız herhangi bir kişi veya kurumu hedef göstermek değil; erişilebilirlik sorunlarını görünür kılmak, sorumluları çözüm üretmeye çağırmak ve herkes için daha eşit, bağımsız ve erişilebilir bir yaşamın önünü açmaktır.

Türkiye Görme engelliler derneği Muğla şubesi olarak, görme engelli bireylerin haklarının korunması ve erişilebilirliğin yaşamın her alanında sağlanması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Erişilebilirlik bir lütuf değil, haktır!

Sokaklarda da dijital dünyada da engelsiz, bağımsız ve eşit bir yaşam istiyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Özdemir: “Erişilebilirlik Bir Lütuf Değil, Haktır!”

 

15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü nedeniyle Türkiye Görme Engelliler Derneği Muğla Şube Başkanı Mehmet Özdemir, il genelindeki basın kuruluşlarına yazılı bir açıklama göndererek, görme engelli bireylerin günlük yaşamdaki karşılaştığı sorunları ve bu sorunlara bekledikleri çözüm önerilerini bir kez daha dile getirdi.

 

Şube Başkanı Özdemir’in açıklaması şöyle:

“15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü vesilesiyle, görme engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmelerinin önündeki engellere dikkat çekiyor; başta kamu kurumları ve yerel yönetimler olmak üzere tüm sorumluları görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz.

Beyaz baston, görme engelli bireyler için yalnızca bir hareket aracı değil; bağımsızlığın, özgürlüğün ve toplumsal yaşama eşit katılımın simgesidir. Ancak bağımsız yaşam hakkı, yalnızca bireysel çabayla gerçekleştirilemez. Bunun için fiziksel çevrenin ve dijital dünyanın herkes için erişilebilir biçimde düzenlenmesi zorunludur. Ne yazık ki görme engelli bireyler, günlük yaşamlarında hem sokaklarda hem de dijital ortamlarda çok sayıda erişilebilirlik sorunuyla karşılaşmaktadır.

SOKAKLARIMIZ GÜVENLİ VE ERİŞİLEBİLİR OLMALIDIR!

İşgal edilen kaldırımlar, kaldırımlara park edilen araçlar, gelişigüzel bırakılan elektrikli scooterlar, hatalı uygulanan veya önüne engeller yerleştirilen hissedilebilir yüzeyler, güvenli geçiş imkanı sunmayan kavşaklar ve sesli uyarı sistemlerinin yetersizliği, görme engelli bireylerin bağımsız hareket etmelerini güçleştirmektedir.

Görme engelli bir bireyin evinden çıkarken güzergahını güvenle kullanıp kullanamayacağını düşünmek zorunda kalması, kamusal alanların herkes için erişilebilir biçimde düzenlenmediğinin açık bir göstergesidir.

Kaldırımların amacı araçlara park yeri sağlamak değil, yayaların güvenli ulaşımını mümkün kılmaktır. Hissedilebilir yüzeylerin amacı yalnızca zemine farklı dokulu taşlar döşemek değil, görme engelli bireylere güvenilir bir yön bulma ve hareket olanağı sunmaktır.

Erişilebilirlik, göstermelik düzenlemelerle değil, doğru planlama, uygun uygulama, düzenli denetim ve etkili yaptırımlarla sağlanabilir.

DİJİTAL DÜNYA DA HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR OLMALIDIR!

Günümüzde eğitimden bankacılığa, alışverişten iletişime, kamu hizmetlerinden sosyal yaşama kadar pek çok işlem dijital ortamlar üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle dijital erişilebilirlik, görme engelli bireylerin bağımsız yaşamı ve toplumsal yaşama eşit katılımı açısından vazgeçilmezdir. Ancak ekran okuyucularla uyumlu çalışmayan mobil uygulamalar, erişilebilir olmayan internet siteleri, etiketlenmemiş düğmeler, okunamayan görseller, erişilemeyen doğrulama sistemleri ve kullanımı mümkün olmayan dijital formlar, görme engelli bireyleri günlük yaşamın önemli bir bölümünde başkalarının yardımına bağımlı bırakabilmektedir.

Bir uygulamanın görsel açıdan kullanışlı olması, ekran okuyucularla da erişilebilir olduğu anlamına gelmez. Bir kamu hizmetinin internet üzerinden sunulması da o hizmetin herkes tarafından bağımsız kullanılabildiğini göstermez. Sokakta önümüze çıkan fiziksel engeller kadar dijital dünyada karşılaştığımız engeller de bağımsızlığımızı sınırlandırmaktadır. Üstelik dijital hizmetlerin yaygınlaştığı günümüzde, erişilebilirlik eksiklikleri bireylerin eğitim, çalışma, iletişim, alışveriş ve temel hizmetlere ulaşma olanaklarını doğrudan etkileyebilmektedir. Fiziksel dünyada olduğu gibi dijital dünyada da kimsenin geride bırakılmadığı bir yaşam istiyoruz.

TALEPLERİMİZ AÇIK VE SOMUTTUR!

Türkiye Görme Engelliler Derneği Muğla Şubesi olarak, görme engelli bireylerin bağımsız ve eşit yaşam hakkının güvence altına alınması için ilgili kurum ve kuruluşlardan aşağıdaki adımların atılmasını talep ediyoruz:

Yerel yönetimlerden:

  1. Kaldırımların, yaya yollarının, kavşakların ve toplu taşıma alanlarının erişilebilirlik standartlarına uygun hale getirilmesini,
  2. Kaldırımları işgal eden araçlara, gelişigüzel bırakılan scooterlara ve yaya geçişini engelleyen diğer unsurlara karşı etkili denetim ve yaptırım uygulanmasını,
  3. Hissedilebilir yüzeylerin doğru güzergahlarda, standartlara uygun biçimde yapılmasını ve bu yüzeylerin önündeki engellerin kaldırılmasını,
  4. Yaya geçitlerinde sesli sinyalizasyon sistemlerinin yaygınlaştırılmasını ve mevcut sistemlerin düzenli çalışmasının sağlanmasını,
  5. Erişilebilirlik düzenlemelerinin görme engelli bireylerin ve engelli örgütlerinin katılımıyla planlanmasını, uygulanmasını ve denetlenmesini talep ediyoruz.

Merkezi yönetimden ve kamu kurumlarından:

  1. Fiziksel ve dijital erişilebilirlik standartlarının uygulanmasının etkin biçimde izlenmesini ve eksikliklerin giderilmesini,
  2. Kamu kurumlarının internet sitelerinin, mobil uygulamalarının ve dijital hizmetlerinin ekran okuyucularla bağımsız kullanılabilir hale getirilmesini,
  3. Kamu hizmetlerinin tasarım, ihale, satın alma ve geliştirme süreçlerinde erişilebilirlik koşullarının gözetilmesini,
  4. Erişilebilirlik denetimlerinin düzenli yapılmasını, tespit edilen eksiklikler için takvimlendirilmiş iyileştirme planları oluşturulmasını talep ediyoruz.

Teknoloji şirketlerinden ve uygulama geliştiricilerinden:

  1. Mobil uygulamaların ve internet sitelerinin ekran okuyucularla uyumlu çalışacak biçimde geliştirilmesini,
  2. Uygulama güncellemelerinde erişilebilirliğin korunmasını ve yeni özelliklerin erişilebilirlik testlerinden geçirilmesini,
  3. Görme engelli kullanıcıların karşılaştıkları sorunları bildirebilecekleri etkili kanallar oluşturulmasını ve bildirilen sorunların giderilmesini,
  4. Erişilebilirliğin sonradan eklenen bir özellik değil, ürün geliştirme sürecinin temel bir parçası olarak ele alınmasını talep ediyoruz.

ÇÖZÜM İÇİN SORUMLULUK ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ!

Erişilebilirlik, yalnızca görme engelli bireylerin veya engelli örgütlerinin sorumluluğunda olan bir konu değildir. Kamu kurumları, yerel yönetimler, teknoloji şirketleri, uygulama geliştiricileri ve toplumun bütün kesimleri bu konuda sorumluluk taşımaktadır.

15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler ve Güvenlik Günü’nün yalnızca bir anma veya farkındalık günü olarak kalmasını istemiyoruz. Bugünün, somut adımların atılmasına, mevcut eksikliklerin giderilmesine ve erişilebilirlik alanında kalıcı iyileştirmeler yapılmasına vesile olmasını bekliyoruz.

Bu kapsamda dijital erişilebilirlik sorunlarına dikkat çekmek amacıyla, ekran okuyucularla kullanımında sorun yaşanan uygulamalara yönelik uygulama marketlerinde puan düşürme etkinliği gerçekleştireceğimizi ve aynı gün saat 21.00’de X platformunda farkındalık çalışması yürüteceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.

 

Amacımız herhangi bir kişi veya kurumu hedef göstermek değil; erişilebilirlik sorunlarını görünür kılmak, sorumluları çözüm üretmeye çağırmak ve herkes için daha eşit, bağımsız ve erişilebilir bir yaşamın önünü açmaktır.

Türkiye Görme engelliler derneği Muğla şubesi olarak, görme engelli bireylerin haklarının korunması ve erişilebilirliğin yaşamın her alanında sağlanması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Erişilebilirlik bir lütuf değil, haktır!

Sokaklarda da dijital dünyada da engelsiz, bağımsız ve eşit bir yaşam istiyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Özdemir: “Erişilebilirlik Bir Lütuf Değil, Haktır!”
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.