Siverek’te bir lisede meydana gelen ve 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kanlı saldırının yankıları sürerken, Türk Eğitim-Sen Milas Temsilciliği bugün saat 12.00’de Atapark’ta bir basın açıklaması düzenledi. Eğitimde şiddetin artık bir “beka sorunu” haline geldiğini vurgulayan eğitimciler, okulların adeta birer “Teksas” atmosferine bürünmesine karşı sert bir dille uyarıda bulunarak yetkilileri acil göreve çağırdı.
Türkiye, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden gelen ve eğitim camiasını yasa boğan o karanlık haberle sarsıldı. Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda; öğretmenler, öğrenciler ve müdahale eden polis memurlarının da aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralanması, sabırları son noktaya getirdi. Yaşanan bu elim hadiseye tepki göstermek ve çözüm yollarını haykırmak amacıyla bugün saat 12.00’de Atapark Meydanı’nda bir araya gelen Türk Eğitim-Sen üyeleri basın açıklaması yaptı.
ATAPARK’TA VİCDANIN SESİ YÜKSELDİ
Atapark’ta toplanan kalabalık eğitimci grubu adına yapılan açıklamada, Fatma Nur Çelik öğretmenin katledilmesinin acısı henüz çok tazeyken yaşanan bu yeni saldırının, eğitim çalışanları arasında var olan endişeyi derin bir korkuya dönüştürdüğü ifade edildi. Okulların artık güvenli limanlar olmaktan çıktığına dikkat çekilen açıklamada, Siverek’teki olayın sadece bir asayiş vakası değil, toplumsal bir çürümenin dışavurumu olduğu vurgulandı. Eğitimciler, ellerindeki dövizlerle “Eğitimde Şiddete Sıfır Tolerans” diyerek, devletin en üst kademelerinden somut adımlar beklediklerini dile getirdi.
“CEKET İLİKLEYEN ÖĞRENCİDEN SİLAH SIKANA NASIL GELDİK?”
Türk Eğitim-Sen yetkilileri, toplumsal değerlerin nasıl eridiğine dair sarsıcı sorular yönelterek; öğretmeninin önünde ceket ilikleyen, ona sonsuz saygı duyan bir nesilden, bugün okul koridorlarında silahla gezen ve öğretmenine kurşun sıkan bir öğrenci profiline nasıl ulaşıldığının muhasebesinin yapılması gerektiğini belirtti. “Eti senin, kemiği benim” anlayışının yerini; öğretmeni tehdit eden, fiziksel şiddet uygulayan ve hatta canına kasteden bir veli ve öğrenci modeline bıraktığına değinilen konuşmada, gençlerin mafyavari oluşumlara ve çeteleşme tuzaklarına nasıl bu kadar kolay düştüğü sorgulandı.
GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN “TEKSAS” TABLOSU
Açıklamada, okulların sadece bilgi verilen yerler değil, toplumsal değerlerin yaşatıldığı kutsal kurumlar olması gerektiği hatırlatıldı. Ancak gelinen noktada, özellikle ABD gibi ülkelerde görmeye alışık olduğumuz okul baskınlarının Türkiye’de de yaşanmaya başlamasının ürkütücü olduğu ifade edildi. Okulların adeta “Teksas” gibi kontrolsüz ve tehlikeli alanlara dönüştüğü uyarısında bulunan sendika, bu durumun ülkenin aydınlık geleceğini doğrudan tehdit ettiğini savundu. Eğitimciler, bu gidişata dur denilmemesi halinde, yarın çok daha geç kalınabileceği konusunda yetkilileri bir kez daha uyardı.
ÇÖZÜM İÇİN TOPYEKÛN SEFERBERLİK ÇAĞRISI
Türk Eğitim-Sen, sadece şikayet etmekle kalmayıp somut çözüm yollarını da Atapark’tan tüm Türkiye’ye duyurdu. Okulların giriş-çıkışlarının kontrol altına alınması, her okula mutlaka profesyonel bir güvenlik görevlisi tahsis edilmesi ve binaların modern kamera sistemleriyle donatılması gibi fiziksel önlemlerin artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğu belirtildi. Bunun yanı sıra, her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek şekilde yapılacak bir planlamanın, sorunların erkenden tespiti için kritik önem taşıdığı ifade edildi. Ayrıca, televizyonlarda ve dijital platformlarda şiddeti sıradanlaştıran, mafya hayatına özendiren dizi ve içeriklerin titizlikle denetlenmesi gerektiği; öğretmenin itibarının devletin itibarı olduğu ve bu itibarın yasal düzenlemelerle ivedilikle korunması gerektiği vurgulandı.
“SUSMAYACAĞIZ, MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Atapark’taki basın açıklaması, Siverek’te yaralanan tüm eğitim neferlerine ve vatandaşlara acil şifalar dileyerek son buldu. Türk Eğitim-Sen yetkilileri, bu mücadeleden asla geri adım atmayacaklarını, okullar tam anlamıyla güvenli ve huzurlu alanlar haline gelene kadar seslerini yükseltmeye devam edeceklerini ilan etti. “Biz susmuyoruz, şiddete karşı tek sesiz” diyen eğitimciler, devletin tüm paydaşlarıyla bir “Güvenlik Zirvesi” toplayarak bu sorunu kökten çözmesi talebini yineledi.


